Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 23

Güney Asya: Pakistan'ın Beluçistan sorunu: İkinci bir Darfur mu? PDF Yazdır E-posta
Yazar Mahmut Osmanoğlu   
Beluçistan meselesi Pakistan için yeni bir mesele değildir. Önde gelen Beluç liderlerden Nevap Ekber Bugti’nin Pakistan askeri birlikleri tarafından geçtiğimiz ay gizlendiği dağ sığınağında öldürülmesinin ardından uluslararası medyada daha geniş olarak gündeme gelmeye başlamıştır.

 

İngilizler 1947’de alt kıtayı terk ettiğinde “iki millet teorisi” uyarınca, Hinduların çoğunlukta olduğu Hindistan ve Müslümanların çoğunlukta olduğu Pakistan olmak üzere, bölgede din tabanlı olarak iki devlet oluştu. Bu iki ülkenin uluslararası ilişkilerini ise daha çok “Keşmir Sorunu” şekillendirdi; Pakistan ve Hindistan bu yüzden üç kere savaşa tutuştular.

Pakistan, Pencabiler, Beluçiler, Patanlar, Sindiler ve Bengalilerden oluşan Müslüman unsurları “Birlik” çatısı altında Doğu ve Batı Pakistan olarak bünyesinde toplamıştı. Bu yapı iç politikada yapılan hatalar sonucu 1971’de Bangladeş’in ayrılmasına kadar sürdü. Bengaliler kanlı bir mücadele sonunda Pakistan’dan ayrılıp bağımsız oldular.

Bengalilerin ayrılmasından sonra, Batı Pakistan’da etnik unsur olarak Pencabiler, Beluçiler, Patanlar, ve Sindiler kaldılar. Başlangıçtan itibaren Pakistan’ın oluşumuna muhalefet eden Patan ve Beluç unsurlar, bu muhalefetlerini günümüze kadar sürdüler.

Pakistan federal yapısı içinde en fazla yüzölçümüne ancak en az nüfusa sahip Beluçistan, ismini bu bölgede yaşayan ve “Beluç“ olarak nitelendirilen etnik gruptan alır. Beluçların kökenleri ile ilgili en geçerli teori, bu halkın akrabaları Kürtler ile birlikte M.Ö. 1500’lü yıllarda Suriye Halep civarından dalgalar halinde şu anki bulundukları coğrafyaya göç etmiş olduklarıdır. Kaderin bir cilvesi olsa gerektir, aynen yaşadığı bölgeler çeşitli ülkeler tarafından paylaşılan ve bağımsız bir devlet kuramayan Kürtler gibi, Beluçların yaşaya geldikleri hali hazırdaki topraklar da bugün Afganistan, İran ve Pakistan sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Aslında, Beluçistan meselesi Pakistan için yeni bir mesele değildir. Önde gelen Beluç liderlerden Nevap Ekber Bugti’nin Pakistan askeri birlikleri tarafından geçtiğimiz ay gizlendiği dağ sığınağında öldürülmesinin ardından uluslararası medyada daha geniş olarak gündeme gelmeye başlamıştır. 2003 yılından bu tarafa özellikle “Beluçistan Kurtuluş Ordusu” tarafından düzenlenen eylemlere karşılık Pakistan’ın sert askeri müdahaleleri ortamı iyice gerginleştirmeye yetmiştir. Beluçların Pakistan’a karşı isyanları Pakistan’ın kuruluşundan bu tarafa aralarla ama sürekli devam ede gelmiştir. 2003 yılına kadar Beluçlar başarısızlıkla sonuçlanan dört isyan girişiminde bulunmuşlardır.

Son Beluç ayaklanmasının nedenlerini iç ve dış etkenlerle izah etmemiz mümkündür. Bir yerde iç etkenler dış etkenler için katalizör vazifesi görmektedir. İç nedenleri sıralamak gerekirse, Beluçların her ne pahasına olursa olsun bağımsızlık idealinden vazgeçmemeleri ilk sırada gelir. Bunun yanında, sosyoekonomik nedenler de vardır: ülkenin tabi kaynaklar bakımından özellikle gaz yönünden zengin bu bölgesi, az gelişmişlikten ve tabi kaynaklarının Pakistan tarafından sömürülmesinden şikayet etmekte ve ulusal paydan haklarına düşeni alamadıklarını belirtmektedir. Yine, bölgede yapılan büyük projelerden Beluçların istifade edememeleri de önemli bir sebep olarak gündeme getirilmektedir.

Dış etkenler ile ilgili olarak Beluçistan’ın jeo-stratejik yapısı önem kazanmaktadır. Bu bölge ayrı bir “Bağımsız Beluçistan” devleti olarak, Soğuk Savaş’ın hakim olduğu “İki Kutuplu Dünya” döneminde de gündeme getirilmiş ve SSCB’nin Beluçistan üzerinden “Sıcak Sular”a ulaşacağı projeleri tartışılmıştır. Dış etken olarak en önemli faktör Hindistan’dır. Pakistan Hükümeti taraftarı bazı Beluç kaynaklar Hindistan’ın Beluçistan’da patlayan her bombaya yaklaşık 12 bin ABD doları verdiklerini iddia etmektedirler. Hindistan ve Pakistan hükümetleri, sık sık birbirlerini içişlerine karışmakla ve istikrarsızlığı tetiklemekle suçlamaktadırlar.

Bunun yanında ABD ve bölge ülkelerini de bu çatışmada gizli taraf olarak görmek şaşırtıcı değildir. Beluç lider Nevap Ekber Bugti’nin öldürüldüğü sırada, ABD’li bazı “Think-Tank” kuruluşları tarafından hazırlanan ve bir Amerikan askeri dergisinde yayımlanan bir haritanın medyada gündeme gelmesi tesadüf değildir. Bu haritada mevcut İslam ülkeleri parçalara bölünmüş ve Beluçistan da “Özgür Beluçistan” olarak Pakistan’dan ayrılmış gösterilmektedir. Bazı çevreler Nevap Ekber Bugti’nin öldürülmesini bu planın icraya konulmasının başlangıcı olarak görmektedirler.

ABD bağlantılı bazı bölge ülkeleri de, Pakistan Devleti’ni şok edebilecek kadar yakından Beluçistan konusuyla ilgilenmektedirler. Diğer taraftan, son günlerde Usame bin Ladin’in Beluçistan’da olduğu iddialarını da bu gelişmelerden ayrı okumamak gerekir. ABD bu konuyu bahane ederek Pakistan’a “sıcak takip” için her halükarda asker yollamak istemekte, Pakistan ise buna karşı çıkmaktadır. Yine, Pakistan Devlet Başkanı Perviz Müşerref’in, 11 Eylül sonrası dönemde Pakistan’ın ABD tarafından “Ya işbirliği yaparsınız veya bombalanmaya, taş devrine dönmeye hazırlanırsınız.” şeklinde tehdit edildiğini açıklamasının bu döneme gelmesi de manidardır.

Son dönemlerde Pakistan-ABD ilişkilerinin gerilemesi ve Pakistan’ın muhalefetine rağmen Başkan Bush’un Usame bin Ladin ve Eymen Elzevahiri’nin Beluçistan’da saklandığı iddialarından hareketle “sıcak takip” için Beluçistan’a asker sokmaya çalışması, “İkinci bir Darfur mu oluşturulmaya çalışılıyor?” sorusunu akıllara getirmektedir.

 

Sayı 45

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...


Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....