KAFKASYA: Bahar Kabardey-Balkara neler getirecek? PDF Yazdır E-posta
Yazar Aslıhan Akman   
Çetin kış koşullarında azalan çatışmaların her yıl bahar aylarında yoğunlaştığı düşünülürse, hareketlenen Kabardey-Balkar’ı sıcak bir baharın beklediğini tahmin etmek güç değil.

Kabardey-Balkar, bir süre öncesine kadar Kuzey Kafkasya’nın en sakin cumhuriyetlerinden biri olarak görülmekteydi. Ancak geçtiğimiz yıl “omonlar” adı verilen Rus güvenlik güçlerinin başkent Nalçık başta olmak üzere bölgedeki baskılarını yoğunlaştırması bölgeyi hareketlendirdi. 13 Ekim 2005’te Çeçen direnişçilerin kontrolü altındaki Kafkas Cephesi Birlikleri’nin bölgedeki karakol ve hükümet binalarına gerçekleştirdikleri ve çoğunluğu Kabardey gençlerden oluşan 90 militanın hayatını kaybettiği saldırıların yol açtığı sahneler hala zihinlerimizde. Olayların ardından yakalananlar yoğun işkenceye maruz kaldılar. Bir süre sonra ABD’nin Guantanamo üssüne götürülen Resul Kudayev adlı militanın ve yakalanan diğerlerinin henüz Nalçık’tayken gördüğü işkenceler Uluslararası Af Örgütü tarafından kamuoyuna duyuruldu. 

Yaşananlar, bir taraftan Rusya’nın emperyalist bölge politikasının yol açtığı vahim sonuçları, bir taraftan da Çeçen direnişinin bugünkü durumunu ve hedeflerini ortaya koymaktadır. Rusya’nın bölge Müslümanları üzerindeki baskıları Kuzey Kafkasya direnişini körüklemekte ve bölge halkının “Kafkasyalılık” bilincini güçlendirmektedir. Mashadov’un ardından direnişin lideri olan Sadullayev, ortak bir tarihi, dini, idealleri ve değerleri olan, özgürlük için hep birlikte mücadele vermiş Kafkasya halkının birleşmesi gerektiğini ifade etmektedir. Çeçen direnişi, Rusya’nın baskılarından kurtulmak için tek bir Kafkasya Meclisi kurma planları yapmakta ve Kafkasya cumhuriyetlerinin Avrupa Birliği benzeri bir konfederasyon oluşturmaları gerektiğini savunmaktadır. 

Sadullayev direnişin hedeflerini bu şekilde açıklarken, Şamil Basayev de Kuzey Kafkasya’da artan baskıların, savaşın yalnızca Çeçenlere karşı değil tüm Kafkasya halklarına karşı sürdürüldüğünü ve savaşı durdurmanın Rusya’nın elinde olduğunu ifade etmektedir. Nalçık’taki baskınlardan da Rusya’nın neo-emperyalist politikasını sorumlu tutan Basayev, bunu bir yönüyle Kabardey Müslümanların başkaldırısı olarak görmektedir. 

Tüm bu açıklamalara rağmen Kabardey-Balkar’daki baskılarda bir azalma söz konusu değil. Rusya bölge politikasından taviz vermemekte kararlı görünüyor. Çeçen direnişçiler ise savaş tüm bölgeye yayıldıkça direnişi de tüm bölgeye yaymanın görevleri olduğunu yineliyorlar. Çetin kış koşullarında azalan çatışmaların her yıl bahar aylarında yoğunlaştığı düşünülürse, hareketlenen Kabardey-Balkar’ı sıcak bir baharın beklediğini tahmin etmek güç değil.

 

 
< Önceki