|
Ahıskalılar artık yıllar yılı çektikleri bu sıkıntılardan
kurtulmak ve kimliklerinden taviz vermeden vatanlarına dönmek
istiyorlar.
Ahıska Türkleri’nin dramı, Gürcistan’ın Ahıska bölgesinden 14 Kasım
1944’te Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan gibi Orta Asya
cumhuriyetlerine sürgün edilmeleriyle başlamıştır. Ahıska Türkleri,
Sovyet rejimi tarafından 2 saat içerisinde zorla trenlere bindirilerek,
Çeçenlerin, İnguşların, Karaçayların, Kırım Tatarlarının yaşadıkları
gibi insanlık dışı şartlarda topraklarından sürülmüşlerdir. 80 binden
fazla insanın tâbi tutulduğu bu zorunlu göç sırasında binlercesi açlık
ve soğuk yüzünden yollarda hayatını kaybetmiştir. Daha sonra bu aileler
yeni sürgünlere tabi tutularak parçalanmışlardır. Zira Ahıskalılar
başta Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya içinde olmak üzere
4.200 ayrı bölgeye dağılmış durumdadırlar. Bu insanların tehcir
sırasında geride kalan malları müsadere edilmiştir. 20. yüzyılın en
büyük insanlık ayıplarından biri olan bu sorun, bugüne değin çözüme
kavuşturul(a)mamıştır.
Sürgünün üzerinden geçen 61 yıla rağmen, hala birbirlerinden
habersiz aile fertlerinin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Stalin
döneminde yoğun baskı altında tutulan Ahıskalıların, komşu köydeki
kardeşlerini bile görmesine izin verilmiyordu. 1953’te Stalin’in
ölümünden sonra baskılar biraz hafifleyince, insanlar akrabalarını
aramaya başladılar ve nerede bir Ahıskalı varsa oradan bir haber almaya
çalıştılar.
Ahıskalılar 1989 yılında, kaynağı belli olmayan ve yaşayanların
provokasyon olduğunu belirttiği Fergana olaylarından sonra
Özbekistan’dan Rusya’ya göç ettirildiler. Bu tehcir sırasında bazı
Ahıskalılar Rusya’nın Krasnodar bölgesine yerleştirildiler. Burada
resmi evrakları olmadığı için evlenemeyen, oturma izinleri olmadığından
iş bulamayan, mülk edinemeyen bu insanlar, bayram namazlarını
kılamadıklarını ve kurbanlarını da gizlice ormanlık alanlarda
kestiklerini söylüyorlar. Yağmurlu bir Ramazan bayramında, Ahıskalılara
bayram dolayısıyla okulun spor salonunu tahsis eden Varenikovsky
köyünün okul müdürü işten atılmakla tehdit edilmiş. Öte yandan bölgede
Ahıskalıları mallarına el koyarak, tehdit ederek, sürekli tacizlerde
bulunarak yıldırmaya çalışan devlet destekli gruplar da bulunuyor.
Ahıskalılar artık yıllar yılı çektikleri bu sıkıntılardan kurtulmak
ve kimliklerinden taviz vermeden vatanlarına dönmek istiyorlar. Bunun
için de Gürcistan’ın 1999 tarihli Avrupa Konseyi üyeliği sırasında
verdiği sözü tutması gerekiyor.
|