|
AB ve Afrika göç problemini birlikte masaya yatırdılar |
|
|
|
|
Yazar IHH
|
Konferansta, AB yetkililerinin göçmen ve sığınmacılara muamelelerinde mutabakata varmamaları, toplantının insan haklarından ziyade ülke çıkarlarına ve politik kaygılara odaklanmış olduğunun göstergesiydi.
Avrupa
ve Afrika’dan 57 ülke, “Göç ve Gelişim” konulu konferansta bir araya
gelerek son yıllarda sayıları hızla artan yasadışı göçmenler hakkında
ve güneyden kuzeye göç konularında mutabakata varmaya çalıştılar.
10 Temmuz’da Fas’ın Rabat kentinde yapılan toplantının, geçtiğimiz
Eylül ayında Fas’ta meydana gelen olaylara cevap niteliği taşıdığı
yapılan açıklamalar arasındaydı. Geçtiğimiz Eylül ayında, yüzlerce
Afrikalı göçmen, İspanyol bölgeleri olan Ceuta ve Melilla’ya girmeye
çalışmış, sınırdaki telleri zorlayan Afrikalıları püskürtmeye çalışan
Faslı ve İspanyol güvenlik güçleri beş kişinin ölümüne ve onlarca
kişinin yaralanmasına sebep olmuştu. Bu tarihten sonra göç güçlenerek
yönünü Avrupa’ya kaydırmış ve yaklaşık 9000 kişinin İspanya yolu ile
Avrupa’ya giriş yapmasına yol açmıştı.
Konferansın sonuç bildirgesinde, yaşlı nüfusunun yoğunlaşmasıyla
ortaya çıkan ekonomik yükü hafifletmek için genç nüfusa ihtiyacı olan
Avrupa’nın göç alımını engellemeyip düzenlemesi gerektiğine, aynı
zamanda bölgeye yönelik maddi yardımı da arttırmaları gerektiğine karar
verildi. Konferans boyunca bölgeye akın eden sivil toplum örgütleri ise
İspanya sınırındaki şiddetin bir an önce önlenmesi gerektiğinin altını
çizdiler.
Konferansta, AB yetkililerinin göçmen ve sığınmacılara
muamelelerinde mutabakata varmamaları, toplantının insan haklarından
ziyade ülke çıkarlarına ve politik kaygılara odaklanmış olduğunun
göstergesiydi. Avrupa göç konusuna yaklaşırken kendi tarihi
“misyonunun” bedelini ödemekte olduğunun farkında değil. Afrika’daki
yaşam koşullarının, Batı’nın sömürgecilik faaliyetlerinin ardından
giderek kötüleştiği ve küresel eşitsizliğin vardığı boyut ortadayken,
Batı’nın Afrika ile ilişkisinde kendini hep yukarıdan yardıma gelen
iyiliksever toplum olarak görmek istemesi oldukça ironik. Şimdi Batı,
aklına bile getirmediği bir durumla karşı karşıya. Oluşturduğu
gerçeklikle aynı mahallede yaşamak, aynı pasaporta sahip olmak zorunda.
Avrupa’nın uzun sömürgecilik geçmişinden miras kalan ve kökleri
derinlerde yatan Batı dışı toplumlarla ilgili mentalitesini temelden
sorgulamadıkça, bu tür konferansların geçici çözümler üretmekten öteye
geçmesi güç görünüyor. |
|
Sayı 45
DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddialarıSudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... Kısa kısa Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyorHer yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceğiG-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...
|