Deprecated: Function split() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php on line 1527
Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php:1527) in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/index.php on line 253
Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php:1527) in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/index.php on line 254
Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php:1527) in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/index.php on line 255
Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php:1527) in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/index.php on line 256
Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php:1527) in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/index.php on line 257
Deprecated: Function split() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/templates/dusuncegundem/index.php on line 3 Düsünce Gündem - Index - Sayı 48 Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Notice: Undefined index: 29 in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/templates/dusuncegundem/rt_splitmenu.php on line 155
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Index Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393 Düşünce Gündem Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393 Sayı 48
Sonuçlar 1 - 20 Toplam: 24
Göster # Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/sef.php on line 393
Deprecated: Function ereg() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/includes/joomla.php on line 3762
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 72
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 89
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 101
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 120
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 133 İHH İnsani Yardım Vakfı'nın
kuruluşu 1992-1995 yılları arasında devam eden ve büyük insani krizlerin yaşandığı Bosna
Savaşı'na dayanmaktadır. Yugoslavya'nın bir mozaiği olarak ifade edilebilecek
Bosna-Her-sek toprakları içerisinde Sırp ve Hırvat topluluklara karşı güç
simetrisinden uzak bir savaşa itilen Müslüman Boşnaklar, savaşın başından
sonuna kadar Türkiye halkını yanlarında görmüşler ve moral bulmuşlardır.
Geçtiğimiz dört yıl boyunca dünyadaki temel hak ve özgürlükler ile ilgili sorunları, yaşanan sosyal, siyasi ve ekonomik gelişmelerin toplum ve insan üzerindeki etkilerini akademisyenler, yazarlar, siyasetçiler ve bölgelerden konusunda uzman kişilerin kalemiyle sizlere sunmaya çalıştık. Dünyanın muhtelif yerlerindeki adaletsizliği teşhir etmek adına sosyal dejenerasyona ve insan hakları ihlallerine sebep olan konuları dosyalarımızda işlerken herkesin onurlu, eşit ve özgür olarak güvende yaşama hakkına sahip olması gerektiğini vurguladık. Dergimizde, insan onurunu önceleyen, tüm insanların saygı ile muamele görmeyi hak ettiği, güvende olduğu; sağlıklı gıda, konut ve su gibi temel ihtiyaçlarını karşılama imkanına sahip olduğu bir dünyanın var olması gerekliliğinin altını çizen röportaj ve iktibaslara yer verdik, arka kapağımızda farklı insan hayatlarından kesitler sunduk.
Prof. Dr. Mehmet Görmez (T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Bşk. Yrd.)
Balkanlarda İslam'ın geleceğini konuşabilmek için, bu topraklara İslam'ın nasıl ulaştığının ve İslam medeniyetinin buralarda nasıl inkişaf ettiğinin, adalet merkezli bir sistemin nasıl kurulduğunun tahlil edilmesi, dünyanın her tarafında insanların canhıraş bir şekilde kavga ettiği bir zamanda, farklı dinlerin, farklı kültürlerin, farklı medeniyetlerin birlikte adalet, barış ve huzur içerisinde nasıl yaşadıklarının çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Bugün birlikte yaşam üzerine söylevler veren herkesin Osmanlı'nın Balkanlardaki tecrübesinden haberdar olması gerekmektedir.
