Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 15

ORTADOĞU: Suriyede iç çekişmenin fitili ateşlendi PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
Haddam’ın tavır değiştirmedeki zamanlaması, Suriye liderliği için harekete geçtiğini gösteriyor. Dolayısıyla Hafız Esad’ın 2000 yılındaki ölümünden itibaren ülkede beklenen iktidar savaşı başlamış oldu.

Suriye’de Hafız Esad’ın 2000 yılında ölmesinin hemen ardından bir iç çekişmenin yaşanacağını, kendisi dahil herkes biliyordu. Hatta oğlu Beşşar’ı böyle bir çekişmede yalnız bırakmasınlar diye, ölmeden önce kendisine sadık generallerin görev sürelerini beş yıl uzatmayı dahi ihmal etmemişti.

O dönemde iki önemli aktör iç çekişmeler için tehdit olarak görülüyordu: Kardeşi Rıfat Esad ve Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) hareketi. Ancak beş yıldır beklenen iktidar hamlesi şaşırtıcı biçimde bu ikisinden de gelmedi. Hamle, biraz gecikmeli olarak, ancak hiç beklenmedik bir yerden geldi. Hayatta iken Hafız Esad’ın en önemli adamlarından biri olmasının yanı sıra, tüm baskı politikalarının mimarı durumundaki Abdülhalim Haddam, geçen aydan itibaren Suriye’deki rejime açıkça meydan okumaya başladı. Haddam, bu meydan okumayı tam da ABD’nin delil aradığı bir döneme denk getirerek, Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin öldürülmesi emrini Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın verdiğini iddia ediyordu. Diğer Suriyeli muhalifler gibi Fransa’nın başkenti Paris’te yaşayan Haddam, Suriye’de iktidarın değişmesi gerektiğini, ülkenin reforma ihtiyacı olduğunu ve kendisinin bu reform sürecini başlatmak üzere sürgünde hükümet kuracağını duyurdu.

2005 yılının Haziran ayına kadar başkan yardımcılığı gibi yüksek bir mevkide Suriye’nin yönetiminde yer alan Haddam, Beşşar’a tepki olarak görevinden istifa edene kadar Suriye’nin en önemli siyasetçilerinden biri idi. Baba Hafız Esad’ın en güvendiği adamlardan biri olan Haddam, 30 yıl boyunca sertlik yanlısı politikaların başlıca aktörlerindendi. 1932 yılında doğan Haddam, Sünni asıllı olmasına rağmen Hafız Esad’ın mezhepçi rejiminin önemli figürlerinden biri olmayı hep sürdürdü. Baas’ın önemli kademelerinde yer aldıktan sonra 1970’lerde bir dönem dışişleri bakanlığı yaptı.

2000 yılında iktidar olan Beşşar Esad’ın döneminde de sertlik yanlısı görüşlerini sürdüren Haddam, Baas’ın gücünü azaltacak her açılıma itiraz etti. Bu tür açılımların rejimi tehlikeye atacağını ve İsrail’in çıkarlarına hizmet edeceğini savundu. Ancak istifasından sonra kendisini en önemli reformculardan biri olarak sunmaya başlaması daha farklı hesaplar içinde olduğunu gösteriyor. Suriye’nin Lübnan siyasetinin şekillenmesinde en önemli figürlerden biri olmasına rağmen, bugün Batı’nın sarıldığı en sıkı reformcu olarak vitrine konuyor.

Haddam’ın tavır değiştirmedeki zamanlaması, Suriye liderliği için harekete geçtiğini gösteriyor. Dolayısıyla Hafız Esad’ın 2000 yılındaki ölümünden itibaren ülkede beklenen iktidar savaşı başlamış oldu. Irak’ın istikrarsızlaştırılması sürecinde görüldüğü gibi ABD nasıl Irak’taki muhalif grupları Irak Ulusal Kongresi’nin çatısı altında toplayıp örgütledi ise, ABD’nin uzun süredir gündeminde olan Suriye için rejim değişikliği operasyonunda kimi muhalif grupların ABD’den destek alarak rejimin başına geçme hesapları yapmaya başladıkları gözleniyor. Bu noktada Suriye’deki azınlık iktidarına karşı harekete geçirebileceği tek halk kesimini Sünni çoğunluk oluşturuyor. Bu kesimin en önemli temsilcisi ise Abdülhalim Haddam.

Suriye yönetimi şimdilik Haddam’ı “vatan haini” ilan edip, tüm ailesinin mallarına el koyma dışında bir adım atmış değil. Haddam’ın Batılılar tarafından sağlanan özel bir koruma eşliğinde ABD’li yetkililer ile görüştüğü de biliniyor. Suriyeli yetkililer “Haddam bir gün ABD tankının üzerinde Şam’a dönmeyi hayal ediyorsa, Suriye halkı onu kabul etmeyecektir.” diyerek kendilerini avutsalar da, Haddam’ın ABD tankları üzerinde olmasa da başka bir şekilde Suriye’ye dönmek istediğine kuşku yok. Ancak Irak’ın halini yakından gören Suriye halkının, belirsiz bir gelecek için Haddam gibi eski bir despotun arkasına takılıp maceraya atılmayacağı da çok açık. Nitekim Sünni çoğunluğun temsilcisi Müslüman Kardeşler, Haddam seçeneğine soğuk bakıyor. Sol muhalefet de ona fazla güvenmiyor.

Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’ye yönelik suikast tüm bu gelişmelerin tetikleyici unsuru olmuştu. BM Soruşturma Heyeti 19 Suriyeli yetkiliyi suçluyor. BM Komisyonu, Haddam’ın ithamlarından sonra Beşşar ile de görüşmek istiyordu. Beşşar öneriyi tamamen reddederken, Hariri suikastına karıştıkları iddia edilen Suriyeli yetkililerden Gazi Kenan, Asaf Şevket ve Rüstem Gazali’nin mal varlıkları Batılılar tarafından donduruldu. Bunlardan Gazi Kenan, şüpheli bir intiharın ardından yaşamını yitirdi. Diğer yetkililer üçüncü bir ülkede sorgulanacak.

Geçen Ekim ayında BM Güvenlik Konseyi, Hariri suikastı konusunda tam işbirliği yapmaması halinde Suriye’yi yaptırım uygulamakla tehdit etmişti. Tam bu dönemde İran Cumhurbaşkanı’nın Şam ziyareti, Suriye’ye moral vermenin ötesinde iki ülkenin ortak bir cephe kurmaya başladığını gösteriyor. 

 

 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....