|
ORTA ASYA: Sessiz bekleyiş sürüyor |
|
|
|
|
Yazar Selda Şen
|
Sokakları kan gölüne çeviren olay, katliamın gerçekleştiği meydandaki mermi izlerinde bütün canlılığıyla yaşamaya devam ediyor.
Geçtiğimiz sene Mayıs ayında Özbekistan’ın doğusunda yer alan
Andican’da, Özbek güvenlik güçlerince, ülkedeki adaletsizlik, baskı ve
sefaleti protesto eden halkın üzerine ateş açarak yaklaşık 1000 kişinin
ölümüne neden olan katliamın üzerinden tam bir yıl geçti. Sokakları kan
gölüne çeviren olay, katliamın gerçekleştiği meydandaki mermi izlerinde ve
protestolara katılıp olaydan şans eseri kurtulanlarla katliamda
yakınlarını kaybedenlerin zihinlerinde bütün canlılığıyla yaşamaya
devam ediyor.
Birinci yıldönümünde Andican’da ölenlerin yakınları anılarını acı
bir şekilde tazelerken olayın müsebbipleri hiçbir şey olmamış gibi
davranmayı sürdürüyor. Katliam suçlusu olarak Ekremiler grubunu hedef
göstererek kendisini aklamaya çalışan Kerimov yönetimi, insan hakları
örgütlerinden gelen, tarafsız bir komisyon tarafından sorgulanma
çağrılarını sürekli reddederek suçluların cezalandırılması istemlerine
kulak tıkıyor. Sergilediği bu tutumdan dolayı Avrupa Birliği’nin
2005’in Aralık ayında Özbekistan’a ekonomik ambargo başlatmasına ve
katliamdan sorumlu tuttuğu on iki üst düzey hükümet yetkilisine bir
yıllık vize yasağı getirmesine rağmen, Kerimov yönetimi zalimane
uygulamalarını sürdürüyor. Geçen on iki ay içerisinde muhalif addettiği
yerli ve yabancı gazetecileri, insan hakları eylemcilerini terörist
oldukları gerekçesiyle tutuklamak dahil türlü yollarla saf dışı bırakan
yönetim, bildiğini okumaya devam ediyor; bu noktada Batılı ülkelerin
yaptırımları yeterli olmuyor.
Ülkedeki yabancı medya kuruluşlarına sıkı düzenlemeler getirerek ve
birçok bağımsız yabancı medya kuruluşuyla sivil toplum örgütünü
kapatarak katliam hakkındaki alternatif bilgi kaynaklarına erişimi
engelleyen Özbek otoriteler, bu şekilde halk üzerinde de psikolojik
baskı oluşturuyor. Andican’dakine benzer bir muameleye maruz kalacağını
düşünen halk, bir yılını dolduran trajik olay hakkında fikir beyan
etmekten bile çekiniyor. Tüm ülkede korku ve güvensizliğin neden olduğu
bir ümitsizlik hali hüküm sürüyor.
İnsan hakları ihlalleri dosyası hayli kabarık olan ve bu olayda da
halkı karşısına alan yönetimin, kendilerine belge imzalatarak, katliam
suçlusunun Ekremiler olduğunu kağıt üzerinde kabul ettirdiğini söyleyen
Andican kurbanlarının yakınları, bu “zorunlu suskunluk” talimatı gereği
sessiz kalsa da göğe derinlerden bir yerden zalim iktidarın gitmesini
temenni eden dualar yükseltiyor ve adaletin vuku bulacağı günü bekliyor.
|
|
Sayı 45
İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: SrebrenitsaSrebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir.... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...
|