Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 22

Balkanlar: Toplu mezarlar katliamı belgeleyen birer dram PDF Yazdır E-posta
Yazar Şevket Öztürk   
Bulunan toplu mezarlar Sırpların işlediği insanlık suçunu belgelerken, Bosna Hersek’e bağımsızlığını kazandıran, Bosna’nın efsanevi lideri Aliya İzzetbegoviç de ebedi istiratgahında rahat bırakılmıyor.

İnsanlığa yakışmayan bir katliamla tarihe adlarını yazdıran Sırpların gerçekleştirdikleri soykırımın ne kadar büyük bir vahşet olduğunu gösteren bir toplu mezar daha ortaya çıkarıldı. Bosna’nın doğu kesiminde yer alan Kamenika kasabasında bulunan toplu mezarda şimdiye kadar 133 iskelet ve 900’den fazla ceset parçası ortaya çıkarıldı. Yetkililer bu rakamın daha da artacağını belirtiyor. Bu, Bosna Hersek’te bugüne kadar açılan toplu mezarların en büyüğü. Bundan önceki en büyük mezar Zvornik’in kuzeydoğusunda bulunmuş, bu mezardan da 629 ceset çıkartılmıştı.

20. yüzyılda, Avrupa’nın ortasında, dünya barışını sağlamak ve korumak için kurulan BM ve NATO’nun sözde güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa’da bütün dünyanın gözleri önünde bir katliam gerçekleştirildi. Bir hafta içinde 10 binin üzerinde masum insan katledildi. Sırplar tarafından yapılan bu soykırımda, Boşnak erkekler, kadın ve çocuklardan ayrılarak toplu şekilde kurşuna dizilmiş ve cesetleri açılan çukurlara gömülmüştü.

Srebrenitsa Katliamı bugün 11. yılında ve bölgede hala toplu mezarlar ortaya çıkarılıyor. Savaştan sonra yapılan çalışmalar sonucunda şimdiye kadar 400’e yakın toplu mezar bulundu; 4000’e yakını tek mezarlardan olmak üzere 20 bin ceset çıkarıldı. Çıkarılan bu cesetlerin kimlikleri yapılan DNA testleriyle saptanmaya çalışılmaktadır. 11 bin cesedin kimlikleri saptanmış ve cesetler hak ettikleri şekilde defnedilmiştir.

Srebrenitsa’da yakınlarını kaybedenler acılarının biraz olsun dinmesi için Sırp General Ratko Mladiç ve Bosnalı Sırp lider Radovan Karadziç’in bir an önce yakalanıp hak ettikleri cezayı almasını istiyorlar.

Bulunan toplu mezarlar Sırpların işlediği insanlık suçunu belgelerken, Bosna Hersek’e bağımsızlığını kazandıran, Bosna’nın efsanevi lideri Aliya İzzetbegoviç de ebedi istiratgahında rahat bırakılmıyor. 11 Ağustos’ta merhum İzzetbegoviç’in Kovaçi Şehitliği’ndeki mezarı haince bir bombalamayla hasar gördü. Bosnalıların manevi liderlerinin mezarına yapılan çirkin saldırıyla amaçlanan, Bosna’yı kargaşaya sürükleyip 12 yıl önce yarım kalan emelleri gerçekleştirmektir.

Aliya İzzetbegoviç, vasiyetinde belirttiği gibi şehitlerin yanına defnedildi. Kendisi, Bosna halkının sosyal ve siyasal güvencesi ve yürekten bağlı olduğu lideriydi. Sırplar ise Aliya’yı ülkenin komşu Sırbistan’dan ayrı kalmasındaki en büyük engel olarak görüyorlardı. Bosna’nın öz kimliğine, benliğine ve bağımsızlığına kavuşmasında Aliya’nın büyük katkıları bulunmaktadır.

 

 

Sayı 45

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...


DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...