|
BALKANLAR: Kosova Güvensizliği Seçti |
|
|
|
|
Yazar Murat Yılmaz
|
İşsizliğin %30’ları aşması, belirsiz statü ve işgal gerçeğinin hala devam ediyor olması sebebiyle umduğunu bulamayan Kosovalıların seçime ilgisi düşüktü.
Balkanlarda Dayton Anlaşması (1995) sonrası dönemle ilgili oluşan iyimser hava Kosova Savaşı ile birlikte yok oldu. 1998’de başlayan ve 1,5 yıl süren savaş Kosova’yı bir kez daha dünya gündemine taşıdı. Savaş sonrası süreç ise adeta bir bilmece. BM Güvenlik Konseyi’nin 1244 sayılı kararı ile her ne kadar Sırbistan’ın bir parçası olarak görünse de, 2 milyonu aşan nüfusu ve bu nüfus içinde %90 gibi bir orana sahip olan Arnavut çoğunluğuyla Kosova, yeniden Sırplarla bir arada yaşamak istemiyor. Mart ayında Mitrovitsa’da 30’dan fazla insanın hayatını kaybettiği, Niş, Novi Sad ve Belgrat’ta cami ve medreselerin yakılmasına sebep olan İber Nehri olayları bu tezi bir kez daha belgeliyor aslında. İşte böyle bir ortamda, Kosova’da savaş sonrası ikinci parlamento seçimleri 23 Ekim Cumartesi günü yapıldı. İşsizliğin %30’ları aşması, belirsiz statü ve işgal gerçeğinin hala devam ediyor olması sebebiyle umduğunu bulamayan Kosovalıların seçime ilgisi düşüktü. 1.3 milyon kayıtlı seçmenin sadece 660 bini oy kullandı. Sırpların seçime katılıp katılmayacağı ise Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ile Başbakan Voyislav Kostunitsa arasında ciddi bir çekişmeye neden oldu. Sonuçta Kostunitsa ve Sırp radikallerin dediği oldu ve Kosovalı Sırplar seçime oldukça düşük düzeyde katıldılar. Seçimlerde 120 kişilik meclise girmek için 27 siyasi parti ve beş bağımsız aday yarıştı. Sandalyelerin 100’ü Arnavutlara, 10’u Sırplara diğer 10’u ise Boşnak, Türk, Mısırlı, Goralı, Çingene gibi diğer etnik gruplara ayrıldı. Önceki üç seçimde olduğu gibi Cumhurbaşkanı Rugova’nın Kosova Demokratik Birliği (LDK) %45.42, Eski Kosova Kurtuluş Ordusu (KKO) lideri Haşim Taçi’nin Kosova Demokrat Partisi (PDK) %28.9, yine eski KKO komutanlarından Ramuş Hayredinay’ın Kosova Refah İttifakı (AAK) %8.4’lük oy oranları ile sıralandılar. Bu sonuçlar bir önceki dönemdeki gibi koalisyon hükümeti anlamına geliyor. Kosova’nın nihai statüsünü belirlemek için seneye yapılacak olan görüşmelerin yeni seçilen kabine tarafından yürütülecek olması, Ekim seçimlerinin önemini daha da arttırıyor. Sırpların seçime düşük oranda katılmış olması ise, Solana’nın aksi yöndeki taleplerine rağmen, 2005’teki statü görüşmelerinde Sırp tarafıyla iplerin tamamen kopmasına neden olabilecek bir gelişme olarak görülebilir. |