ORTADOĞU: Fotoğraflar: Buzdağının görünen yüzü PDF Yazdır E-posta
Yazar Tarık Tuveysi   
Iraklılar açısından olayın en acı tarafı, çekilen bunca işkence ve sıkıntıya rağmen Batılılara karşı verdikleri mücadelenin çarpıtılması ve terörle özdeşleştirilmesidir.

ABD işgal güçlerinin kontrolü altında bulunan Irak’ta, insanların çektikleri sıkıntılar gün geçtikçe daha aşikâr hale gelirken; ABD bu ihlalleri önlemek yerine, dünya medyasından gizlemeye çalışıyor. Iraklılar açısından olayın en acı tarafı, çekilen bunca işkence ve sıkıntıya rağmen Batılılara karşı verdikleri mücadelenin çarpıtılması ve terörle özdeşleştirilmesidir.

1970’li yıllarda Sovyetler Birliği Afganistan’ı işgal ettiğinde, bölgede verilen mücadele Batılılar tarafından adeta “Düşmanımın düşmanı dostumdur.” mantığı ile desteklenmiş ve İslam dünyasının her yanından gönüllülerin bölgeye giderek silahlı direnişe destek vermeleri teşvik edilmişti. O sıralarda düşman Sovyetler Birliği olduğu için, silahla donanmış Müslümanlar ABD açısından ciddi bir sorun olarak görülmemiş ve bu insanlar “özgürlük savaşçıları” olarak nitelendirilmişti. Dünün aynı özgürlük savaşçıları bu kez Irak’ta ABD’ye karşı mücadele vermeye başlayınca isimleri Irak halkıyla birlikte “tedhişçi” ve “terörist”e çıktı.

Sovyetler’in çöküşüne kadar birçok bölgedeki mücadele Soğuk Savaş dengeleri kapsamında değerlendiriliyordu. Irak’ta bugün yaşanan direnişin nitelik olarak daha önce Sovyetler’e karşı verilen direnişten hiçbir farkı bulunmuyor. Ancak ABD’nin bu sefer karşı safta yer alması ve medyanın propagandasından dolayı, Irak direnişi dünya kamuoyuna tamamen yanlı bir bakış açısıyla yansıtılıyor. Irak’ta insanlık tarihine kazınacak olan gayr-i insani uygulamalar yaşanmakta ve bu vahşet her gün tekrarlanmaktadır. Bu işkenceler arada bir medyaya yansısa da, bölgede değişen hiçbir şeyin olmadığı, gün geçtikçe daha iyi anlaşılmakta.

Ebu Gureyb’den gelen ilk işkence fotoğrafları 2004 yılının Nisan’ında ortaya çıktığında insanlar görüntülerden etkilenmiş ve işgalin niteliği konusunda bir fikir sahibi olmuştu. Oysa o günden bu yana uygulamada hiçbir değişiklik olmamıştır.  O tarihte Irak hapishanelerinde ve işgalcilerin elinde yaklaşık 30 bin tutuklu bulunuyordu. Değişen hiçbir şey yok, Ebu Gureyb’de halen 30 binin üzerinde tutuklu bulunmaktadır. Aradan geçen süre içinde işkenceye maruz kalan, tecavüze uğrayan ya da aşağılanan insanların kimliği değişmiş olsa da, sayı hep binlerle ifade edilmiştir.

Son yayınlanan fotoğrafların tarihi yakın dönemlere ait. Ancak ilk yayınlanan Ebu Gureyb fotoğraflarından bir buçuk yıl sonra çekilmiş olmalarına rağmen, fotoğraflardan yola çıkılarak uygulamada hiçbir değişiklik olmadığı anlaşılıyor. Değişen tek şey ise fotoğrafların kamuoyuna yansımasını önleyenlere karşı artan tepkiler.

İşgalin başlangıcından bu yana 284 din adamı, 400’den fazla da bilim adamı öldürüldü. Bu kişilere yapılan vahşi işkence ve aşağılamalar kayıtlarda mevcut. Ancak insanlık onurunu ayaklar altına alan bu görüntüleri yayınlayan internet siteleri ise ABD tarafından sansürlenmiş durumda.

Yayınlanan fotoğraflar gerçekte yaşananların binde biri dahi değil. Pentagon’un elinde de buna benzer fotoğraflardan yüzlerce olduğunu bizzat Donald Rumsfeld söylemişti. Bütün fotoğraflar yayınlanabilse Amerikan işgal askerlerinin ne kadar kontrolden çıktığını tüm dünya görebilecek. Görüşülen Iraklılar utandıklarından ya da korktuklarından kendilerine yapılan muameleyi açıkça söyleyemiyorlar. Ebu Gureyb’de kalan 100’den fazla kadına yapılan muamele ise gündeme dahi getirilmiyor.

En son News of the World gazetesinin yayınlamasıyla dünya kamuoyunun haberdar olduğu görüntüler, İngiliz askerlerinin de işkence ve zulümde ABD askerlerinden geri kalmadığını gözler önüne serdi. İngiliz askerleri, Irak’ın güneyinde bulunan İngiliz karargâhına götürdükleri Iraklı çocukları ellerindeki uzun sopalarla ölesiye dövüyor. Savunmasız çocuklara yapılan işkenceler kan dondururken, bu işkenceleri seyreden İngiliz askeri ise görüntüleri kahkahalar eşliğinde kaydediyor. Basra’daki İngiliz askerlerinin yaptığı işkenceleri ortaya çıkaran görüntüler sadece ABD’lilerin değil, diğer işgal güçlerinin de aynı tutuma sahip olduğunu gösteriyor. Batılıların Iraklılara verdikleri sözlerin, demokrasi vaatlerinin ve uygulanan sözde seçim sürecinin ne kadar korkunç bir trajedi olduğu, söz konusu resimlerde çok daha aşikar görülebiliyor.

Irak için işkence ara sıra ortaya çıkan fotoğraflardaki sanal bir acı değil, her gün yaşanan bir gerçeklik. Saddam döneminde ne ise, şimdi de aynı.

 

 
< Önceki   Sonraki >