AVRUPA: Laleler ülkesinin demir Ritalı yüzü PDF Yazdır E-posta
Yazar Gülçin Koç   

"Biz liberal, özgürlükçü; belli kültürel değerlere sahip bir ülkeyiz, siz bunlardan birçoğunu bilemedikçe pasaportumuzu alamazsınız."

2003-2004 yıllarında oturma izni almak isteyen yabancılara verilen Hollanda tanıtım kitabının içerisinde bir karikatür vardı. Karikatürde, bıyıklı, kara kafalı, ellerinde bavulları ile tasvir edilen göçmen, sınır niyetine çekilmiş çizginin Hollanda tarafında, elinde ucu görülmeyen bir rulo tutan adama bakıyor. Mezkur adam da göçmene “Başımızın üstünde yerin var, tabii aşağıdaki kurallara uymayı kabul edersen.” diyordu. Bu karikatür aslında AB üyesi, sınırsız özgürlükler ülkesi olarak lanse edilen, diğer ülke gençlerinin kendi ülkelerinde gerçekleştiremedikleri aktiviteler için tercih ettikleri Hollanda’nın şartlı, kurallı, ciddi yüzünü gösteriyordu.

Bu saklı yüz, 2006 senesinde kendini daha da görünür kılmaya başladı. Özellikle “demir Rita” lakaplı Yabancılar ve Entegrasyon Bakanı Rita Verdonk’un icraatları, 2 Kasım 2004’te Theo van Gogh’un öldürülmesi ve ardından patlak veren olaylarla iyice gerilen ortamı daha da sıkıntılı hale getirdi. Sokakta Flemenkçe dışında bir dil konuşulmasının yasaklanmasını talep eden, Kosova kökenli lise öğrencisi Tadia Pasiç’i ikamet uzatma formunu yanlış doldurduğu için diplomasını almasını beklemeden sınır-dışı eden, Rotterdam Feyenoord takımının Fildişi Sahilli oyuncusu Salomon Kalou’ya Hollanda pasaportu vermeyi reddeden ve gelen tepkiler üzerine ancak vatandaşlık testinden geçerse Hollanda vatandaşı olabileceğini söyleyen ve sokakta burka giyilmesinin yasaklanmasını isteyen sosyoloji eğitimli Rita Verdonk’un uygulamaları Avrupa’daki meslektaşlarından bazılarına örnek teşkil ediyor.

“Biz liberal, özgürlükçü; belli kültürel değerlere sahip bir ülkeyiz, siz bunlardan birçoğunu bilemedikçe pasaportumuzu alamazsınız.” mantığıyla hazırlanmış olan ve Mart ayından itibaren yürürlüğe giren vatandaşlık testinin de arkasındaki isim Verdonk. Onun gibi düşünenlerin savları pratiğe geçirildikçe AB ülkeleri gidilmek istenen değil, dönülmek istenen ülkeler haline dönüşüyor. Sıradan Avrupalı vatandaş bu tür uygulamaları desteklemese de, yaşanan ekonomik sıkıntılar ve medyanın estirdiği ‘Müslümanlar tehlikelidir’ paranoyası gibi etkenler sayesinde Rita Verdonk gibi yetkililer daha uzun bir müddet koltuklarında oturacaklarmış gibi görünüyor.

 

 

 
< Önceki   Sonraki >