Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 21

AB ve Afrika göç problemini birlikte masaya yatırdılar PDF Yazdır E-posta
Yazar IHH   
Konferansta, AB yetkililerinin göçmen ve sığınmacılara muamelelerinde mutabakata varmamaları, toplantının insan haklarından ziyade ülke çıkarlarına ve politik kaygılara odaklanmış olduğunun göstergesiydi.

Avrupa ve Afrika’dan 57 ülke, “Göç ve Gelişim” konulu konferansta bir araya gelerek son yıllarda sayıları hızla artan yasadışı göçmenler hakkında ve güneyden kuzeye göç konularında mutabakata varmaya çalıştılar.

10 Temmuz’da Fas’ın Rabat kentinde yapılan toplantının, geçtiğimiz Eylül ayında Fas’ta meydana gelen olaylara cevap niteliği taşıdığı yapılan açıklamalar arasındaydı. Geçtiğimiz Eylül ayında, yüzlerce Afrikalı göçmen, İspanyol bölgeleri olan Ceuta ve Melilla’ya girmeye çalışmış, sınırdaki telleri zorlayan Afrikalıları püskürtmeye çalışan Faslı ve İspanyol güvenlik güçleri beş kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına sebep olmuştu. Bu tarihten sonra göç güçlenerek yönünü Avrupa’ya kaydırmış ve yaklaşık 9000 kişinin İspanya yolu ile Avrupa’ya giriş yapmasına yol açmıştı.

Konferansın sonuç bildirgesinde, yaşlı nüfusunun yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan ekonomik yükü hafifletmek için genç nüfusa ihtiyacı olan Avrupa’nın göç alımını engellemeyip düzenlemesi gerektiğine, aynı zamanda bölgeye yönelik maddi yardımı da arttırmaları gerektiğine karar verildi. Konferans boyunca bölgeye akın eden sivil toplum örgütleri ise İspanya sınırındaki şiddetin bir an önce önlenmesi gerektiğinin altını çizdiler.

Konferansta, AB yetkililerinin göçmen ve sığınmacılara muamelelerinde mutabakata varmamaları, toplantının insan haklarından ziyade ülke çıkarlarına ve politik kaygılara odaklanmış olduğunun göstergesiydi. Avrupa göç konusuna yaklaşırken kendi tarihi “misyonunun” bedelini ödemekte olduğunun farkında değil. Afrika’daki yaşam koşullarının, Batı’nın sömürgecilik faaliyetlerinin ardından giderek kötüleştiği ve küresel eşitsizliğin vardığı boyut ortadayken, Batı’nın Afrika ile ilişkisinde kendini hep yukarıdan yardıma gelen iyiliksever toplum olarak görmek istemesi oldukça ironik. Şimdi Batı, aklına bile getirmediği bir durumla karşı karşıya. Oluşturduğu gerçeklikle aynı mahallede yaşamak, aynı pasaporta sahip olmak zorunda. Avrupa’nın uzun sömürgecilik geçmişinden miras kalan ve kökleri derinlerde yatan Batı dışı toplumlarla ilgili mentalitesini temelden sorgulamadıkça, bu tür konferansların geçici çözümler üretmekten öteye geçmesi güç görünüyor.

 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...