ORTADOĞU: Suriyede iç çekişmenin fitili ateşlendi PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
Haddam’ın tavır değiştirmedeki zamanlaması, Suriye liderliği için harekete geçtiğini gösteriyor. Dolayısıyla Hafız Esad’ın 2000 yılındaki ölümünden itibaren ülkede beklenen iktidar savaşı başlamış oldu.

Suriye’de Hafız Esad’ın 2000 yılında ölmesinin hemen ardından bir iç çekişmenin yaşanacağını, kendisi dahil herkes biliyordu. Hatta oğlu Beşşar’ı böyle bir çekişmede yalnız bırakmasınlar diye, ölmeden önce kendisine sadık generallerin görev sürelerini beş yıl uzatmayı dahi ihmal etmemişti.

O dönemde iki önemli aktör iç çekişmeler için tehdit olarak görülüyordu: Kardeşi Rıfat Esad ve Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) hareketi. Ancak beş yıldır beklenen iktidar hamlesi şaşırtıcı biçimde bu ikisinden de gelmedi. Hamle, biraz gecikmeli olarak, ancak hiç beklenmedik bir yerden geldi. Hayatta iken Hafız Esad’ın en önemli adamlarından biri olmasının yanı sıra, tüm baskı politikalarının mimarı durumundaki Abdülhalim Haddam, geçen aydan itibaren Suriye’deki rejime açıkça meydan okumaya başladı. Haddam, bu meydan okumayı tam da ABD’nin delil aradığı bir döneme denk getirerek, Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesi emrini Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın verdiğini iddia ediyordu. Diğer Suriyeli muhalifler gibi Fransa’nın başkenti Paris’te yaşayan Haddam, Suriye’de iktidarın değişmesi gerektiğini, ülkenin reforma ihtiyacı olduğunu ve kendisinin bu reform sürecini başlatmak üzere sürgünde hükümet kuracağını duyurdu.

2005 yılının Haziran ayına kadar başkan yardımcılığı gibi yüksek bir mevkide Suriye’nin yönetiminde yer alan Haddam, Beşşar’a tepki olarak görevinden istifa edene kadar Suriye’nin en önemli siyasetçilerinden biri idi. Baba Hafız Esad’ın en güvendiği adamlardan biri olan Haddam, 30 yıl boyunca sertlik yanlısı politikaların başlıca aktörlerindendi. 1932 yılında doğan Haddam, Sünni asıllı olmasına rağmen Hafız Esad’ın mezhepçi rejiminin önemli figürlerinden biri olmayı hep sürdürdü. Baas’ın önemli kademelerinde yer aldıktan sonra 1970’lerde bir dönem dışişleri bakanlığı yaptı.

2000 yılında iktidar olan Beşşar Esad’ın döneminde de sertlik yanlısı görüşlerini sürdüren Haddam, Baas’ın gücünü azaltacak her açılıma itiraz etti. Bu tür açılımların rejimi tehlikeye atacağını ve İsrail’in çıkarlarına hizmet edeceğini savundu. Ancak istifasından sonra kendisini en önemli reformculardan biri olarak sunmaya başlaması daha farklı hesaplar içinde olduğunu gösteriyor. Suriye’nin Lübnan siyasetinin şekillenmesinde en önemli figürlerden biri olmasına rağmen, bugün Batı’nın sarıldığı en sıkı reformcu olarak vitrine konuyor.

Haddam’ın tavır değiştirmedeki zamanlaması, Suriye liderliği için harekete geçtiğini gösteriyor. Dolayısıyla Hafız Esad’ın 2000 yılındaki ölümünden itibaren ülkede beklenen iktidar savaşı başlamış oldu. Irak’ın istikrarsızlaştırılması sürecinde görüldüğü gibi ABD nasıl Irak’taki muhalif grupları Irak Ulusal Kongresi’nin çatısı altında toplayıp örgütledi ise, ABD’nin uzun süredir gündeminde olan Suriye için rejim değişikliği operasyonunda kimi muhalif grupların ABD’den destek alarak rejimin başına geçme hesapları yapmaya başladıkları gözleniyor. Bu noktada Suriye’deki azınlık iktidarına karşı harekete geçirebileceği tek halk kesimini Sünni çoğunluk oluşturuyor. Bu kesimin en önemli temsilcisi ise Abdülhalim Haddam.

Suriye yönetimi şimdilik Haddam’ı “vatan haini” ilan edip, tüm ailesinin mallarına el koyma dışında bir adım atmış değil. Haddam’ın Batılılar tarafından sağlanan özel bir koruma eşliğinde ABD’li yetkililer ile görüştüğü de biliniyor. Suriyeli yetkililer “Haddam bir gün ABD tankının üzerinde Şam’a dönmeyi hayal ediyorsa, Suriye halkı onu kabul etmeyecektir.” diyerek kendilerini avutsalar da, Haddam’ın ABD tankları üzerinde olmasa da başka bir şekilde Suriye’ye dönmek istediğine kuşku yok. Ancak Irak’ın halini yakından gören Suriye halkının, belirsiz bir gelecek için Haddam gibi eski bir despotun arkasına takılıp maceraya atılmayacağı da çok açık. Nitekim Sünni çoğunluğun temsilcisi Müslüman Kardeşler, Haddam seçeneğine soğuk bakıyor. Sol muhalefet de ona fazla güvenmiyor.

Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’ye yönelik suikast tüm bu gelişmelerin tetikleyici unsuru olmuştu. BM Soruşturma Heyeti 19 Suriyeli yetkiliyi suçluyor. BM Komisyonu, Haddam’ın ithamlarından sonra Beşşar ile de görüşmek istiyordu. Beşşar öneriyi tamamen reddederken, Hariri suikastına karıştıkları iddia edilen Suriyeli yetkililerden Gazi Kenan, Asaf Şevket ve Rüstem Gazali’nin mal varlıkları Batılılar tarafından donduruldu. Bunlardan Gazi Kenan, şüpheli bir intiharın ardından yaşamını yitirdi. Diğer yetkililer üçüncü bir ülkede sorgulanacak.

Geçen Ekim ayında BM Güvenlik Konseyi, Hariri suikastı konusunda tam işbirliği yapmaması halinde Suriye’yi yaptırım uygulamakla tehdit etmişti. Tam bu dönemde İran Cumhurbaşkanı’nın Şam ziyareti, Suriye’ye moral vermenin ötesinde iki ülkenin ortak bir cephe kurmaya başladığını gösteriyor. 

 

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 44

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

MÜLTECİLİK SEMPOZYUMU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Uluslararası arenada mültecilik sorunu
  • Dünya üzerinde çeşitli nedenlerle yer değiştiren milyonlarca kişi bulunmaktadır. İster sığınmacı, ister mülteci, isterse göçme...

44. Sayı Sunuş
Değerli okurlar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın, faaliyetlerinin önemli bir kısmının hasredildiği mülteciler; yaşadığımız dünyanın karşı karşıya kaldığı en temel insani mese...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...