Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 14

BALKANLAR: İslam: Arnavut kimliğinin istenmeyen yüzü PDF Yazdır E-posta
Yazar Mehdi Gurra   
Arnavutluk’un Osmanlı geçmişi ülkenin karanlık yüzü; putperest ve Hristiyan geçmişi ise ‘medeniyete’ bakan yüzü olarak gösterilmektedir.

“Arnavutlar, Müslüman bir halk olarak ya da çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir halk olarak görülüyorlar. Bu, Arnavutluk gerçeğinin çok yüzeysel bir okumasıdır.” Arnavutluk Cumhurbaşkanı Alfred Moisiu, bu sözleri 9 Kasım’da Oxford Forumu’nda yaptığı bir konuşmada sarf etti. Cumhurbaşkanının, Arnavut kimliğini ‘Avrupalı’ ve ‘Batılı’ kimliğine uyacak şekilde yeniden kurgulamak amacıyla ve tamamen imaj kaygısıyla yaptığı söz konusu konuşmaya, Arnavutluk Müslümanlarını temsil eden kuruluşlardan gelen tepkiler sürüyor.

Arnavutluk devlet söyleminin siyasi megalomanisini ortaya koyan ve “Arnavutluk Halk Geleneğinde Dinler Arası Hoşgörü” adını taşıyan konuşma, hoşgörüsüzlüğün bir göstergesi olan ‘küresel teröre’ karşı, ‘insanlık için önemli bir deneyim olarak tarih boyunca dinlerin bir arada yaşadığı Arnavutluk örneğini’ sunuyor. Oysa 1967 yılında devletin ateizmi benimsediği Arnavutluk’ta tüm cami ve kiliseler yıkılmış, 15 yıl öncesine kadar durum böyle süre gelmişti.

Cumhurbaşkanı Arnavutluk’u, Avrupalı bir çehreye sahip, medeniyetin değerlerinin ayakta kaldığı bir ülke olarak lanse etmektedir. Lakin medeniyetle özdeşleştirilen, tarihsel sırasına göre putperestlik ve Hristiyanlıktır. Moisiu’ya göre Arnavutluk’un dini durumu yatay değil, dikey bir tarihsel okumaya tabi tutulmalı. Osmanlı Devleti’nin siyasi, dini ve askeri bir güç olarak ortaya çıkmasından önce, dindar bir Hristiyan olmak her Arnavut için büyük önem taşımaktaydı. Bugün de, Ortaçağ’ın sonunda İslam’ı seçmiş de olsa her Arnavut’un içinde Hristiyan inancı vardır. Ayrıca putperestlik ve çok tanrıcılık da Arnavutların bir parçasıdır. Cumhurbaşkanına göre, Müslüman Arnavutların çoğu da İslam içerisinde reformculuğu temsil eden Bektaşiliğe mensuptur. Arnavutluk’taki İslam, ‘Avrupalı bir çehreye’ sahiptir.

Arnavutluk’un eski bir asker olan cumhurbaşkanının yaptığı bu konuşma, Avrupa ile bütünleşebilecek yeni bir Avrupalı Arnavut kimliği oluşturmayı hedeflemektedir. Bu yeni kimlik için ülkenin tarihi de yeni bir anlatıyla yazılmaktadır. Arnavutluk’un Osmanlı geçmişi ülkenin karanlık yüzü; putperest ve Hristiyan geçmişi ise ‘medeniyete’ bakan yüzü olarak gösterilmektedir. Bu anlatıda, ülke nüfusunun %80’ini oluşturan Müslümanların hiçbir önemi yoktur. Arnavutluk cumhurbaşkanı, tüm tepkilere rağmen söylemindeki ısrarını sürdürmektedir.

 

 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*
Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Ahmet Yaman
İslam kaynaklarında ve geleneğinde mültecilik algısı
İslam geleneğine göre mülteciler, sığındıkları toplumun asli üyesi sayılırlar. Mültecilerin can ve mal dokunulmazlığı başt...

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

Kısa - Kısa
150 kaçak mülteci taşıyan gemi Libya’da battı
Libya’dan İtalya’ya kaçak mülteci taşıyan bir gemi battı. Mısırlı bir diplomat tarafından yapılan açıklamada haz...

MÜLTECİLİK SEMPOZYUMU ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Uluslararası arenada mültecilik sorunu
  • Dünya üzerinde çeşitli nedenlerle yer değiştiren milyonlarca kişi bulunmaktadır. İster sığınmacı, ister mülteci, isterse göçme...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*
İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo...