Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 18

KAFKASYA: Seni unutmadık ey aziz Şehit! PDF Yazdır E-posta
Yazar Osman Altıntaş   
Bugün unutulmaya yüz tutsa da, biz biliyoruz ki Çeçenya’da zulüm bir şekilde sürüyor. Çünkü vicdanımız hala kanıyor.

 

21 Nisan 1996 yılında Çeçenistan tarihinin en acı günlerinden biriydi. Çeçen özgürlük savaşının sembol ismi Cehar Dudayev Rus roketlerine hedef olmuş, şahadet şerbetini içmişti. Geride boynu bükük bir Çeçenya bırakarak bir kurban bayramı öncesi, hem Çeçenlerin mustazaflığını hem de tüm dünya Müslümanlarının halini Mevla’na arz etmek için içmiştin o şerbetten. Şahadetinle bizlere vatan için ölmeyi öğretiyordun. O gün bütün dünya Müslümanları ve özgürlük âşıkları senin haince şehit edilişine ağlıyordu. Gıyabında cenaze namazları kılınıyor, seni şehit edenlerin kanında boğulmaları için eller semaya açılıyordu.

Gıyabında kılınan cenaze namazlarında edilen dualarda hala yüreğimi titreten gözyaşları içinde edilen bir dua var ki senin için miydi, yoksa geride kalan yetim ümmet için mi hala düşünürüm:Ya Rabbi Cehar’ımızı, Dudayev’imizi sana gönderdik! O halimizi sana arz edecek. Kurban ettik, kabul buyur.” Mevlaya halimizi arz ettin mi, bilemiyoruz. Ama biz seni unutmadık ey aziz şehit! Yeryüzünde zalimler ve mazlumlar varoldukça da unutulmayacaksın. Kızıl Ordu efsanesini yerle bir eden kutlu direnişin sembolü sevgili şehit!

Bugün yeryüzünde dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğramışlar senin zalimlik karşısında susmayışından ilham alarak zalim iktidarlara karşı mücadelelerini sürdürmekte. İsmin camilere, caddelere, parklara verildi. Dahası, belki de en önemlisi, yüreklerimize nakşolundu.

Senden sonra daha nice şehitler verdi Çeçenya. Aslan Mashadov, Salman Raduyev, Hattab, daha ismini sayamadığımız niceleri içti o kutlu şerbetten. Kimileri sıranın kendilerine gelmesi için sabırla bekliyor. Kimileri ise öz vatanlarını terk etmek zorunda kaldılar; bugün farklı yerlerde kurulan mülteci kamplarında Çeçenya’ya dönecekleri ve kabrinde okuyacakları bir Fatiha’nın özlemi içindeler. Biliyoruz ki sen Çeçenya’nın vicdanıydın, Çeçenya da insanlığın vicdanı. Bugün unutulmaya yüz tutsa da, biz biliyoruz ki Çeçenya’da zulüm bir şekilde sürüyor. Çünkü vicdanımız hala kanıyor.

Ama bir gerçek var ki, senin şahadetinden sonra doğan Ceharlar 10 yaşında şimdi. Senin ismini her gün duyarak bu yaşa geldiler. Anne babaları ya da herhangi bir Müslüman onlara şahadeti öğretirken seni anlatıyor.

Ey Şehit! Belki sen o kutlu şerbetten içip gittin. Şahadetinden sonra, 10 yaşına gelen nice Ceharlar, şimdi Çeçen dağlarında özgürlük şarkıları söylüyor. Ataları zulme baş eğmediği için onlar da rıza göstermeyecekler senden öğrendikleri gibi. Ruhun şad olsun…

 

 

Sayı 45

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...