|
GÜNEY ASYA: Filipinler nasıl istikrara kavuşacak? |
|
|
|
|
Yazar Hatice Orman
|
|
Görünen o ki Filipinler’de diktatörlük kültürü kolay kolay
değişeceğe benzemiyor. Halkın yönetimden rahatsızlığı günbegün artıyor.
Uzun yıllar diktatörlük ile idare edilen Filipinler’de sular
durulmuyor. Ülke son 20 yılda birçok darbe girişimine sahne oldu.
Markos diktatörlüğünün 1996 yılında devrilmesinden sonra, Joseph
Estrada da yolsuzlukla suçlanarak 2001 yılında darbeyle indirildi. Şu
anki Devlet Başkanı Gloria Arroyo’ya karşı da bir kaç darbe girişimi
oldu. Son olarak 22 Şubat’ta Başkent Manila’da diktatör Markos’un
düşüşünün 20. yıldönümü kutlamalarında binlerce kişi Arroyo’yu protesto
etti. Aynı gün iki generalin Arroyo’ya karşı bir darbe planı
hazırlandığını bildirmesi üzerine Arroyo ülkede bir hafta süren
olağanüstü hal ilan etti. Olaya güvenlik güçleri, milletvekilleri, ordu
görevlileri, şirketler, kilise ve diğer organizasyonların da dâhil
olduğu belirtilmekte.
Geçen yıl da Arroyo hakkındaki yolsuzluk suçlamaları ülkede krize
yol açmıştı. Arroyo, muhalefet üyelerinin, komünistlerin ve maceracı
askerlerin kendisine komplo kurduklarını belirterek olağanüstü hal ilan
etmişti. Arroyo, son darbe girişimini de “aşırı sağ ve aşırı soldaki totaliter kuvvetlerin komplosu” diyerek geçiştirdi.
Asıl
önemli nokta ise darbe girişimlerinin arkasındaki nedenler. Görünen o
ki Filipinler’de diktatörlük kültürü kolay kolay değişeceğe benzemiyor.
Halkın yönetimden rahatsızlığı günbegün artıyor. İnsan hakları
ihlalleri, yönetimin gücünü tehdit eden ve açığını ortaya çıkaran
gazetelere baskınlar, radyo istasyonları ve televizyon kanallarının
önüne asker konuşlandırma gibi eylemlerden dolayı rahatsızlık artıyor.
Merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi, Arroyo’nun
basına uyguladığı baskıları ve kısıtlamaları kınadı. İnsan hakları
organizasyonu Karapatan, 2005 yılının Ocak ayından Kasım ayına kadar
874 insan hakkı ihlali vakasının gerçekleştiğini, 99.011 kişinin mağdur
olduğunu ve Markos diktatörlüğünden sonra bu yılın devlet terörünün en
fazla yaşandığı yıl olduğunu belgeledi. Bu ihlallerden ülkedeki
nüfusları %5,5 olan Müslümanlar da nasibini alıyor. 30 yıldır katliam,
çatışmalar, zorla göç gibi yollarla ‘terörle mücadele kapsamında’
haklarına tecavüz edilen Müslümanların Filipinler’deki en büyük İslami
hareketi olan Moro İslami Kurtuluş Cephesi, Filipinler hükümeti ile
barış görüşmelerine başlamak için ilk adımı Şubat ayında attı. Ancak
hükümet kendi halkına bile istediğini veremezken ve her an bir darbenin
eşiğindeyken durum ne kadar umut verici olabilir?
|
|
Sayı 45
DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceğiG-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...
|