KAFKASYA: Azerbaycandaki Çeçen mülteciler PDF Yazdır E-posta
Yazar Yaşar KUTLUAY   
Dünya medyasında son zamanlarda ilgi görmeyen Çeçenistan Savaşı’nın acı sonuçları, Bakü’deki mültecilerin hayatlarında açıkça görülebiliyor.


Çeçenistan’da 10 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş nedeniyle binlerce Çeçen aile, ülkesini terk ederek Gürcistan, İnguşetya, Azerbaycan ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelere dağıldı. Bu ülkelerden Azerbaycan’da yaklaşık 4,000 Çeçen mülteci bulunuyor. Mülteci aile sayısı 900 civarında. Yetimlerin sayısı ise 600’ü buluyor. İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Azerbaycan’daki Çeçen mültecilerin, özellikle de yetimlerin durumlarını yerinde tespit etmek ve bu insanlara yardımda bulunmak üzere Azerbaycan’daydık.

Dünya medyasında son zamanlarda ilgi görmeyen Çeçenistan Savaşı’nın acı sonuçları, Bakü’deki mültecilerin hayatlarında açıkça görülebiliyor. Hemen her ailede en az bir kişinin hayatını kaybettiğini ve buna bağlı olarak her ailede bir ila yedi arası yetim çocuk olduğunu görmek üzüntü verici. Aileler çok zor koşullar altında, sağlıksız konutlarda yaşıyorlar. Genellikle üç-dört ailenin aynı evi paylaşması ise bir çok hastalığa davetiye çıkarıyor.   Ellerine geçen her kuruşu kira ve gıda giderlerine veren bu insanlar, hastane giderlerini karşılayamıyorlar. Bütün bunların yanında, Bakü’de kiraların son yıllarda aşırı derecede yükselmesi, tüm gelirleri yardım kuruluşlarının gönderdiklerinden ibaret olan aileleri bunalım noktasına getirmiş.  

Ziyaret ettiğimiz yerler arasında, Çeçen çocukların öğrenimlerini sürdürdükleri okullar var. Okullarda pek çok sorun olduğunu okul müdüründen öğreniyoruz. Bölgedeki üç Çeçen okulundan biri, birkaç hafta evvel Azeri hükümet yetkililerince kapatılmış. Bir diğeri de kapatılma girişimi üzerine, Çeçen mülteciler ile birlikte bir kısım duyarlı Azeri bir miting düzenlemiş. Bu sağduyulu girişim sonuç vermiş: Hükümet geri adım atmış ve okulları kapatmaktan vazgeçmiş. Bu yaşananlar, mültecilerin haklarına karşı duyarlı davranmanın sonuç verdiğini açıkça gösteriyor.

Bakü’deki Çeçen okulları ve diğer devlet okullarında öğrenimlerini sürdürmekte olan Çeçen öğrencilerin sayısı 450 civarında. Bu çocuklar için lazım olan tüm kırtasiye malzemelerini alarak, dağıtım için okullara gidiyoruz. Çocukların sevinçleri görülmeye değer. Sabırsızlıkla sıraya geçiyorlar. Hediyelerini aldıklarında teşekkür etmeyi unutmayacak kadar da nazikler. Dağıtımın ardından okul müdürü bizleri bırakmıyor ve şunları söylüyor: “Çok zor durumdaydık ve ne yapacağımızı bilemiyorduk. Sizlere teşekkür ederiz. Bu çocuklar bir gün özgür Çeçenistan’ı yönetecekler; bakan, milletvekili, sanatçı, din adamı, usta olacaklar ve İHH’yı, Türkiye’deki kardeşlerini asla unutmayacaklar.”

Öğrencilere yaptığımız dağıtımla yetimlerle yönelik çalışmamızı birlikte yürütüyoruz.   Elimizde Çeçen yetimlerin tamamının listesi var. Bu çocukları bulmak, durumlarını yerinde görüp yardımları ulaştırmak için yola koyuluyoruz. Gördüğümüz manzara anlatılandan daha kötü. Yetimlerin ve ailelerin kaldıkları evler, Sovyetler döneminden kalma yıkık dökük, çoğu tek odalı ve banyo tuvaleti bir arada olan sağlıksız yapılar. Mihmandar arkadaşımız yetimlerin yaşam şartlarının ne kadar zor olduğunu, bu çocukların hemen hiçbir ihtiyacının karşılanamadığını, yetersiz beslenmeden dolayı birçoğunun zayıf düşüp hastalandığını, sağlık kontrolünden geçmediğini ve aşılarının yapılmadığını söylüyor.

