|
AFRİKA: Somali bize uzak değil! |
|
|
|
|
Yazar Fatma Tunç Yaşar
|
Küreselleşen dünyanın her geçen gün küçük bir köye dönüştüğü iddia edilirken, Afrika’nın nasıl olup da bu küreselleşmenin dışında kaldığını anlamak zor.
Doğu Afrika ülkeleri son 50 yılın en büyük kuraklığını yaşıyor.
Özellikle Somali’yi etkisi altına alan kuraklık, Etiyopya, Kenya,
Eritre, Tanzanya ve Burundi’de de binlerce insanın yaşamını tehdit
ediyor. Susuzluk ve açlık nedeniyle ölümlerin başladığı Somali’de su
bulamayan çocuklar idrarlarını içerek hayatta kalmaya çalışıyorlar.
Somali’nin güneyinde ve merkezinde halk, 40 derece sıcaklıkta yeme,
içme ve yemek pişirme gibi ihtiyaçlarını sadece üç bardak suyla
karşılamak zorunda. İnsanlar su bulabilmek için kilometrelerce yürüyor.
Ancak, sınırlı miktardaki sudan, ihtiyaçları kadar satın alabilmeleri
için bir günlük gelirlerinden daha fazlasını vermeleri gerekiyor. Çoğu
kişinin ise zaten belli bir geliri yok.
Kenya’da da kuraklık nedeniyle çiftlik hayvanlarının %70’i
susuzluktan ölmüş durumda. Ülkenin kuzeyinde yiyecek ve su bulmak için
harekete geçen göçebe gruplar ile yerleşik gruplar arasında çatışmalar
yaşanıyor. Şimdiye kadar bu çatışmalarda en az 40 kişinin öldüğü
kaydedilirken, ülkede ve komşu ülkeler olan Somali ve Sudan’da yeni
çatışmaların patlak vermesinden endişe ediliyor. Nitekim yakın zamana
kadar savaşlara sahne olan bu ülkelerde silah elde etmenin maliyeti
oldukça düşük.
Dünya Meteoroloji Kurumu ise Nisan’a kadar Doğu Afrika’nın
kuraklığın kıskacında kalacağını belirtiyor. BM’nin raporuna göre,
bölgeye derhal yardım ulaştırılmazsa 11 milyon insanın hayatı tehlike
altında. Özellikle geçmişten bugüne adı açlıkla özdeşleşen yoksul ülke
Somali için acilen harekete geçilmesi gerekiyor. En fakir kıtanın, en
fakir ülkelerinden biri olan Somali, uzun süren iç savaşın ardından bir
hükümete dahi kavuşabilmiş değil. Ülkede altyapı, eğitim ve sağlık
sorunları çoğu zaman açlık sorununun gölgesinde kalmış. Kurban
bayramında İHH olarak ziyaret ettiğimiz ülkeden tam da yeni projeler
ile dönmüşken, önceliğimizi yeniden açlık ve susuzluk sorununa vermek
zorunda kaldık.
Küreselleşen dünyanın her geçen gün küçük bir köye dönüştüğü iddia
edilirken, Afrika’nın nasıl olup da bu küreselleşmenin dışında
kaldığını anlamak zor. Aslında sömürü anlamında Afrika’nın bizzat
küresel sömürgeciliğin merkezinde yer aldığını biliyoruz. Söz konusu
Afrika’nın sorunları olduğunda dünya Afrika’ya ne kadar da uzak!
İnsanların bir yudum su bulamadığı, açlıktan öldüğü diyarlar oysa
bizlere çok uzak değil. Daha bir ay öncesinde kurbanlarınızı
gönderdiğiniz Somalililer, şimdi de kardeşlerinden uzanacak bir dost
eli bekliyorlar.
|