|
Avrupa: Uyum Zirvesinin düşündürdükleri |
|
|
|
|
Yazar Haşim Koç
|
Alman toplumu göçmenlere karşı izlediği sert tavrını, devletin değişen siyaseti ölçeğinde ne kadar değiştirebilecek?
14 Temmuz’da Almanya’da gerçekleşen Uyum Zirvesi (Integrationsgipfel)
Almanya’nın kanayan yarası olan göçmen sorununa dair atmayı düşündüğü
somut adımların göstergesi olarak değerlendirildi. AGİT tarafından
hazırlanıp Haziran ayında yayımlanan uluslararası göç raporunda
Almanya’nın göçmenlerle ilgili tavır hususunda alt sıralarda yer alması
Alman Hükümeti’ni harekete geçirdi. Bu raporun üzerine öncelikle
parlamentoda “Almanya göç alan bir ülkedir” yasasını çıkaran koalisyon
hükümeti, hemen akabinde Uyum Zirvesi’ni düzenleyerek, Almanya’nın AGİT
raporu ile sarsılan imajını düzeltmeyi amaçlamıştır.
Zirvede Başbakan Merkel’in de üzerinde durduğu gibi, Almanya’da
yaşayanların üçte birinin göçmen olması Almanya’nın yadsıyamayacağı bir
gerçek. Üçte birini göçmenlerin oluşturduğu 86 katılımcı, göç hususunda
görüş alışverişinde bulunma olanağı buldu. Merkel’in tarihi bir buluşma
olarak nitelendirdiği zirvede dil eğitimi ve iş pazarındaki dağılımın
önemi hususunda uzlaşıldı. Almanya’da dil noktasındaki en büyük sorun,
ilkokuldan önce Almanca’yı yeterli seviyede öğrenemeyen göçmen
çocukların okulda başarısız olmalarıdır. Bu durum çocukların sonraki
eğitim hayatlarını da etkilemekte ve iyi bir eğitim elde etmelerinin
önündeki en büyük engeli teşkil etmektedir. Anaokullarında göçmen
kökenli çocuklara yoğun dil eğitimi vermek, aileleri de bu sürece dahil
edebilmek gibi öneriler dil sorununun aşılmasını sağlayacak öneriler
olarak zirvede gündeme getirildi.
Uyum Zirvesi, Almanya’nın göçmen politikasını değiştirme isteğinin
ilanı olarak yorumlanabilir. Buna göre kendisini evinde hissetmek
isteyen göçmenlere bu imkan sağlanacak. Göçmenlerin toplumu değiştirme
potansiyelleri tanınacak ve buna her zaman açık kapı bırakılacak. Öte
yandan göç edilen toplumun kurallarının göçmenler tarafından kabul
edilmesi de gerekli. Merkel’in zirvenin toplanmış olmasından duyduğu
mutluluğu belirttikten sonra ifade ettikleri, aslında Almanya’nın yeni
göçmen politikasına dair merakımızı haklı çıkarıyor: “Aslında hiç açık
olmadığımız halde çoğu zaman farklılıklara açık olduğumuzu düşünürüz.”
Bu sözü yeni göç siyasetine uyguladığımızda, şu soruyu sorabiliriz:
Bakalım Alman toplumu göçmenlere karşı izlediği sert tavrını, devletin
değişen siyaseti ölçeğinde ne kadar değiştirebilecek?
|
|
Sayı 45
Kısa kısa Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyorHer yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir.... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...
|