Sivil toplum örgütlerine de buradan çağrıda bulunmak istiyorum. Balkanların muhtelif yerlerinde kendisini Müslüman olarak tanımlayan, İslam'ın yoluna girmiş ancak hedefe ulaşmada zorlukları ve sıkıntıları olan, bizim yardımcı olamadığımız, Romanlar yoğun olarak yaşamaktadır. İslam'ın bu saf ve ümmi çocuklarına doğru bilgilerle yaklaşarak kendi tarihlerini, kendi kültürlerini anlatmak ve hatırlatmak için yoğun çabalara ihtiyaç vardır. Berlin'de, Vatikan'da, Paris'te kurulan Roman araştırmaları merkezlerinin bu insanları inançlarından koparmak için kiliselerle ortak çalışmaları vardır. Bugün bütün Balkanlarda İslam'ın geleceğini konuşurken İslam'ın bu saf ümmi çocuklarına da İslam'a ait olduklarını hatırlatacak güçlü seslere ihtiyaç vardır.Altı çizilmesi gereken bir diğer önemli husus da, İslam adına konuşanların bir standardı olması gerekliliğidir. Bizler dünyanın her yerinde bu standardı yükseltmek durumundayız. Yine, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak biz, hem Balkanlardaki hem de Orta Asya'daki dini kurumlarla yaptığımız iş birliklerinde daima eşit kardeşler ilkesi ile hareket etmeyi prensip edindik. Bundan da asla vazgeçmeyeceğiz. Son olarak Balkanlarda güçlü dinfl kurum ve dirayetli dini liderler olmalı ve kendi ülkelerindeki Müslümanları birlik beraberlik içinde bütün güçleriyle temsil etmelidirler. Ayrıca gelecekteki birlikteliğin içinde hiyerarşik yapılanma oluşmasına dair herhangi bir ihtimalin de dışlanması gerekmektedir.
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 72
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 89
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 101
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 120
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 133
DR. MUSTAFA ÇERİÇ
BOSNA HERSEK BAŞMÜFTÜSÜ
İslam'm Avrupa'ya gelişi Hristiyanlığm ve Museviliğinki kadar doğal ve Avrupa tarihi ve kültürü için önemli olmuştur. Açıktır ki, Allah'ın elçilerinin hiçbirisi Avrupa kökenli değildir. Bu sebeple hiç kimsenin bu topraklar üzerinde kendi inancının orijinalliği açısından öncelik iddia etmeye hakkı yoktur. Bununla beraber herkesin, seleflerinin geçmişte bu üç İbrahimi dinden herhangi birisini seçme özgürlüğü olduğunu söylemeye hakkı vardır. Asıl mesele bu üç İbrahimi dinin Avrupa'ya ait olduğunu ve bundan ötürü Avrupa'nın, onlara kendisininmiş gibi davranmaya ne hakkı ne de bir zorunluluğu bulunduğunu ortaya koymaktır. Avrupa'da hiç kimse kendisini hayaletmiş gibi hissetmemelidir. Burada hepimiz şu veya bu şekilde ev sahibiyiz.
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 72
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 89
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 101
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 120
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 133
SELİM MUÇA
ARNAVUTLUK DİYANET İŞLERİ
BAŞKANI
Arnavutluk, coğrafi olarak güneydoğu Avrupa kıtasına ait olup Balkanların batısında yer alır. Karadağ, Kosova, Makedonya ve Yunanistan olmak üzere dört ülke ile komşudur. Batısında ise Adriyatik ve İyon Denizi vardır. 4,3 milyon nüfusu olan Arna-vutluk'un %70'i Müslüman, %20'si Ortodoks ve %10'u Katolik'tir.
Arnavutluk'a İslam'ın girişi Osmanlı öncesine kadar uzanan eski bir geçmişe sahiptir. Ancak burada belirtmeliyiz ki, Arnavutluk'ta İslam dininin Osmanlı öncesine ilişkin durumu hakkında elimizde çok az veri bulunmaktadır. Bunun nedeni genel olarak Orta Çağ Arnavutluk tarihinin yeteri kadar aydınlatılamamış olmasıdır.
Müslüman tarihçi İdrisi ve onun kılavuzu İbn-i Kalkali'nin ifade ettiğine göre, tarihi antik çağlara kadar uzanan Vlora, Durrus, Himara gibi sahil şehirlerinde tarım ve ziraatın gelişmesinde Müslümanların katkısı hayli fazladır.
