Afrika’da yetim olmak zaten hayata pamuk ipliği ile bağlı olan umutların hepten yok olması gibi bir şey.
Sosyal hayatın istenilen huzur ortamı içerisinde devam etmesi için
toplumların hayatlarını idame ettirebileceği bir güvenceye sahip
olmaları gerekmektedir. Bu sağlanmadığı takdirde toplumlarda
huzursuzluk, güvensizlik ve daha birçok problemin ortaya çıkması
kaçınılmazdır.
Elbette bu huzursuzluk ortamında en çok korunmaya ihtiyacı olanlar
hiç kuşkusuz yetimlerdir. Sahipsizliği yüreklerinde bir kor gibi
yaşayan bu yavrucakların imdadına duyarlı insanlar yetişir. O insanlar
ki, yetimleri kendi öz evlatları gibi gözetir ve korurlar. Bunun hem
insani hem de dini bir görev olduğunun bilincindedirler.
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak düzenlemiş olduğumuz Afrika
Kampanyası çerçevesinde Nijer ve Burkina Faso’ya gittik. Gittiğimiz her
Afrika ülkesinde olduğu gibi bu ülkelerde de yetimleri ziyaret edip
onların dertlerini dinlemek bizlerin vazifesiydi. Çünkü Afrika’da yetim
olmak zaten hayata pamuk ipliği ile bağlı olan umutların hepten yok
olması gibi bir şey. Bizlerin ziyaretleri adeta onların umutları
oluyordu. Fakat her yere yetişmek maalesef mümkün olmuyor.
Dünya’nın en fakir ikinci ülkesi olan buna karşılık uranyum
yatakları yönünden ise ilk sıralarda yer alan Nijer’in başkenti
Niamey’deki bir yetim evini ziyaretimiz sırasında gördüklerimiz ve
duyduklarımız karşısında yüreklerimiz burkuldu. Yetim evine girişte
sorumlu bayan “Gördüğünüz şu araba Belçikalı bir kuruluştan, bu oyun
evi İsviçreli bir kuruluştan ve yetimlerin masrafları Fransalı bir
kuruluştan karşılanmaktadır.” diye bilgi veriyordu. Duyduklarımız
karşısında hayrete düşmüştük ve daha sonra duyacaklarımızla tamamen
yıkılacaktık.
Yetim evi sorumlusu bayanın odasında çocukların beyaz ailelerle olan
resimlerini gördük. Merakımızı gidermek için sorduğumuz “Bu aileler
kim?” sorusuna “Buradan evlat edinen aileler.” şeklinde verilen cevap
bizleri şoke etti. Ve işin daha da garibi evlat edinmek için gereken
şartlar nedir diye sorduğumuzda bize gösterdiği sadece bir dosya
kâğıdında yazan şartlar idi. Hemen aklımıza “Acaba Avrupa’da evlat
edinmek için gereken şartlar nelerdir?” sorusu takıldı.
Müslüman yetim evlatlarımıza bizlerin değil de Fransızların,
Belçikalıların ve İsviçrelilerin sahip çıkması ve daha da ileri gidip
onları evlat edinmeleri ne kadar acı ise bizlerin de onlarla olan
bağlarımızı koparmamız bir o kadar üzücüdür.
|