Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 21

Srebrenitsa: "Ben yalnızım bu dünyada şimdi!" PDF Yazdır E-posta
Yazar Demet Tezcan   
1995 yılında katledilen binlerce mazlumun toplu mezarlardan çıkan ve DNA analizleri tamamlanan cesetleri her yıl katliamın gerçekleştiği 11 Temmuz’da Srebrenitsa şehitliğine defnediliyor.

“Neden?” ve “Nasıl?”ın cevabı vahşilik ve vahşice olan bir soru Srebrenitsa özelinde Bosna dramı. Avrupa’nın tam orta yerinde BM güçlerinin gözetiminde gerçekleşmiş, Batı’nın iştahasına sunulmuş kurt ile kuzunun kadim öyküsü…

11 Temmuz 2006 Srebrenitsa katliamının 11. yıl dönümüydü. 1995 yılında katledilen binlerce mazlumun toplu mezarlardan çıkan ve DNA analizleri tamamlanan cesetleri her yıl katliamın gerçekleştiği 11 Temmuz’da Srebrenitsa şehitliğine defnediliyor. Bu programa binlerce insan adeta sel olup akıyor. Bu sele katılmak için 10 Temmuz günü Bosna’ya gidiyoruz. Saraybosna’da binaların yüzünde savaşın, çatışmaların izlerini görüyoruz. Şarapnel parçalarının delik deşik ettiği duvarlar birer vahşet abidesi gibi duruyor. Ve sonra hayalet görünümündeki darülaceze... Acizlerin, düşkünlerin, çaresizlerin öylece ölüme teslim olduğu bina, gözü dönmüş Sırp canilerce yakılıp harabeye döndürülmüş ve vahşetin boyutunu gözler önüne sermek için, ibreti alem için öylece duruyor.

Saraybosna’dan hemen ayrılıp Srebrenitsa’ya doğru yol alıyoruz. Bir tünelle birlikte Sırp bölgesine geçiyoruz. Yolda Sırbistan Cumhuriyeti tabelasını görüyoruz. Lahana ve mısır ekili olan, yeşilin dolup taştığı mümbit arazilerden geçiyor yolumuz. “Bir köyde Katolik kilisesi varsa orası sadece Hırvat, Ortodoks kilisesi varsa orası sadece Sırp köyüdür, ama bir köyde minare varsa orada hem Boşnak hem Sırp, hem de Hırvat vardır.” diyor mihmandarlarımız.

Karadziç’in saklandığı ormanlık araziden, Sokolats’dan geçip 3,5 saatlik yolculuktan sonra ertesi gün defin töreninin yapılacağı şehitliğe varıyoruz. Kayıp Cesetleri Araştırma Komisyonu Başkanı Amor Masoviç’le görüşüyoruz. Toplu mezarlara ulaşmanın zorluğunu, her bir kemik parçasının bile kayıp aileleri için büyük umutlar demek olduğunu, bu mezarlardan iki aylık bebeklerin bile cesetlerinin çıktığını ve toplu mezarların halen bir ölüm tuzağı olduğunu anlatıyor. Sırplar 18 metre derinliğe gömdükleri cesetlerin etraflarını mayınlarla çevirdikleri için çalışmalar ölüm tehlikesi altında gerçekleşiyor.

Kuyulara, mağaralara atılan, her bir parçası başka başka yerlerden çıkan cesetlerden söz ediyor Başkan Masoviç. Kâh bir evde, kâh bir camide, kâh bir meydanda topluca ateşe verilen bedenler, köprü üstlerinde kasap elinden geçercesine parçalanıp nehre atılan genç, yaşlı, çocuk ve bebek bedenler… Dile kolay, toplu mezarların tamamının bulunması ile birlikte 13 bine ulaşacağı tahmin edilen binlerce can.

11 Temmuz günü Sırplarla iç içe yaşayan halkta gerilim ve acı had safhada. Meydanda zulmün, adaletsizliğin, vahşetin kan ve ölümün üstüne akan gönülleri bu kirlilikten arıtmayı dileyen, hayatta kalanların da, ölenlerin de artık huzur ve sükun bulmasını isteyen bir insan seli… Öğle ve ikindi namazı cem ediliyor ardından cenaze namazı kılınıyor. Meydanda bir Arafat sahnesi… Acı, hüzün, göz yaşı hakim. Bir tabut seli akıyor önümüzden. Artık kendi başlarına, mezar taşlarında isimlerinin olduğu bir kabirde bekleyecekler Sırp canilerle hesaplaşacakları hesap gününü. Srebrenitsa şehitliği kemikleri bir araya getirilerek oluşturulacak diğer cesetleri, kayıp on binleri bekliyor.

Küçük çocuklar hiç görmedikleri dayıları, dedeleri için ağlıyor anneleri ile birlikte. Anneler, eşlerine, ağabeylerine, baba ve amcalarına… Savaşı, çarpışmayı, işkenceyi ve ölümü karşılamak erkeklerine düşmüş Bosna halkının. Gidenlerin acısını, acı yolculukların serüvenini, kimi zaman tecavüzü, çileli bekleyişi ve gözyaşını sırdaş, ayrılığı yoldaş edinmek ise kadınlarına… O meşum gün bütün yakınları katledilmiş olan Fatima Selimoviç “Ben yalnızım bu dünyada şimdi!” diyor. Onun gibi birçok kadın yalnız kalakalmış.

Her toplu mezar bir kez daha öldürmüş. Her yaştan cesedin, her çeşitten ölümün şahidi Drina nehrine ve dağa taşa karışan cesetler. Bir soykırım öyküsüdür Bosnalı’nın yaşadığı. Bosna’da kan şimdilik durmuş. Bosnalılar namuslarının düşmanı, oğullarının, eşlerinin katili Sırplarla iç içe yaşıyorlar. Bir yanda Sırp, bir yanda Boşnak polisi…

Bir gün ansızın çıkarıldıkları kentlerde ve köylerde bir daha aile olamadan, kayıpları, acıları, eksikleri ile birlikte yaşıyorlar. İçlerinde bin bir ah, içlerinde bin bir beddua… “Unutma unutturma!” yazıyor tişörtlerinin üstünde, sokaklardaki afişlerde. Unutmuyorlar, unutmak isteseler de unutamazlar. Çünkü halen yüzlerce mezar hazırlanıyor, halen defin işi sürüyor. Çünkü mezarını kazacakları daha binlerce kayıp var. Suskun ve küskünler. Bosna şimdilik susmuş. Ateşini, yangınını, patlamasını, kaynamasını, içinde tutuyor.

 

 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

ADANMIŞ HAYATLAR: Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dün...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...