Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 16

ORTA ASYA: Afganistan dört başı mamur olmayı bekliyor mu? PDF Yazdır E-posta
Yazar Selda Şen   
Bonn Konferansı sonrasında vaat edilen yardımla Afganistan’da gerçekleştirilmesi beklenen dönüşümün hayal kırıklığını yaşayan Afgan halkı, bu kez Londra’daki toplantıyı tereddütle izliyor.

Taliban ile Afgan güçleri arasındaki çatışmalar ve son günlerde yayımlanan Peygamberimize (s.a.s) hakaret içeren karikatürlere gösterdiği şiddetli tepkiyle gündeme gelen Afganistan, 31 Ocak - 1 Şubat tarihleri arasında Londra’da toplanan uluslararası konferansla yeni bir döneme girmeye hazırlanıyor. 70’e yakın ülkeden temsilcinin iştirak ettiği ve ev sahipliğini Tony Blair’in yaptığı konferansa BM Genel Sekreteri Kofi Annan, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Afgan Devlet Başkanı Hamid Karzai katıldı.

Afganistan’ı 2001’de Bonn’da alınan kararların ötesine taşımayı hedefleyen toplantının asıl metni olarak takdim edilen “Afghanistan Compact”ta, uluslararası yardımın önümüzdeki beş yılda artarak devam edeceği vurgulanıyor. Bununla birlikte -ABD ve İngiltere’nin önemli orandaki katkılarıyla- 10,5 milyar doları bulan bağışın daha önceki yardımlar gibi bölgeye ulaşmamasından endişe ediliyor. Bu nedenle Devlet Başkanı Karzai, gelirin doğrudan Afgan Hükümeti’nin kontrolüne verilmesi hususunda ısrarlı.

Ülkede kapsamlı bir yeniden inşa seferberliğinin başlatılacağına işaret edilen konferansta ele alınan dört ana başlık; sosyo-ekonomik gelişme, daha iyi yönetim, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunması şeklinde. 2007’ye kadar illegal milislerin ortadan kaldırılması ve 2010’a kadar İngiliz birlikler tarafından tüm bölgelerde güvenliğin sağlanması hedefleniyor. Savaş ağaları ve uyuşturucu tacirleriyle mücadele ise bir diğer önemli madde olarak karşımıza çıkıyor.

Peki, vaat edilen bunca şey karşısında bölge insanı ne düşünüyor? Enerji kaynaklarına yakınlığı ve transit yollar üzerinde oluşuyla sürekli küresel ve bölgesel güç dengeleri arasındaki oyunlara sahne olan ülkeye yapılan bağışların arka planında çıkar ilişkilerinin olup olmadığı merak konusu. Bonn Konferansı sonrasında vaat edilen yardımla Afganistan’da gerçekleştirilmesi beklenen dönüşümün hayal kırıklığını yaşayan Afgan halkı, bu kez Londra’daki toplantıyı tereddütle izliyor. Halk, her ne kadar bu konferansı reformların uygulanmasının teminatı olarak görse de, geçmişteki yardımların ellerine ulaşmaması nedeniyle verilen sözlerin güvenilirliğini ve geçerliliğini sorguluyor. Fakirlik nedeniyle vatanından ayrılarak komşu Pakistan ve İran’a işçi olarak gitmiş, sonrasında yeni bir hayat kurmak umuduyla Afganistan’a geri dönmüş Afganlılar bile çoktan tekrar yurt dışına çıkış işlemlerine başladılar.
 

 

Sayı 45

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....