Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 21

Açede 30 yıl sonra sükunet umudu PDF Yazdır E-posta
Yazar H. Zehra Öztürk   
Gerek Helsinki Antlaşması, gerek parlamentoya sunulan yasa tasarısı, merkezi hükümeti değil Açe’yi öncelemelidir.

Halkının %98’i Müslümanlardan oluşan, coğrafi konumu, kültürel çeşitliliği ve zengin kaynakları ile tarih boyunca Güneydoğu Asya’da önemli bir merkez olan Açe, 26 Aralık 2004’te yaşanan tsunaminin ardından önemli bir geçiş sürecine girdi. 1,5 milyon Açeli’nin hayatını kaybettiği tsunami, yerleşim yerlerini talan etmiş ve yüzlerce aileyi parçalamıştı. Her doğal afet sonrası yaşanan sürece benzer olarak Açe’de de bir imar süreci başladı, ancak tsunami sonrası süreç imar faaliyetlerinin yanı sıra Açe’de farklı bir sonucu da beraberinde getirdi.

Açe’nin bağımsızlığını tanımayan Endonezya Hükümeti’nin bölgeye gönderdiği Endonezya ordusu ile Açe Özgürlük Hareketi (ASNLF) arasında yaklaşık 30 yıldır çatışmalar yaşanmaktaydı ve bu çatışmalarda 15 bin kişi hayatını kaybetmişti. Açe’de bulunan Endonezya ordusu keyfi tutuklamalar ve köy baskınları ile sivil halka karşı zor kullanıyor; Açe’nin zengin kaynaklarından elde edilen gelirlerin denetimine el koyuyordu. Ancak, Güneydoğu Asya’nın tsunami ile sarsılmasından sonra politik gerginliğin yerini imar çabaları aldı ve Endonezya ordusunun bölgedeki ihlalleri azaldı.

Açe ile Endonezya Hükümeti arasında 15 Ağustos 2005 tarihinde Helsinki’de imzalanan antlaşma nedeniyle, Endonezya bölgeden askerlerini çekti, ASNLF ise silahlarını bıraktı. Geçtiğimiz Temmuz ayı içerisinde de Endonezya Parlamentosu’nda Açe’ye daha fazla özgürlük verilmesi gündeme geldi. Yasa teklifi siyasi çevreler tarafından desteklenirse, Açe Endonezya’nın diğer eyaletlerine kıyasla daha fazla özerkliğe sahip olacak. Bölgenin doğal kaynaklarından %70’inin kontrolünün Açe’ye bırakılması, eyalet yöneticilerinin Açe tarafından bağımsız olarak tayin edilmesi, ASNLF mensuplarına politik haklar verilmesi gibi konuları gündeme taşıyan yasa, bu bakımdan 30 yıllık gerilimi dindireceğe benziyor. Ancak yasa Endonezya ordusunun yetkileri konusuna açıklık getirmiyor, merkezi hükümeti güçlendireceği için de eleştirilere hedef oluyor. Diğer yandan, yasa teklifinin yeni kurulan Açe İnsan Hakları Mahkemesi’ne mahkemenin kuruluş tarihinden önceki ihlalleri soruşturma yetkisi tanımaması da Endonezya ordusunun geçmişte işlediği insanlık suçlarının üstünün örtülmesi anlamına geliyor.

Gerek Helsinki Antlaşması, gerek parlamentoya sunulan yasa tasarısı, merkezi hükümeti değil Açe’yi öncelemelidir. Yasa teklifinin geçmişte işlenen ihlallerin üstünü örtmesi ve merkezi hükümetin menfaatini gözetmesi engellenmelidir. Aksi takdirde geçiş sürecinde görülen sükunetin bozulması işten bile değildir.

 

 

Sayı 45

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...


İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...