Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 17

BALKANLAR: Slobodan Miloşeviç öldü PDF Yazdır E-posta
Yazar Andrew Patterson   
Eski Sırbistan Devlet Başkanı Miloşeviç, Bosna ve Kosova’da işlediği savaş suçlarından dolayı yargılanıyordu. Ondan önce hiçbir devlet lideri savaş suçundan dolayı yargılanmamıştı.

 

 

11 Mart 2006 Cumartesi sabahı, Lahey’deki BM Savaş Suçları Mahkemesi hapishanesinde bir gardiyan, görevli memuru arayarak Slobodan Miloşeviç’in öldüğünü haber verdi. Slobodan Miloşeviç kimdi?

Eski Sırbistan Devlet Başkanı Miloşeviç, Bosna ve Kosova’da işlediği savaş suçlarından dolayı yargılanıyordu. Ondan önce hiçbir devlet lideri savaş suçundan dolayı yargılanmamıştı. Umarız ki o, savaş ve insanlık suçundan yargılanan tek devlet lideri olmasın, çünkü savaş suçlusu olan daha nice devlet lideri var. Nitekim Miloşeviç de diğerlerinden daha suçlu olmadığını söylemişti. Miloşeviç’in bu suçları işlerken en büyük yardımcısı ise Radovan Karadziç’ti.

Sırbistan’ın AB’ye girebilmesi için tüm savaş suçlularını Lahey’e göndermesi gerekiyor. Bosna’daki Srebrenitsa’da ve Hırvatistan’daki Vukovar’daki katliamların müsebbibi kanlı canavar General Ratko Mladiç’in de Lahey’de davaları var. Sırp polisi mahkemeye teslim etmek için Mladiç’i arıyor. Bosna’da yaptıkları onca mezalime rağmen bu kişilerin, aileleri ve Sırp milliyetçileri tarafından cesur insanlar olarak tanımlanmaları hayret verici.

Miloşeviç en şeytani savaş suçlarını işlediği savaşı başlatırken Yugoslavya dışından pek çok yardım aldı. 25 Aralık 1991’de Sovyetler’in parçalanmasının yarattığı kaostan faydalanan Miloşeviç, Bosna Savaşı’nın bir iç savaş olduğunu ve Sırbistan’ın buna karışmadığı yalanını söyledi. Yugoslav ordusundan 80 bin Bosnalı Sırp’ı tahliye ederek onlara 512 ağır tank, 526 silahlı personel taşıyıcısı, 18 nakliye helikopteri, askeri jet ile içerisinde havan topu, kara mayını vb. bulunan tonlarca mühimmat verdi. ‘BM güvenli bölgeleri’ olarak adlandırılan arazilere yerleştirilen bu cephaneyle Saraybosna bombalandı.

Savaş başladıktan ve yüz binlerce vahşi olay gerçekleştirildikten birkaç yıl sonra bir gazete yukarıdaki bilgileri yayımladı. BM Güvenlik Konseyi nasıl oluyordu da bu olayı en başından beri bilmiyordu? Halbuki konseyin Amerikan, İngiliz ve Rus üyelerini haberdar edecek olan CIA, MI6 ve KGB vardı. Kendilerini Miloşeviç’in suç ortağı yapan olaylar hakkında daha önceden muhtemelen bilgi sahibiydiler. Fakat bir savaş suçuna ortak olmak henüz bir savaş suçu sayılmıyordu. 

Bosna Savaşı’ndan kısa bir süre sonra, bu anlamda suç ortağı addedebileceğimiz Rusya Başkanı Yeltsin, 45 yıldır bağımsızlık mücadelesi veren Çeçenya’nın başkenti Grozni’ye 4000 roket ve bombayla saldırıya başladı. Bosna Savaşı sırasında da, yine bir BM üyesi ülke olan Bosna’ya karşı savaşması için Sırplara, barış askeri statüsünde 3000 Rus paraşütçü asker gönderdi.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, Yeltsin BM’nin Sırbistan, Bosnalı Sırplar, Bosna ve Hırvatistan üzerindeki silah ambargosu yasağını delerek Sırbistan üzerindeki ekonomik yaptırımları bertaraf etti, Bosnalı Sırplara havan topu verdi ve sınır bölgesine füze mevzileri yerleştirdi.

Savaş suçlarının en gaddar tarafı ise Bosnalı Sırp sivillere öldürdükleri her kadın, erkek ve çocuk başına 500 Alman markı ödenmesiydi. Peki bu para nereden geliyordu? Kaynak Rusya’dan geliyordu. Bu, Rusların Doğu Almanya’dan çıkması için Batı Alman Hükümeti’nin verdiği 80 milyar Alman markının bir kısmıydı. Rusya, Sovyetler dağıldığında neredeyse iflas etmişti. Bununla birlikte hiç kimse Rus halkının tamamını savaş suçuna taraftar olarak algılamamalı. Rusların en cesurları, idamla tehdit edildikleri zaman bile Rus Savunma Bakanı Graçev’in Çeçenya’da hizmet edilmesi yönündeki emirlerini reddedenlerdir. Her ulustan savaş suçluları çıkabilir. Bu noktada, Bay Bush yüzünden tüm Amerikalılar da savaş suçlusu sayılmamalıdır.

Yugoslavya’nın geri kalanları arasında sesleri yükselen Sırp muhalifler ise gizli servis tarafından ölümle tehdit edildiler, dövüldüler, saldırıya uğradılar, öldürüldüler ya da hapse atıldılar. Borba gazetesi kapatıldı. Cesur Sırp muhabirler Novo Borba adında yeni bir gazete kurdular ve yine tehditlere, dövülmelere ve saldırılara tahammül ettiler. 

Miloşeviç’in dört yıl süren davası Savaş Suçları Mahkemesi’ne 200 milyon dolara maloldu. Sağlık durumu kötü olduğundan dava çok uzun sürmüştü. Miloşeviç’in karısı Marjana Markoviç, Belgrad’da Miloşeviç’in cenaze törenine katılanlara bir açık mektup yazdı. Mektupta Slobodan Miloşeviç’in ölümünden dolayı Savaş Suçları Mahkemesi’ni sorumlu tutuyor ve onları hain olarak nitelendiriyordu. Fakat, Marjana kocasının Sırp ordusunu ve Sırp grupları (vigilantes) kullanarak gerçekleştirdiği yıkım ve katliamları görmezden geliyor. Oysa Arkan’ın Kaplanları ve Çetnikler denen bu gözü dönmüş Sırp gruplar çocukları öldürüyor, kızlara tecavüz ediyor ve sonra onları öldürüyordu. Miloşeviç’in kontrolü altındaki Sırp orduları onları koruyordu. Miloşeviç’e bağlı bu grupların paraları ise Belgrad’dan geliyordu. Miloşeviç ardında yüz binlerce acı bırakarak hücresinde öldü. Fakat Müslümanları korumakla görevli olan, fakat katliamlar karşısında kılını bile kıpırdatmayan yüzlerce BM yetkilisi hakkında tek bir dava bile açılmadı. İşte ‘adalet’.

 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

DÜNYA GÜNDEMİ: Kafkasya'daki savaşla kırılan fay hatları
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, ulu...

DÜNYA GÜNDEMİ: AVRUPA ; Almanya'da Vatandaşlığa Kabul Testi
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. H...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

47. Sayı Sunuş
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzer...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEY ASYA; Siyaset rayına oturdu, sorunlar büyüyor
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şe...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...