GÜNEY ASYA: Tamil kaplanları bu kez barıştan yana PDF Yazdır E-posta
Yazar Emrin Çebi   
Sri Lanka’da 13 Ağustos’ta Dışişleri Bakanı Kadirgamar’ın öldürülmesiyle birlikte iki buçuk yıldır devam eden ateşkes sürecinin büyük tehlikeye girmesi beklenirken, olayla ilgilerinin olmadığını belirten Tamil liderler, barış görüşmelerinin devamından yana tavır sergileyerek muhtemel bir kaos ortamına engel oldular. Son olayla hükümetin Tamil gruplar üzerindeki baskıyı arttırması ve daha sıkı çözümler alması beklenirken, Tamil liderlerin uzlaşmacı kararı, ülkedeki gerilimi büyük ölçüde azaltmış durumda. Ortamın, barış sürecinin bozulması açısından çok hassas bir durumda olduğunu ve bu konuda hükümetin makul bir politika izlemesi gerektiğini belirten Norveçli arabulucular ise bu son kararı iki buçuk yıllık barış sürecinin en önemli bir gelişmesi olarak görüyor.

Tamil Kaplanları’nın 1983’te başlattığı bağımsızlık mücadelesi, 2002’deki ateşkes kararıyla daha somut ve siyasi bir nitelik kazandı. Bu süreçteki barış görüşmeleri sonucunda tam bağımsızlık fikrinden vazgeçen Tamiller, yoğun oldukları bölgelerin idarelerinin kısmen kendilerine devredilmesi talebinde bulunmuşlar, Sri Lanka yönetimi de bu öneriye olumlu bakmıştı. Ateşkes süresince beş kez barış görüşmeleri için toplanılmış, fakat 2003’te Tamiller yönetimde devre dışı bırakıldıklarını belirterek bu plandan geri çekilip kuzeyde geçici bir hükümet kararına gitmişlerdi. Tamillere fazla taviz verildiğine inanan cumhurbaşkanı Kumaratunga’nın baskılarıyla Sri Lanka yönetiminin bu seferki tavrı olumsuzdu. Norveçli arabulucuların çabaları ve başkanın bu problemi çözmedeki ısrarı iki tarafı yine uzlaşma çalışmalarında buluşturdu. Son olarak tsunami felaketiyle azınlıklara yapılacak yardım konusunda üç milyarlık yardımın paylaşımı hususundaki hükümet kararı da, barış sürecindeki diğer önemli bir gelişmeydi. Fakat milliyetçi koalisyon ortakları Tamil Kaplanları’na verilen imtiyazlardan oldukça rahatsızdı. Son olarak öldürülen ve bir Tamil olan Dışişleri Bakanı Lakşman Kadirgamar, Tamillerle girilen anlaşmalardan rahatsız olan en önemli siyasiydi. İsyancı grupların yıllar süren savaşını şiddetle kınamış ve yurt dışı faaliyetlerinin İngiltere ve Amerika başta olmaz üzere bazı ülkelerde yasaklanması için çalışmıştı. Ayrı bir Tamil devletini gereksiz bulan bakan, Tamillerin bu devlete entegre olmaları gerektiği görüşündeydi. Bakanın bu anti-Tamil görüşleri, suikastin Tamil Kaplanları tarafından gerçekleştirilmiş olma ihtimalini güçlendiriyor. Tamil Kaplanları ise olayı hiçbir şekilde üstlenmeyip barış sürecine devam kararı vererek 1983’ten bu yana 64 bin kişinin hayatına mal olan bu savaşı bir an önce bitirmekten yana.

 
< Önceki   Sonraki >