|
Orta Asya devletleri uzun vadede kendi kaderlerini kendileri
tayin etmek istiyorlarsa yine kendi aralarında kuracakları bir birliğin
yollarını aramak durumundalar.
ABD, kendisine karşı oluşabilecek bir blokun önüne geçebilmek ve
bölgedeki sözüm ona demokrasiye katkıda bulunmak maksadıyla, Rusya’dan
bağımsızlığını kazanan Türki Cumhuriyetlere, Senato kararı ile George
Soros’un Açık Toplum Enstitüsü aracılığıyla yüz milyonlarca dolar
aktardı. Bundan sonraki süreçte de olası bir Çin, Rusya ve İran
eksenine karşı ABD’nin bölgeye milyarlarca dolar aktarmaktan
kaçınmayacağı aşikar.
Soğuk Savaş döneminde Rusya’yı zayıflatmak maksadıyla ABD dünyanın
tüm diğer bölgelerinde olduğu gibi Orta Asya’da da anti-sosyalist tüm
hareketlere destek verdi. Ancak, Soğuk Savaş’ın bitmesiyle birlikte
işler ABD’nin umduğu gibi gitmedi. Özellikle yeni yeni filizlenmeye
başlayan eksen, Özbekistan’ın saf değiştirmesi, ABD’nin bölgedeki
etkinliğinin azalmasına sebep oldu. Özbek Meclisi, Afganistan sınırında
yer alan ABD üssünün boşaltılması kararını aldı. Afganistan sınırında
bulunan bu üs ABD’nin bölgedeki en önemli üssü niteliğindeydi.
Putin’in Rusya’sı, ülkede gücü elinde bulunduran oligarşiyi tasfiye
edip yeniden devlet kimliğine bürününce, Rusya’dan ayrılan ve bir türlü
devlet olmayı başaramayan bölge devletçikleri ile Rusya arasında sıkı
ilişkiler kurulmaya başlandı. Öyle ki, ABD’nin Özbekistan’daki üssü
boşaltılırken, Rusya Özbekistan’da bir askeri üs inşasına başladı. Bu
da bölgede dengelerin Rusya lehine değişmesi anlamına geliyordu.
Rusya ile birlikte Çin de bölgede etkin olmaya başladı. ABD bu
nedenle bölgede etkinliğini acilen arttırma yoluna koyuldu. Geçtiğimiz
ay haber ajanslarına, Gürcistan’ın kış ortasında soğukta kaldığı ve
ciddi bir doğalgaz sıkıntısı içerisinde olduğu haberleri düştü. Rusya,
Gürcistan boru hatlarına sabotaj yapıldığını iddia etti. Ancak son
günlerde İsrail Jerusalem Post gazetesinde çıkan bir haber meselenin zihinlerimizde aydınlanmasını sağladı. Jerusalem Post’un
haberine göre ABD gerçekleştirmeyi düşündüğü İran operasyonunda
Gürcistan’ı üs olarak kullanmak istiyordu. Benzer senaryoların
Azerbaycan için de geçerli olduğu gazetede yer alan bir başka iddia.
Rusya, Çin ve İran arasında bir ittifak kurulması halinde Orta Asya
devletleri ittifak üçgeninin arasında kalmış olacaklar. ABD, bu
ittifakın önüne geçebilmek için tüm kozlarını seferber etmekten
çekinmeyecektir. Geçtiğimiz sonbaharda Berlin’de bir konferansa
katılan Kırgız düşünür Cengiz Aytmatov’un belirttiği gibi Orta Asya
ülkelerinin geleceği Avrasya birliğinde; dahası Türkiye’nin de bu
birliğe destek vermesi gerekiyor.
Görünürde sıcak çatışmalar Ortadoğu’da yaşanıyor. Ufukta ABD’nin İran’a müdahalesi gözüküyor. Ancak derinde süren kavga başka: ABD’ye
mukavemet edebilecek bir alternatif gücün oluşumuna engel olmak. Bu
durumda Orta Asya devletleri yoğun bir diplomasi ağının içinde
kalacaklardır. ABD’nin olası müdahale sonrasında Orta Asya’ya tamamen
gelip yerleşmesi ise bölgedeki güç dengelerinin tümüyle değişmesi
anlamına geliyor. Bölge ülkeleri kendi aralarında bir birlik
kuramadılar ve şu durumda yakın gelecekte kuracak gibi de
görünmüyorlar. Muhalefet hükümete kızıp iktidarı ABD’ye şikayet ederse
ya da iktidarlar muhalefeti bastırmak için sırtını Rusya’ya dayarsa
bundan en büyük zararı bölge halkı görecektir.
Orta Asya devletleri uzun vadede kendi kaderlerini kendileri tayin
etmek istiyorlarsa yine kendi aralarında kuracakları bir birliğin
yollarını aramak durumundalar. Başka seçenekler, gerek Rusya, Çin ve
İran’dan gelecek baskılar, gerekse ABD’nin baskıları Orta Asya
devletlerinin tercihlerini kendi istekleri doğrultusunda
şekillendirmeye zorlayacaktır.
Kukla yönetimler parayı verenin düdüğünü çalmaya devam edecekler ve
her geçen gün Orta Asya halkının aleyhine olacaktır. Aksi bir tutum ise
bölge insanının lehinedir. El hak Irak’ı bahane ederek Ortadoğu’ya
demir atan ABD’nin İran’ı vurma bahanesiyle Orta Asya’daki varlığını
somut şekilde sürdürüp sürdürmeyeceğini Orta Asya devletlerinin tutumu
belirleyecektir.
Sonuç olarak, ABD-İran savaşı ya da daha büyük bir savaşın
etkilerini en şiddetli şekilde coğrafyalarında hissedecek ülkelerin
başında Orta Asya ülkeleri gelmekte. Yakın gelecekte tüm dünyada
tartışma konusu ya da sıcak çatışmalara sahne olacak yeni bölgenin Irak
ve İran’dan sonra Orta Asya olacağını tahmin etmek hiç de zor değil.
Doğu’nun haritaları yeniden şekillenirken, dileriz Orta Asya
ülkelerinin yöneticileri kendi halklarıyla kader birliği yaparlar.
|