|
KAFKASYA: Çeçenistanda esrarengiz hastalık |
|
|
|
|
Yazar Merve Kansu
|
|
1944 yılından beri devam eden Çeçen-Rus savaşında zaman zaman
gündeme gelen nükleer atık depoları ve zehirli gazlar Çeçenistan için
Rus işgalinden daha büyük bir tehlike oluşturuyor.
“Bir anne yeni doğmuş bebeğini soyup masanın üstüne yatırırken: “Ne
öneriyorsunuz doktor?” diye sordu. Bebeğin inanılmaz büyüklükte bir
başı, tavşan dudağı, yarık bir damağı ve her iki üç saniyede bir
kasılan gelişmemiş kolları ve bacakları vardı. Gözleri şakaklarına
doğru kaymıştı ve normal kulaklarının önünde daha küçük birer kulak
daha vardı. Burnun olduğu yerde burun delikleri yerine büyük bir delik
vardı.” Bu satırlar Çeçenistan’da doktor olarak görev yapan Hasan
Bayev’e ait.
1944 yılından beri devam eden Çeçen-Rus savaşında zaman zaman
gündeme gelen nükleer atık depoları ve zehirli gazlar Çeçenistan için
Rus işgalinden daha büyük bir tehlike oluşturuyor. Yalnızca Grozni’de
altı büyük nükleer atık deposu, her biri 50 ton olan sekiz adet de klor
deposu bulunduran Rusya, 1965 yılından beri Çeçenleri deneyler için
birer kobay, Çeçenistan’ı ise nükleer çöplük olarak kullanıyor. Hal
böyle olunca da, yukarıdaki satırları okurken tasavvur etmekte
zorlandığımız bebekler, bütün insanlığın ayıbını yüklenmiş küçük
bedenleriyle özürlü olarak dünyaya geliyorlar. Bunun gibi birçok
vakanın yaşandığı Çeçenistan’da son aylarda ortaya çıkan esrarengiz bir
hastalık Rusya’nın Çeçen halk üzerindeki zehirli gaz denemelerini
yeniden gündeme getirdi.
İlk olarak 16 Aralık’ta Starogladkovaskaya kasabasındaki bir
okulda görülen hastalık yüzünden 100’den fazla çocuk ve yetişkin
bayılma, nöbetler, nefes alma sorunları, burun kanaması, deli gibi
gülmek ve halüsinasyon gibi şikayetlerle hastanelere başvurdu. Bu
hastalığa yakalananlardan bazıları günde yaklaşık 25 defa sinir
krizleri geçiriyor ve zihinleri anne ve babalarını bile
hatırlayamayacak kadar karışıyor.
Sağlık görevlileri aylardır devam eden tedavilere rağmen çocukların
durumunun niye kötüye gittiğini açıklayamıyor. Yetkililer bunun
psikolojik bir hastalık olduğunu ve çocukların psikolojilerinin savaş
ve korku yüzünden bozulduğunu söylüyorlar ama Çeçen aileler ve
doktorlar, hastalığın sebebinin Rusya tarafından kullanılan kimyasal
silahlar olduğuna inanıyorlar. Hastalardan beşine yapılan kan testinde
zehirli olan etilen glikolün çıkması, mağdur Çeçenlerin düşüncelerini
haklı çıkarır nitelikte. Ders arasında bahçeye çıkarken sağlıklı olan
çocukların geri döndüklerinde yere düşmeye başladıklarını
söyleyen okul müdürünün sözleri ise, Moskova yanlısı hükümet
yetkililerinin inandırıcılığına gölge düşürüyor.
|
|
Sayı 45
45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesiPatani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti.... DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddialarıSudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...
|