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 72
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 89
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 101
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 120
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 133
SÜLEYMAN
RECEBİ
MAKEDONYA
İSLAM BİRLİĞİ BAŞKANI - REİSUL ULEMA
Kısa Tarihçe
Osmanlı hâkimiyeti döneminde, bu topraklarda Müslümanların dini yaşayışı doğrudan doğruya İstanbul'da bulunan Şeyhülislamlık makamı tarafından idare ediliyordu. Fakat Balkan savaşlarından sonra ve özellikle I. Dünya Savaşından sonra, bu topraklarda Müslümanların dini yaşayışı, Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da merkezi bulunan dini idare tarafından organize edilmeye başlandı. Makedonya İslam Birliği, hem Krallık Yugoslavya'sında hem de Sosyalist Federatif Yugoslavya döneminde Saraybosna'daki İslam Birliği Riyaseti'nin bir bölümü olarak faaliyet gösterdi.
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 72
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 89
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 101
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 120
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /www/htdocs/v265947/dusuncegundem/mambots/content/mosemailcloak.php on line 133
HACI MUSTAFA ALİŞ
BULGARİSTAN BAŞMÜFTÜSÜ
Bulgaristan Müslümanları, Osmanlı'nın ardından Balkanlarda yetim kalan ilk Müslüman topluluklardandır. 1878 yılında Osmanlı'nın çekilişinden sonra Bulgaristan'da kalan Müslüman-Türk varlığının korunmasında İslam dini çok büyük rol oynamıştır. Öte yandan Müslüman olan Türkler, Pomaklar ve Romanlar arasından dini kimliğini kaybedenler ülkedeki çoğunluk tarafından ilk fırsatta eritilmiştir.
MUAMMER ZUKORLİÇ
SIRBİSTAN İSLAM TOPLUMU BAŞMÜFTÜSÜ
Balkanlarda yaşayan Müslümanlar, Avrupa'yı kültürel açıdan daha zengin kılan bir özelliği temsil etmektedirler. Avrupa'yı Hristiyan milletlerin yurdu olarak görenler için, son birkaç yüzyılda maruz bırakıldıkları onca şeye rağmen Balkanlarda yaşayan Müslümanların yerli bir millet olarak hâlâ var oldukları gerçeği, çözüm bulamadıkları bir sorundur. Osmanlı Devleti'nin çöküşünden sonra Balkan Müslümanları, tıpkı korunmasız yetimler gibi, sürekli olarak soykırıma, zulme maruz kalmışlar ve özellikle azınlıkta oldukları ülkelerde insani haklarından önemli ölçüde mahrum bırakılmışlardır. Tüm bunların sebebi ise, dini vasıfları ve 500 yıllık bir Osmanlı geçmişinden dolayı bir intikam hedefi olarak haksız yere miras aldıkları sözüm ona Türk işgalidir. Balkan Müslümanlarının uğradığı zulümlerin en şiddetlisi, Boşnaklara emsalsiz bir soykırımın uygulandığı Srebrenitsa'da yaşanmıştır. Sırp Çetniklerin lideri General Ratko Mladiç bunu şöyle itiraf etmiştir: "Bu, Türklerden aldığımız bir intikamdır." Bu düşmanlığın bir göstergesi de, Balkan Müslümanlarının bugün kendi ülkelerinde çok fazla göç etmeye zorlanmalarıdır.
ŞEVKO ÖMERBASİÇ
HIRVATİSTAN İSLAM MEŞİHATI BAŞKANI
Balkanlarda birbirinden farklı Müslüman halklar
çok uzun yıllardır bir arada yaşamaktadır. Hırvatistan Müslümanları da bu halklardan biridir. İslam dini Hırvatistan'a Osmanlı'dan önce gelmiştir. Hırvatistan'daki Müslümanlara İsmaili ve Kaliziye deniyordu.
