|
Batı Afrika’dan sonra şimdi de AIDS oranının en yüksek olduğu Güney Afrika
ülkeleri açlık tehlikesiyle karşı karşıya. 2004-2005 döneminde
yağışların az olması Güney Afrika’nın merkez bölgelerinin çoğunda ürün
miktarlarının az olmasına yol açtı. Bu durumdan en çok etkileneler ise
Mozambik, Zimbabve, Güney ve Orta Malavi, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin
kuzeyi, Kuzey Namibya, Güney Angola, Zambia ve Lesotho oldu. BM Genel
Sekreteri Kofi Annan, Afrika Kalkınma Bankası, AB ve 27 ülkenin devlet
başkanlarına mektup yazarak Güney Afrika bölgesinde milyonlarca insanın
açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu ve acil
yardım talebinde bulundu.
Güney
Afrika ülkelerinde gerekli tedbirler alınmazsa 11 milyonun üzerinde
insan, açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Gıda yetersizliği ve
kurak sezon nedeniyle yiyecek fiyatları Malavi başta olmak üzere Güney
Afrika ülkelerinde gittikçe yükseliyor. 4,6 milyon Malavili bu yıl
açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Ülkenin en önemli yiyecek maddesi
olan mısır üretiminin dramatik bir şekilde düşmesi üzerine yiyecek
stokları kısa sürede tükenen aileler gıda ihtiyaçları için marketlere
bağımlı hale gelmiş durumdalar.
Tehlikenin
en yüksek olduğu ülkelerden biri olan Zimbabve’de ülkenin ihtiyacı olan
ürünün sadece üçte biri elde edilebildi. Resmi Herald gazetesinde
hükümetin mısır ve buğday ithal ettiği, fakat bunun da yeterli
olmadığı, 428 bin kişinin acil yardıma muhtaç olduğu bildiriliyor.
Zaten AIDS ve diğer hastalıklardan dolayı ülkede her beş çocuktan biri
yetim. Dünya Gıda Örgütü’ne göre Zambia’da 185 bin, Svaziland’da 227
bin, Lesotho’da 445 bin kişinin acil gıdaya ihtiyacı var.
Açlık
Erken Uyarı Sistemleri Ağı (FEWS NET) ülkelerin kullanılabilir
kaynaklarının çok yetersiz olduğunu açıkladı. Halbuki Güney Afrika
bölgesi zengin alüvyonlu toprakları çok fazla olan bir bölge. Zimbabve
bundan beş-altı yıl evvel bölgenin en fazla tarım ürünü ihraç eden
ülkelerinden biri idi. Aslında bölgedeki gıda sıkıntısının temel
sebebi, ülkelerin kendi kaynaklarını kendilerinin kullanamaması,
genetik müdahaleye uğramış tohumlar ve tarım konusunda yetersiz bilgi.
Afrika kıtasının en büyük petrol üreticisi Angola’dan çıkan petrolun
%98’i ABD’ye gidiyor. Namibya ve Bosvana’dan her yıl 3,000 ton et
Avrupa’ya gidiyor. Malavi’nin tarlalarında üretilen en güzel çay, tütün
ve kahve, İngiltere’ye gidiyor. Batı, müdahaleleriyle ve
yerel liderler eliyle Afrika’yı sömürmese, Afrika ülkelerinin gıda
sıkıntısı ve açlık tehlikesi büyük ölçüde aşılacak.
|