Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 22

Avrupa: Uyum Zirvesinin düşündürdükleri PDF Yazdır E-posta
Yazar Haşim Koç   
Alman toplumu göçmenlere karşı izlediği sert tavrını, devletin değişen siyaseti ölçeğinde ne kadar değiştirebilecek?

14 Temmuz’da Almanya’da gerçekleşen Uyum Zirvesi (Integrationsgipfel) Almanya’nın kanayan yarası olan göçmen sorununa dair atmayı düşündüğü somut adımların göstergesi olarak değerlendirildi. AGİT tarafından hazırlanıp Haziran ayında yayımlanan uluslararası göç raporunda Almanya’nın göçmenlerle ilgili tavır hususunda alt sıralarda yer alması Alman Hükümeti’ni harekete geçirdi. Bu raporun üzerine öncelikle parlamentoda “Almanya göç alan bir ülkedir” yasasını çıkaran koalisyon hükümeti, hemen akabinde Uyum Zirvesi’ni düzenleyerek, Almanya’nın AGİT raporu ile sarsılan imajını düzeltmeyi amaçlamıştır.

Zirvede Başbakan Merkel’in de üzerinde durduğu gibi, Almanya’da yaşayanların üçte birinin göçmen olması Almanya’nın yadsıyamayacağı bir gerçek. Üçte birini göçmenlerin oluşturduğu 86 katılımcı, göç hususunda görüş alışverişinde bulunma olanağı buldu. Merkel’in tarihi bir buluşma olarak nitelendirdiği zirvede dil eğitimi ve iş pazarındaki dağılımın önemi hususunda uzlaşıldı. Almanya’da dil noktasındaki en büyük sorun, ilkokuldan önce Almanca’yı yeterli seviyede öğrenemeyen göçmen çocukların okulda başarısız olmalarıdır. Bu durum çocukların sonraki eğitim hayatlarını da etkilemekte ve iyi bir eğitim elde etmelerinin önündeki en büyük engeli teşkil etmektedir. Anaokullarında göçmen kökenli çocuklara yoğun dil eğitimi vermek, aileleri de bu sürece dahil edebilmek gibi öneriler dil sorununun aşılmasını sağlayacak öneriler olarak zirvede gündeme getirildi.

Uyum Zirvesi, Almanya’nın göçmen politikasını değiştirme isteğinin ilanı olarak yorumlanabilir. Buna göre kendisini evinde hissetmek isteyen göçmenlere bu imkan sağlanacak. Göçmenlerin toplumu değiştirme potansiyelleri tanınacak ve buna her zaman açık kapı bırakılacak. Öte yandan göç edilen toplumun kurallarının göçmenler tarafından kabul edilmesi de gerekli. Merkel’in zirvenin toplanmış olmasından duyduğu mutluluğu belirttikten sonra ifade ettikleri, aslında Almanya’nın yeni göçmen politikasına dair merakımızı haklı çıkarıyor: “Aslında hiç açık olmadığımız halde çoğu zaman farklılıklara açık olduğumuzu düşünürüz.” Bu sözü yeni göç siyasetine uyguladığımızda, şu soruyu sorabiliriz: Bakalım Alman toplumu göçmenlere karşı izlediği sert tavrını, devletin değişen siyaseti ölçeğinde ne kadar değiştirebilecek?

 

 

Sayı 45

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...