DÜNYA GÜNDEMİ; KAFKASYA: Kafkas çocuklarını yiyip bitiren gizem PDF Yazdır E-posta
Yazar Fehim Taştekin   
Küçük Dinara okul koridorunda hissettiği bir kokunun ardından nefes alamayıp yere yığıldı. Kendine geldi gelmesine ama bir süre sonra boğazında şiddetli ağrılar hissetmeye başladı. Sonrasında da geçici bir hafıza kaybı yaşadı. Durduk yere çığlık atmaya başladı. Halüsinasyonlar arsız bir nöbet gibi gelip gitti. Bu sadece Dinara’nın hikayesi olsaydı mesele değildi belki. Ancak küçük kızın yakın ve uzak bütün arkadaşları, tamı tamına 93 çocuk, gizemli bir hastalığın pençesine düşmüştü. Dinara, Rus işgalinin nüfusunun dörtte birini, yani 250 bin ferdini yuttuğu, felaketlerin kanıksanıp katliamların sıradanlaştığı Çeçenya’nın şanssız evladı, talihsiz neslin bir halkası...

2005 sonunda Şelkovski’de öğrencilere bir hal oldu. Evlerine yorgun argın geliyorlardı, taş taşımış gibi. Yorgunluktur denilip üzerinde durulmadı. Ancak 16 Aralık 2005’te birkaç öğrencinin gözleri kararıp bir bir yere yığılmasıyla işin rengi değişti. Öğrenciler ardı ardına hastanelik oldu. Belirtiler aynıydı: nefes alamama, halüsinasyon, geçici hafıza kaybı ve çığlık atma. Resmi teşhis, savaş ve aşırı stres yüklü şartlara bağlı “kolektif histeri”ydi. Sağlık Bakanlığı’na göre, kimyasal ve radyasyon testlerinin sonucu zehirlenme çıkmadı. Ama kimsenin “resmi tanı”ya inanacak hali yoktu.
Çeçenya’da yalnızca insanlar öldürülmedi. Rus ordusu 1994’ten bu yana bütün kimyasallarını Kafkasya’nın bu güzel topraklarına kustu. Bölgede denenmeyen silah neredeyse kalmadı. Tarlalar, ormanlar, bitkisel örtü zehirlendi, ekolojik yapı tahrip edildi. Bir nesil, belki birkaç nesil, bu cehennemi soluyacak. Kimse, Rus resmi erkanından kalkıp da “Evet bu kirli savaşın bir sonucudur.” demesini beklemiyordu. Kremlin güdümlü Çeçen yönetimine bağlı Sağlık Bakanlığı’nın yetkilisi Sultan Alimhaçiyev bu duruma “Çocuklar bombardımanlara, okul ve evlerin yandığına şahit oluyor. Anne-babalarını, kardeşlerini ve komşularını kaybediyorlar. Zehirlenme değil psikoz hali var.” Diyerek yaşananlara bir izahat getirmeye kalkıştı. Direnişçi cephenin kuşkuları ise farklıydı: “Rus güçleri okullarda sinir gazı kullanıyor!”
Şelkovski’deki 2 Nolu Okul'un müdiresi Hazman Baçeyeva, hastalığın ilk ortaya çıkışıyla ilgili olarak şunları aktarmıştı: “Gerçek şu ki çocuklar tedaviye cevap vermiyor. Kimse kesin açıklama yapmıyor. O sabah çocuklar hastalanmadı. Teneffüse çıktıklarında sağlıklıydılar. Geri döndüklerinde yığıldılar.” Öğrencilerin yedisinin kanında etilen glikol çıkmıştı. Doktorlara göre ise kimyasal kirliliğin yüksek olduğu Çeçenya’da bu sonuç sürpriz değildi. Fakat bunun okul dışında görülmemesi de kafaları karıştırıyordu. Nitekim, Şelkovski bölge yöneticisi Ruslan Kokanayev, “Bu hastalık toplumsal strese dayanıyorsa neden okul dışında görülmüyor?” diye sormuştu. Okulda radyasyon kalıntısı bulunamazken velilerden Elim Nogamevzuyev kendi kafasında meseleyi çözmüştü: “Çok açık, bu kimyasal zehirlenme. Ruslar çocuklarımız üzerinde yeni kimyasal silahlar deniyor.” Diyordu. Hastanelerden taburcu edilen çocukların bir kısmı kısa bir süre sonra yeniden benzer semptomlar göstermeye başladı. Sonuç itibarıyla ne Çeçen ne de Rus doktorlar Çeçenya’daki illetin gizemini çözemedi ya da sırrın çözülmesi istenmedi. Bunu şimdilik bilen yok.
Çeçenya’yı meşgul eden bu hastalığın Şubat 2007’de Çeçen mültecilerin barındığı İnguşetya’ya, bu yıl da komşu cumhuriyet Karaçay-Çerkes’e sıçraması kafaları iyice karıştırdı. İnguş çocukların hali de Çeçen çocuklara benziyordu: nefes darlığı, bilinç kaybı, periyodik olarak hafıza ve görme kaybı, mide rahatsızlığı, ayak ve kollarda kasılma, bitkinlik.
Mart ayından beri de Karaçay-Çerkes’in Zelençuk bölgesindeki Dausuz kasabasında adı konulamayan bu illete yakalanan dokuz çocuk tedaviye yanıt vermiyor. Bu çocuklar da baş dönmesi, kusma, boyun ve sırt bölgesinde kasılmalardan mustarip. Dausuz Belediye Başkanı Robert Gerbekov’un ifadesine göre, kasabaya iki kez uzmanlar gelip incelemeler yaptı, incelemeler sonrasında ne radyasyon ne de başka bir tehlikeli madde bulundu. Yerel doktorlar işin içinden çıkamadı. Federaller geldi, komisyon kuruldu ama netice alınamadı.
Oysa, Rusya ve hükmettiği Kafkasya bölgesinde en sıkıntılı günlerin yaşandığı dönemde bile sağlık konusuna çok önem verilmekteydi. Kuşkusuz Rus devleti, bu gizemi çözebilecek teknik ve mali güce sahip. Ama bu yönde gösterilecek çaba, ortaya çıkacak gerçeğin kimin lehine kimin aleyhine olduğuna bağlı. Kimse 250 bin Çeçen evladını katletmekten geri durmamış bir gücün, birkaç yüz çocuğun çektiği acıyı önemsemesini beklemiyor.
 
< Önceki   Sonraki >
Değerli Okuyucularımız, Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında, güvenli bölge olarak bilinen Srebrenitsa’da 1995 yılında Sır...
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ilgili ortak politikalar üreterek Avrupa’ya yönelik göçleri kontrol altına almaya çalış...
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, Kosova’nın egemenlik ve bağımsızlığının tartışmalı durumunun devam ettiği anlamına geliyor....
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargılayıp hükümetten uzaklaştırmakta buldular....
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanlış siyasetler yüzünden Irak toplum dokusu bozulurken, etnik ve mezhebi öfke halkı par...
...
Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani durum, bir toplumun geleceğini ipotek altına almakta....
Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın üretim gücünü nasıl yok ettiğini anlamak açısından örnek bir vaka....
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanbul’da sivil toplum çalışmaları konusunda İHH ve diğer sivil toplum kuruluşları ile görü...
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden ayrıldığında işgal gücü askerlerince şehit edildi....
Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Sayı 45

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...


DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...