Çocukları ziyaret ediyoruz. İki-üç yaşlarından sekiz yaşına kadar onlarca çocuk var. Bizi görünce çok seviniyorlar. Her birinin isteği farklı: Kimi oyuncak bebek, kimi defter, kimi kalem istiyor; daha büyük olanlar güzel elbiseleri tercih ediyor. Savaştan ve onun getirdiği yıkımdan habersiz, fakat savaşın mahrumiyetini derinden yaşayan bu çocukların bir çoğu, babasını hiç tanımamış. Dedelerine, amcalarına “baba” diye hitap ediyorlar. Fakat hayatlarındaki eksikliğin farkındalar. İçlerinden bazıları hem öksüz, hem yetim. Yakın akrabaları bu çocukları sahiplenmiş, lakin kendi çocuklarına dahi bakacak durumda olmayan bu insanların, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaları mümkün değil.

Akşamüstü bir aileyi daha ziyaret ediyoruz. Üç genç kadın, yedi çocuklarıyla birlikte iki odalı bir evde yaşıyorlar. Eşleri, Çeçenistan’daki on binlercesi gibi artık hayatta değil. Çocuklardan biri henüz sekiz aylık. Kadınlar oldukça zor durumda ve sadece İHH’dan gelen yardımlarla geçimlerini sağladıklarını söylüyorlar. Bakü’de kiraların dışında gündelik hayat çok pahalı sayılmaz. Bir aile, 20 dolarla bir hafta geçinebilir. Buradan anlıyoruz ki, bu insanlara verilen küçük yardımların bile önemi büyük.

Eşini kaybetmiş olan bir kadın, çocuğunun bir ayağında problem olduğunu ve yardım edip edemeyeceğimizi soruyor. Çocuğu görmek istiyoruz. Anne, zor bir doğumun ardından çocuğun sağ ayağının zayıf kaldığını, doktorların en az 15 günlük yoğun fizik tedavi görmesi gerektiğini söylediklerini, ama tedavinin toplam 20 dolar olduğunu belirtiyor. Kendisinin hiç bir geliri olmadığından çocuğunu tedavi ettiremediğini anlatıyor. Duyduklarımıza inanamıyoruz. Dünyanın birçok yerinde insanlar israf içerisindeyken, Azerbaycan’da bir Çeçen çocuk, 20 dolar bulunamadığı için sakat kalabiliyor. Çocuğu kurtulan anne, kendilerine bu yardımları gönderenleri unutmayacağını söylüyor.

Savaşın son bulması ve Çeçen mültecilerin bir an önce yurtlarına dönmeleri temennisiyle Azerbaycan’dan ayrılıyoruz.

 