Maalesef, onlardan bugüne hiçbir eser kalmamıştır. Macaristan'ın baskıları nedeniyle bu Müslümanların çoğu Bosna'ya göç etmiş ve bir kısmı da dinlerini değiştirmeye zorlanmıştır. İspanyalı Müslüman yazar Ebu Hamid el-Ende-lusi, 12. asırda bu bölgeyi ziyaret ettiğinde İsmaililerin neredeyse İslam dinini unutmuş olduklarını ve sadece evlerinde birkaç tane İslami sembol kaldığını yazıyor. Kalizi-ler hakkında ise onların Mağripli olduklarını, İslami bağlılıklarını koruduklarını ve iyi savaşçılar olduklarını, Macaristan krallarının onları savaşa götürdüklerini haber veriyor.
RIFAT FEYZİÇ
KARADAĞ İSLAM BİRLİĞİ MEŞİHATI BAŞKANI
Güneydoğu Avrupa, yani Balkan Müslümanları, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan çeşitlilik arz eder. Buradaki Müslümanlar ekseriyetle süreç içerisinde İslam'ı kabul eden yerli halklardır. Arnavutlar, Boşnaklar, Torbeşler, Go-ranlar, Pomaklar ve Türkler bu çeşitliliğin parçasıdır ve bu halkların dilleri Arnavutça, Türkçe, Romence ve Bulgarcadır. Arnavut ve Boşnaklar, Balkan Müslümanlarının çoğunluğunu oluşturan en büyük etnik gruplardır.
İBRAHİM ŞERİF
BATI TRAKYA GÜMÜLCİNE SEÇİLMİŞ MÜFTÜSÜ
Batı Trakya, Yunanistan'ın kuzey bölgesini teşkil eden,
sınırları 1923 Lozan Anlaşmasıyla belirlenen, Evros (Evros), Rodop (Rodopi) ve İskeçe (Ksanthi) illerinden oluşan, 8578 km2 yüz ölçümüne sahip bir bölgedir. Rodop ili, azınlığın %60 ile en yoğun yaşadığı ildir. %47 ile İskeçe ikinci sırayı alırken Evros ili %7 ile son sırada bulunmaktadır.
Demir Perde'nin çöküşünden sonra Avrupa Birliğinin
Balkanlar üzerindeki etkisi daha da belirginleşmiştir. Gelgelelim bu etki devletten devlete, ulustan ulusa farklılık göstermektedir. Siyasi ve ekonomik etki, Romanya ve Bulgaristan'ın 2007'de AB bünyesine katılmasıyla birlikte zirveye ulaşmıştır. Ancak her iki devlete de milyarlarca avro aktarılmasına rağmen, özellikle yolsuzluk ve organize suçla mücadelede buralarda Avrupa standartları yeterince yay-gınlaştırılamamıştır. Öyle ki, bu nedenle AB, 2008 yılında Bulgaristan'a ayırdığı fonların bir kısmını dondurmuştur.
