Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 15

ORTADOĞU: Lübnanda Filistinli mültecilerle bayramlaştık PDF Yazdır E-posta
Yazar Kemal ÖZDAL   
Lübnan’dayız, ama aslında Filistin’deyiz. Kuzeyden güneye kadar bütün Lübnan’da onlar var. Burası Ortadoğu’nun en modern ülkelerinden biri. Ancak Filistinliler, en ağır ve en çetin hayat koşullarıyla karşı karşıyalar.

Kurban programı için Lübnan’dayız. Ortadoğu’nun küçük ama sorunları fazlasıyla büyük olan bir ülkesi burası. Geçmişte yaşanan iç savaş, Şaron’un gerçekleştirdiği Sabra ve Şatilla katliamları ile kendisinden çok sık bahsedilen bir ülke Lübnan. Son dönemlerde istikrar sağlandıysa da, Başbakan Hariri’nin öldürülmesi ülkeyi yeni bir kaosun eşiğine getirdi. Lübnan’da var olan kozmopolit yapı ve Suriye’nin ısrarla kaosun içine çekilmek istenmesi dengelerin sarsılmasında hiç şüphesiz belirleyici unsurlar olarak göze çarpmakta. Tüm bu sorunlar yumağının ortasında Lübnan’da yaşayan Filistinli mültecileri ziyaret etmek ve onlarla kutlu kurban hediyeleşmesini gerçekleştirmek için Beyrut’ta mihmandarlarımızla buluşuyoruz.

Lübnan’dayız, ama aslında Filistin’deyiz. Kuzeyden güneye kadar bütün Lübnan’da onlar var. Burası Ortadoğu’nun en modern ülkelerinden biri. Ancak Filistinliler, en ağır ve en çetin hayat koşullarıyla karşı karşıyalar. Başkent Beyrut’ta, kuzeyde Trablus, güneyde Sur ve Sayda kentlerinde toplam 11 mülteci kampında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu kamplar onlar için; sınırları belirlenmiş, etrafı çevrili ve giriş çıkışları kontrol altında olan birer açık cezaevi. Kamplara geldikleri ilk yıllarda 100 bin civarında olan sayı, zamanla nüfusun artması ve yeni göç edenlerle 400 bine ulaşmış.

Sınırlı ikamet alanları, birbirine bitişik binalar, daracık sokaklar, altyapısı çökmüş, elektrik kabloları ve su borularının ulu orta açıkta bulunduğu ve %90’ı güneş görmeyen evleriyle bu kamplar artık bu nüfusa cevap veremeyecek durumda. Siyasi hiçbir hakları olmayan, sosyal statüsü halen belirlenmemiş, kamu kuruluşları ve özel sektörde iş verilmeyen bu insanların aylık gelirleri sadece 50 ila 100 dolar civarında. Çocukların sadece %15’inin okula gidebildiği, teşhisi konulan hastaların tedavi imkanı olmadığı için sakat kaldığı, insanların günde ortalama bir öğün beslendiği ve şehit vermemiş neredeyse bir ailenin olmadığı bir yer burası.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, sokaktaki çocuktan en büyük mülteci kampı Aynel Hilve’deki cuma hutbesinde sabır, azim ve zafer telkinlerine hep bir ağızdan amin diyen cemeate; dört-beş yetimiyle kala kalmış annelerden direnişin önde gelenlerine kadar, hepsi tam bir teslimiyetle “Filistin senauud” (Filistin döneceğiz) diyerek tek bir yürek olmuş durumdalar.    

 

 

Sayı 45

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...


DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...