BALKANLAR: Slobodan Miloşeviç öldü PDF Yazdır E-posta
Yazar Andrew Patterson   
Eski Sırbistan Devlet Başkanı Miloşeviç, Bosna ve Kosova’da işlediği savaş suçlarından dolayı yargılanıyordu. Ondan önce hiçbir devlet lideri savaş suçundan dolayı yargılanmamıştı.

 

 

11 Mart 2006 Cumartesi sabahı, Lahey’deki BM Savaş Suçları Mahkemesi hapishanesinde bir gardiyan, görevli memuru arayarak Slobodan Miloşeviç’in öldüğünü haber verdi. Slobodan Miloşeviç kimdi?

Eski Sırbistan Devlet Başkanı Miloşeviç, Bosna ve Kosova’da işlediği savaş suçlarından dolayı yargılanıyordu. Ondan önce hiçbir devlet lideri savaş suçundan dolayı yargılanmamıştı. Umarız ki o, savaş ve insanlık suçundan yargılanan tek devlet lideri olmasın, çünkü savaş suçlusu olan daha nice devlet lideri var. Nitekim Miloşeviç de diğerlerinden daha suçlu olmadığını söylemişti. Miloşeviç’in bu suçları işlerken en büyük yardımcısı ise Radovan Karadziç’ti.

Sırbistan’ın AB’ye girebilmesi için tüm savaş suçlularını Lahey’e göndermesi gerekiyor. Bosna’daki Srebrenitsa’da ve Hırvatistan’daki Vukovar’daki katliamların müsebbibi kanlı canavar General Ratko Mladiç’in de Lahey’de davaları var. Sırp polisi mahkemeye teslim etmek için Mladiç’i arıyor. Bosna’da yaptıkları onca mezalime rağmen bu kişilerin, aileleri ve Sırp milliyetçileri tarafından cesur insanlar olarak tanımlanmaları hayret verici.

Miloşeviç en şeytani savaş suçlarını işlediği savaşı başlatırken Yugoslavya dışından pek çok yardım aldı. 25 Aralık 1991’de Sovyetler’in parçalanmasının yarattığı kaostan faydalanan Miloşeviç, Bosna Savaşı’nın bir iç savaş olduğunu ve Sırbistan’ın buna karışmadığı yalanını söyledi. Yugoslav ordusundan 80 bin Bosnalı Sırp’ı tahliye ederek onlara 512 ağır tank, 526 silahlı personel taşıyıcısı, 18 nakliye helikopteri, askeri jet ile içerisinde havan topu, kara mayını vb. bulunan tonlarca mühimmat verdi. ‘BM güvenli bölgeleri’ olarak adlandırılan arazilere yerleştirilen bu cephaneyle Saraybosna bombalandı.

Savaş başladıktan ve yüz binlerce vahşi olay gerçekleştirildikten birkaç yıl sonra bir gazete yukarıdaki bilgileri yayımladı. BM Güvenlik Konseyi nasıl oluyordu da bu olayı en başından beri bilmiyordu? Halbuki konseyin Amerikan, İngiliz ve Rus üyelerini haberdar edecek olan CIA, MI6 ve KGB vardı. Kendilerini Miloşeviç’in suç ortağı yapan olaylar hakkında daha önceden muhtemelen bilgi sahibiydiler. Fakat bir savaş suçuna ortak olmak henüz bir savaş suçu sayılmıyordu. 

Bosna Savaşı’ndan kısa bir süre sonra, bu anlamda suç ortağı addedebileceğimiz Rusya Başkanı Yeltsin, 45 yıldır bağımsızlık mücadelesi veren Çeçenya’nın başkenti Grozni’ye 4000 roket ve bombayla saldırıya başladı. Bosna Savaşı sırasında da, yine bir BM üyesi ülke olan Bosna’ya karşı savaşması için Sırplara, barış askeri statüsünde 3000 Rus paraşütçü asker gönderdi.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, Yeltsin BM’nin Sırbistan, Bosnalı Sırplar, Bosna ve Hırvatistan üzerindeki silah ambargosu yasağını delerek Sırbistan üzerindeki ekonomik yaptırımları bertaraf etti, Bosnalı Sırplara havan topu verdi ve sınır bölgesine füze mevzileri yerleştirdi.

Savaş suçlarının en gaddar tarafı ise Bosnalı Sırp sivillere öldürdükleri her kadın, erkek ve çocuk başına 500 Alman markı ödenmesiydi. Peki bu para nereden geliyordu? Kaynak Rusya’dan geliyordu. Bu, Rusların Doğu Almanya’dan çıkması için Batı Alman Hükümeti’nin verdiği 80 milyar Alman markının bir kısmıydı. Rusya, Sovyetler dağıldığında neredeyse iflas etmişti. Bununla birlikte hiç kimse Rus halkının tamamını savaş suçuna taraftar olarak algılamamalı. Rusların en cesurları, idamla tehdit edildikleri zaman bile Rus Savunma Bakanı Graçev’in Çeçenya’da hizmet edilmesi yönündeki emirlerini reddedenlerdir. Her ulustan savaş suçluları çıkabilir. Bu noktada, Bay Bush yüzünden tüm Amerikalılar da savaş suçlusu sayılmamalıdır.

Yugoslavya’nın geri kalanları arasında sesleri yükselen Sırp muhalifler ise gizli servis tarafından ölümle tehdit edildiler, dövüldüler, saldırıya uğradılar, öldürüldüler ya da hapse atıldılar. Borba gazetesi kapatıldı. Cesur Sırp muhabirler Novo Borba adında yeni bir gazete kurdular ve yine tehditlere, dövülmelere ve saldırılara tahammül ettiler. 

Miloşeviç’in dört yıl süren davası Savaş Suçları Mahkemesi’ne 200 milyon dolara maloldu. Sağlık durumu kötü olduğundan dava çok uzun sürmüştü. Miloşeviç’in karısı Marjana Markoviç, Belgrad’da Miloşeviç’in cenaze törenine katılanlara bir açık mektup yazdı. Mektupta Slobodan Miloşeviç’in ölümünden dolayı Savaş Suçları Mahkemesi’ni sorumlu tutuyor ve onları hain olarak nitelendiriyordu. Fakat, Marjana kocasının Sırp ordusunu ve Sırp grupları (vigilantes) kullanarak gerçekleştirdiği yıkım ve katliamları görmezden geliyor. Oysa Arkan’ın Kaplanları ve Çetnikler denen bu gözü dönmüş Sırp gruplar çocukları öldürüyor, kızlara tecavüz ediyor ve sonra onları öldürüyordu. Miloşeviç’in kontrolü altındaki Sırp orduları onları koruyordu. Miloşeviç’e bağlı bu grupların paraları ise Belgrad’dan geliyordu. Miloşeviç ardında yüz binlerce acı bırakarak hücresinde öldü. Fakat Müslümanları korumakla görevli olan, fakat katliamlar karşısında kılını bile kıpırdatmayan yüzlerce BM yetkilisi hakkında tek bir dava bile açılmadı. İşte ‘adalet’.

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...