Bugün Avrupa'da Müslümanları meşgul eden ve zora
sokan durumlar nelerdir? Bu soru, beraberinde "Müslümanlar gelecekte 'Hristiyan' AB'de ne ile karşılaşacaklar?" sorusu ile birlikte mütalaa edilmelidir. Asırlar boyunca kimliklerini koruma mücadelesi vermiş olan Müslümanları bekleyen zorluklar nelerdir? İslam'ın Avrupa'da karşılaştığı zorluklar nelerdir? Hakaretamiz saldırılar ve asimilasyon taktikleri karşısında İslami kimliğini muhafaza eden dünyanın bu kesiminde yaşayan Müslümanlar, 90'lardan sonra tüm dünyayı etkileyen yeni toplumsal düzenin getirisi olan zorluklarla yüzleşmek mecburiyetinde bırakıldılar. Şüphe yok ki, en büyük ve en şiddetli tepkileri alan inançlardan birisi İslam dini olmuştur ve böyle olmaya da devam etmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından İslam
dünyasında meydana gelen parçalanma ve bölünme, Balkanlarda çoğunluğu Müslüman olan yalnızca iki devletin, Arnavutluk ve Bosna'nın ortaya çıkmasına sebep oldu. Ancak ne var ki bu bölgelerde yaşayan insanlar genellikle azınlık ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüler. Yaşanan iki dünya savaşı sırasında düşmanlarından işkence, zulüm görmelerinin ve katledilmelerinin yanı sıra bu halklar ya sürgüne ya da asimilasyona maruz bırakılarak kendi dinlerini terk etmeye zorlandılar. Ardından komünist sistemin bölge ülkelerinde hâkim olmasıyla birlikte mevcut yönetimler din özürlüğünü kaldırarak bu ülkeleri tanrı tanımaz ilan ettiler. Varşova Paktı'nın dağılmasıyla birlikte yabancı güçlerin Bosna ve Arnavutluk'a girmelerinin akabinde ise pek çok misyoner örgüt buralara geldi. Bu örgütler beraberlerinde vahşeti de getirerek ekonomik altyapıya zarar verdiler ve bu ülkelerin Avrupa'nın en fakir ülkeleri hâline gelmelerine neden oldular.
Avrupa'daki komünist sistemin çöküşü, kıtanın 1808'den bu yana, Türkçe kökenli bir sözcük olan "Balkanlar" ile anılagelen- güneydoğusunda, "beklenmedik" milliyetçi bir uyanış ve hareketliliği beraberinde getirdi. Bu durum, "ulusal sorunların, nesiller boyunca bölgedeki istikrarın başının belası olduğu" zehabına neden oldu ve bu bölge halklarının düşmanlıkları, zihniyetleri ve toplumsal karakterlerinin, Balkanlardaki trajik olayların ana sebebi olarak algılanması eğilimini arttırdı.
Osmanlı Devleti, Orhan Bey zamanında Gelibo-
lu'daki Çimpe Kalesi'nin alınıp Rumeli'ye adım atılmasından sonra 17. asra kadar sürekli fetihlerle büyümüştü. Bu büyüme esnasında Anadolu'daki Türk nüfusun önemli bir kısmı da Balkanlara yerleştirildi. Fakat bu büyüme, ilk defa 1689'da Üsküp gibi Türk ve Müslüman nüfusun yoğunlukta olduğu bir şehrin yakılıp halkının göçmen durumuna düşmesiyle durdu ve Balkanlardan Anadolu'ya doğru bir göç süreci de böylece başlamış oldu. 300 yıldır yaşanan göçün en önemli sebepleri arasında Türk ve Müslüman unsurlara karşı yöneltilen akla hayale gelmeyecek mezalimler, dini baskı ve zulümler ve bölge Hristiyanlarının göç edecek muhacirlerin mal,mülk, çiftlik, tarla, hayvan kısaca her şeylerine sahip çıkma isteği sayılabilir.
Balkanlar onlarca yıldır sonu gelmeyen mücadelelerle karşı
karşıyadır ve bölgede, AB sınırları içinde ve hatta daha da geniş coğrafi alanlarda istikrar sağlanamamaktadır. Balkanları özel kılan husus, Balkan ülkelerinin iç içe geçmiş kültürleridir. AB, Yugoslavya'nın yıkılışından sonra yeni kurulan ülkelere sürekli olarak Roman Katolik kültürünü dayatmaya çalışmış, Slovenya ve Hırvatistan'da tam bir nüfuza sahip olmuş ve bu durumu Bosna-Hersek'e ve özellikle Kosova ve Arnavutluk'taki Arnavut halklara da yaymak istemiştir. Rusya ise Sırbistan, Karadağ ve Makedonya gibi ülkelerde Slav-Ortodoks kimliğini kullanarak bu ülkeler yoluyla sıcak denizlere inmeyi hedeflemektedir. Ancak bunun için yeterli askeri gücü olmayan Rusya, bu ülkelerde, bilhassa Sırbistan ve Karadağ'da şüpheli ekonomik yatırımlarıyla nüfuz edinmeye çalışarak bu açığı kapatmaya çalışmaktadır.
