GÜNEY ASYA: Pakistan ve Keşmirde yaralar sarılıyor PDF Yazdır E-posta
Yazar Yaşar Kutluay   
2000’e yakın insanın yaşadığı Muzafferabad’daki çadırkentimizde büyük bir aile gibiyiz.

 

Bayramın hemen akabinde üçüncü İHH ekibi olarak ulaştığımız Keşmir ve Pakistan’da 1,5 aydır çalışmalarımız devam ediyor. Depremin şiddeti ve yıkımın fazla olması deprem bölgesinin birçok noktasında insanların ellerini kollarını bağlamışken kışın aniden bastırması, Muzafferabad gibi nispeten alçak kesimlerdeki şehirleri olmasa da daha yüksek kesimlerdeki kasabaları sarstı diyebiliriz.

İHH olarak İslamabad ve Aktartşeşe gibi bölgelerdeki farklı alanlardaki faaliyetlerimiz sürerken, depremin merkez üssü Muzafferabad’a verdiğimiz önem şüphesiz daha fazla. Zira burası yeterince yardım alamayan kuzey bölgelerden gelen insanların ulaştıkları bölge olması özelliğiyle de ayrı bir önem taşıyor. 2000’e yakın insanın yaşadığı Muzafferabad’daki çadırkentimizde büyük bir aile gibiyiz.        

Muzafferabad’da mevsim şartlarına ve çadırkent nüfusuna da uygun olarak hizmetlerimizi yeniliyor, insanları zor şartlara rağmen rahat ettirecek çalışmalar yapıyoruz. Tuvalet ve banyo sayılarını artırırken, çamaşırhane ve sıcak su imkanını da oluşturmuş durumdayız. İki okulumuzda toplam 186 öğrencimiz öğretmenlerinin gözetiminde eğitimlerini sürdürürken, modern bir şekilde dizayn edilmekte olan mutfağımız ve içerisinde doğumhanesi, ameliyathanesi ve laboratuarları bulunan çelik konstrüksiyondan yaptığımız hastanemiz tamamlanmak üzere.  Altı blok olarak tasarladığımız kampımızın elektrik sorunu da bulunmuyor. Bu haliyle bölgenin en modern kampını oluşturduğumuzu söyleyebiliriz. Kampta küçük çocuklarımız da unutulmadı. Onlar için hazırladığımız oyun bahçesi, annesizliğin ya da babasızlığın yokluğunu bir nebze de olsa onlara unutturmaya çalışıyor. Depremin üzerinden neredeyse üç aylık bir sürenin geçtiğini göz önünde bulundurursak ülke bazında katedilen mesafenin yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Zira hala ulaşılmayan dağ kasabalarından bahsediliyor. 10 gün boyunca yaya yol alarak kamplarımıza ulaşan depremzedeler bulunuyor ve o insanların yaşadıkları mekanlarda ihtiyaçlarının hemen hiçbiri karşılanmış değil. Üç milyonu aşkın insanın evlerinden mahrum ve ihtiyaç içerisinde olduğunu tekrar hatırlayacak olursak bugün büyük bir çadırkent görünümünde olan ülkenin kuzeyi için kalıcı konutlardan okullara, sağlık merkezlerinden yollara kadar farklı alanlarda birçok çalışmanın yapılması gerektiğini söyleyebiliriz.
 

 
Sonraki >