ORTA ASYA: Orta Asyada taşlar yerinden oynuyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Muhammed Birsen   
Orta Asya devletleri uzun vadede kendi kaderlerini kendileri tayin etmek istiyorlarsa yine kendi aralarında kuracakları bir birliğin yollarını aramak durumundalar.

ABD, kendisine karşı oluşabilecek bir blokun önüne geçebilmek ve bölgedeki sözüm ona demokrasiye katkıda bulunmak maksadıyla, Rusya’dan bağımsızlığını kazanan Türki Cumhuriyetlere, Senato kararı ile  George Soros’un Açık Toplum Enstitüsü aracılığıyla  yüz milyonlarca dolar aktardı. Bundan sonraki süreçte de olası bir Çin, Rusya ve İran eksenine karşı ABD’nin bölgeye milyarlarca dolar aktarmaktan kaçınmayacağı aşikar.

Soğuk Savaş döneminde Rusya’yı zayıflatmak maksadıyla ABD dünyanın tüm diğer bölgelerinde olduğu gibi Orta Asya’da da anti-sosyalist tüm hareketlere destek verdi. Ancak, Soğuk Savaş’ın bitmesiyle birlikte işler ABD’nin umduğu gibi gitmedi. Özellikle yeni yeni filizlenmeye başlayan eksen, Özbekistan’ın saf değiştirmesi, ABD’nin bölgedeki etkinliğinin azalmasına sebep oldu. Özbek Meclisi, Afganistan sınırında yer alan ABD üssünün boşaltılması kararını aldı. Afganistan sınırında bulunan bu üs ABD’nin bölgedeki en önemli üssü niteliğindeydi.

Putin’in Rusya’sı, ülkede gücü elinde bulunduran oligarşiyi tasfiye edip yeniden devlet kimliğine bürününce, Rusya’dan ayrılan ve bir türlü devlet olmayı başaramayan bölge devletçikleri ile Rusya arasında sıkı ilişkiler kurulmaya başlandı. Öyle ki, ABD’nin Özbekistan’daki üssü boşaltılırken, Rusya Özbekistan’da bir askeri üs inşasına başladı. Bu da bölgede dengelerin Rusya lehine değişmesi anlamına geliyordu.

Rusya ile birlikte Çin de bölgede etkin olmaya başladı. ABD bu nedenle bölgede etkinliğini acilen arttırma yoluna koyuldu. Geçtiğimiz ay haber ajanslarına, Gürcistan’ın kış ortasında soğukta kaldığı ve ciddi bir doğalgaz sıkıntısı içerisinde olduğu haberleri düştü. Rusya, Gürcistan boru hatlarına sabotaj yapıldığını iddia etti. Ancak son günlerde İsrail Jerusalem Post gazetesinde çıkan bir haber meselenin zihinlerimizde aydınlanmasını sağladı. Jerusalem Post’un haberine göre ABD gerçekleştirmeyi düşündüğü İran operasyonunda Gürcistan’ı üs olarak kullanmak istiyordu. Benzer senaryoların Azerbaycan için de geçerli olduğu gazetede yer alan bir başka iddia. 

Rusya, Çin ve İran arasında bir ittifak kurulması halinde Orta Asya devletleri ittifak üçgeninin arasında kalmış olacaklar. ABD, bu ittifakın önüne geçebilmek için tüm kozlarını seferber etmekten çekinmeyecektir. Geçtiğimiz sonbaharda Berlin’de bir konferansa katılan Kırgız düşünür Cengiz Aytmatov’un belirttiği gibi Orta Asya ülkelerinin geleceği Avrasya birliğinde; dahası Türkiye’nin de bu birliğe destek vermesi gerekiyor.

Görünürde sıcak çatışmalar Ortadoğu’da yaşanıyor. Ufukta ABD’nin İran’a müdahalesi gözüküyor. Ancak derinde süren kavga başka: ABD’ye mukavemet edebilecek bir alternatif gücün oluşumuna engel olmak. Bu durumda Orta Asya devletleri yoğun bir diplomasi ağının içinde kalacaklardır. ABD’nin olası müdahale sonrasında Orta Asya’ya tamamen gelip yerleşmesi ise bölgedeki güç dengelerinin tümüyle değişmesi anlamına geliyor. Bölge ülkeleri kendi aralarında bir birlik kuramadılar ve şu durumda yakın gelecekte kuracak gibi de görünmüyorlar. Muhalefet hükümete kızıp iktidarı ABD’ye şikayet ederse ya da iktidarlar muhalefeti bastırmak için sırtını Rusya’ya dayarsa bundan en büyük zararı bölge halkı görecektir.

Orta Asya devletleri uzun vadede kendi kaderlerini kendileri tayin etmek istiyorlarsa yine kendi aralarında kuracakları bir birliğin yollarını aramak durumundalar. Başka seçenekler, gerek Rusya, Çin ve İran’dan gelecek baskılar, gerekse ABD’nin baskıları Orta Asya devletlerinin tercihlerini kendi istekleri doğrultusunda şekillendirmeye zorlayacaktır.

Kukla yönetimler parayı verenin düdüğünü çalmaya devam edecekler ve her geçen gün Orta Asya halkının aleyhine olacaktır. Aksi bir tutum ise bölge insanının lehinedir. El hak Irak’ı bahane ederek Ortadoğu’ya demir atan ABD’nin İran’ı vurma bahanesiyle Orta Asya’daki varlığını somut şekilde sürdürüp sürdürmeyeceğini Orta Asya devletlerinin tutumu belirleyecektir.

Sonuç olarak,  ABD-İran savaşı ya da daha büyük bir savaşın etkilerini en şiddetli şekilde coğrafyalarında hissedecek ülkelerin başında Orta Asya ülkeleri gelmekte. Yakın gelecekte tüm dünyada tartışma konusu ya da sıcak çatışmalara sahne olacak yeni bölgenin Irak ve İran’dan sonra Orta Asya olacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Doğu’nun haritaları yeniden şekillenirken, dileriz Orta Asya ülkelerinin yöneticileri kendi halklarıyla kader birliği yaparlar.

 

 
< Önceki   Sonraki >