Balkanlardaki Müslümanlar açısından 20. yüzyılın son
10 yılı, 19. yüzyılın son çeyreği gibidir. Bu dönemde devletler parçalanmış, Müslümanlar yerlerinden sürülmüş ve kimliklerinin sembolleri sistematik bir şekilde yok edilmiş; Balkanlarda yeni diasporalar ortaya çıkmış ve uluslararası örgütler, Avrupa'nın güneydoğusuna insani yardım ve araştırma komisyonları göndermiştir. Balkan Müslümanlarının durumunun, 1860 Mekke'sindeki hacılar arasında en çok tartışılan konulardan birisi olması gibi, 20. yüzyılın son çeyreğinde Bosna-Hersek, Kosova gibi sözcükler de İslam dünyasının en uzak noktalarındaki topraklarda kullanılan günlük dilin bir parçası olmuştur. Bu meyanda, Roy Gutman'ın 1992'de Boşnaklara karşı yapılan soykırıma tanıklığını anlatan raporu, Leon Troçki'nin 1912-1913 yıllarındaki Balkan muharebe alanlarıyla ilgili raporlarıyla mukayese edilebilir (Fikret Karciç, 2001).
Milliyetçi anlayış çerçevesinde etnik veya kültürel kim' likle ilgili meselelerin dünya çapında yaygınlık kazanmış bir ideoloji veya siyasi bir oluşum olarak -meydana çıkışını, bilimsel inceliklere riayet ve özel dikkat göstererek derinlemesine analiz etmek gerekmektedir.
Milliyetçilik kavramı, en yaygın şekliyle kendini Balkanlarda bulur. Fransız İhtilali sonrası iyice yaygınlaşan milliyetçi hareketlenmeler büyük devletlerin çözülme süreçlerini hızlandırırken dönemin Osmanlı Devletinin özellikle Balkan toprakları içerisindeki farklı etnik ve dini unsurları bugün de devam eden mücadeleler içerisine girmişlerdir. Milliyetçilik, İslam dünyasında siyasal çözülme ve dağılmalara sebebiyet vermiştir. Toplumumuzun zehirlenmesi de bu ulus devlet sürecinde meydana gelmiştir. Yönetici ve yönetim sorunlarıyla Balkanlardaki kültürel ve siyasi ahenk yok olmuş, ekonomik denge bozulmuş, bu da özellikle Müslüman toplulukların gelişmesinin önünü kesmiştir.
SÜLEYMAN BAKİ
MAKEDONYA TÜRK SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BİRLİĞİ (MATÜSİTEB) BAŞKANI
Osmanlı, Anadolu'da kurulan fakat Balkanlarda neşv-ü nema bulan bir devletti. Yani, Osmanlı bir Balkan devletiydi aslında. Osmanlı'nın kültürünü, vakıf anlayışını, imar ve iskân faaliyetlerini, sanatını, insanları beraberce barış içinde bir araya getirebilme anlayışını, idari başarısını vb. konuları öğrenmek istiyorsak Balkanlara göz atmamız gerekir. Özellikle Osmanlı'nın vakıf anlayışı ve uygulaması, yeniden üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
Osmanlı'nın 1389'dan itibaren Balkanlara yerleşmesi ile bölgede hem Türk-İslam kültürünün oluşmasına hem de mevcut kültürün muhafazasına dikkat edilmiştir. Osmanlı âdeta Balkanlara vakıf kültürünü yerleştirmiştir. 1912 yılında tüm Balkanlardan çekilmek zorunda kalan Osmanlı'nın ardından öksüz kalan bölge Müslümanları, bugüne kadar kendilerine miras kalan vakıf anlayışını sürdürme gayreti içerisinde olmuşlardır.