 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Son aylarda yoğun olarak medyada yer alan, dünya gıda stoklarının azalmaya başladığı haberlerinden sonra birçok ülkede tahıl ve bakliyat fiyatlarının fahiş oranda yükselmesi, Yemen ve Mısır gibi ülkelerde gıda fiyatları için çıkan isya...
Irak Savaşı’nın milyonerleri kimler? Savaş ve işgal, bir yandan yüz binlerce insanın hayatına mal olurken diğer yandan işgalci güçlerin servetlerini artırıyor. OMB Watch adlı kuruluşun yaptığı araştırma, ABD Kongresi’nin dörtte birinden fazlasının Irak’taki i...
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü askerlerinin, görev yaptıkları ülkelerde çatışan taraflar arasındaki ateşkes hattının korunmasını sağlamak, çatışmaların yeniden başlamasını engellemek, gerektiğinde isyancı grupların silahsızlandırılmasını sağlamak gibi “ba...
Burundi, farklı isyancı grupların iktidara gelmeleri nedeniyle soykırımlardan ve soykırım suçlamalarından başını alamıyor. Bir zamanların isyancıları gün gelip iktidar olunca diğerleri isyancı konumuna düşüyor. Şu anda iktidarda bulunan parti, Tutsilere karşı soykırımları ile b...
1,5 milyon kişinin insani yardıma muhtaç olduğu Somali’de güvenlik, Etiyopya işgali öncesinde görece iyiydi. Etiyopya ve diğer mihraklar, ülkeyi ve halkını rahat bırakıyor....
Güney Afrika Cumhuriyeti, ikinci bir apartheid devrine doğru gidiyor. 1994’e kadar beyaz azınlığın siyah çoğunluğa uyguladığı ırkçı şiddet, şimdilerde Afrikalı göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Göçmenlere karşı yapılanlar, ülkede tam bir i&cc...
Önce Birmanya dedik, sonra dilimize Burma yerleşti, şimdi de Myanmar oldu Güneydoğu Asya’nın bu fakir ülkesi. Altın Buda heykelleriyle dolu tapınaklarında bir avuç pirinç için dilenen insanlar, turistlerin etrafında pervane olup alacakları bir dolar karşılı...
Lübnan’daki yeni seçim kanunu gelecekteki sürtüşmeleri engellemeyecektir. Zira Lübnan Ortadoğu’nun minyatürü ve aynasıdır ve mayın tarlasıdır. Ortadoğu’daki karmaşa ilk önce ona yansır ve kozlar orada paylaşılır. ...
Uzun süredir hükümeti boykot eden Sünnilerin hükümete yeniden dönme kararları, Amerika’ya kök söktüren Sünni aşiretlerin, en azından önemli bir bölümünün, Amerikalılara karşı savaşmaktan vazgeçmesi, Irak cep...
Uzunca bir süredir hükümet güçleriyle ayrılıkçı el-Husi taraftarları arasında, binlerce kişinin hayatını kaybettiği silahlı çatışmaların yaşandığı Yemen, geçtiğimiz günlerde bir parlamento üyesi ve beraberindekilere düzenlenen suikastla...
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Ha...
17 Şubat 2008’de Kosova Meclisi, “Bizler halkımızın demokratik yollarla seçilmiş liderleri olarak Kosova’nın bağımsız ve hakim bir devlet olduğunu ilan ediyoruz.” sözleriyle Kosova’nın bağımsızlığını tüm dünyaya duyurdu. Bu olay, nüfusunun %90...
Artan gıda fiyatları açlık sorununun derinleşmesine neden olarak gösteriliyor; ancak gıda fiyatlarının artması ve açlığın yaygınlaşması, sadece gıda stokları ve iklim şartları ile ilgili değildir. Bu durum, gıda borsasından ve market spekülasyonlarından, biyoyakıt üreti...
İnsanoğlunun tarih boyunca en büyük endişelerinden birini açlık sorunu oluşturmuş; yoksulluk, sefalet ve ölümle birlikte açlık “mahşerin dört atlısı”ndan biri sıfatıyla anılmıştır. Bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardır: İnsan, hayata tutunabilm...
Açlığın küreselleşmesi riski altında iflas eden asıl, unsur küresel kapitalist paradigmanın kendisidir....
İnsanlar dünyada yeterince gıda olmadığı için değil, alım güçleri ve paraları olmadığı için, yani yoksul oldukları için açlık riski altında hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşanan adaletsizliğin, eşitsizliğin ve dengesiz gıda dağılımının sebeple...
Bugün tüm uluslararası sözleşmelerde de belirtildiği gibi, insanın en önemli hakkı “yaşam hakkı”dır. Tüm haklar bundan sonra gelir. Açlık ise bu en önemli hakkı tehdit eden başlıca düşmandır. İnsan hayatı korunacaksa, açlık sorununa bir in...
Komünist düzenden bıkmış insanlar, Abdulvali Kari’nin kişiliği ve çalışmaları sonucunda yeni bir hayatı seçti....
Günümüzde el değmemiş yeni su kaynaklarının bulunduğu topraklarda yaşayan yerel halklar, etnik azınlıklar ve diğer görece güçsüz gruplar “ekonomik alanda kalkınma”nın önünde engel olarak görülüyor. ...
Bangsomorolular, bölgeye ait enstrümanları tagonggo ve kapanirong ile özgürlüğe adanmış tarihleri, yok olmaması için ellerinden geleni yaptıkları kültürleri ve öz değerleri için ağıtlar yakıyor… ...

Sayı 44

İslam Coğrafyası; Bir Muhacir Ülkesi: ÜRDÜN
Altı milyonluk nüfusun yarısından fazlasını Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, bir muhacir ülkesi olarak anılır.

Coğrafya
Ürdün,  kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Ira...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Fuat Özdoğru
Dünyada mülteci hareketleri, Türkiye'nin konumu ve mültecilerin karşılaştıkları sorunlar

Dünyadaki mülteci hareketleri, mültecilerin karşılaştıkları sorunlar ve Tür...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...

MÜLTECİLİK SEMPOZYUMU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Uluslararası arenada mültecilik sorunu
  • Dünya üzerinde çeşitli nedenlerle yer değiştiren milyonlarca kişi bulunmaktadır. İster sığınmacı, ister mülteci, isterse göçme...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...