Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 14

ORTADOĞU: Lübnandaki suikastlar neyi hedefliyor? PDF Yazdır E-posta
Yazar Emrin Çebi   
Lübnan’da Suriye karşıtı güçlü bir yayın organı olan En-Nahar gazetesinin sahibi ve eski editörü Cibran Tueyni, 12 Aralık’ta bir bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

 


Lübnan’da Refik El-Hariri suikastı sonrasında devam eden cinayetler serisine bir yenisi daha eklendi. Lübnan’da Suriye karşıtı güçlü bir yayın organı olan En-Nahar gazetesinin sahibi ve eski editörü Cibran Tueyni, 12 Aralık’ta bir bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Tueyni, Lübnan’daki Suriye askeri varlığının sona erdirilmesi hususunda güçlü çıkışlar yapan önemli bir figür olarak bilinmekteydi. Bu doğrultuda 2000 yılında En-Nahar gazetesinde Beşar Esad’a hitaben açık mektup yayımlamış ve mektupta Suriye’nin Lübnan’daki varlığının, bu ülkenin egemenliğini gölgelediğini ve buna son verilmesi gerektiğini belirtmişti. 2005 yılının Haziran ayında Lübnan’da yapılan seçimlerde Refik El-Hariri’nin oğlu Saad El-Hariri’nin partisinden milletvekili seçilen Tueyni, aldığı ölüm tehditleri sonrasında, Ağustos ayında Fransa’ya gitti. Tueyni Fransa’dan dönüşünün ertesi günü suikasta kurban gitti.

Refik El-Hariri’den sonra, En-Nahar gazetesinin köşe yazarlarından Filistin asıllı Profesör Samir Kasir’in 2 Haziran 2005’te ve ardından Lübnan Komünist Partisi eski başkanı George Hawi’nin 21 Haziran’da öldürülmesinden sonra Tueyni suikastı, Lübnan’da gerçekleşen dördüncü siyasi cinayet oldu. Samir Kasir ve George Hawi Suriye karşıtı olmalarının yanında Lübnan’da Filistin davasının güçlü savunucularındandı. George Hawi 1969’da Filistin’in kurtuluşu için gerçekleştirilen gösterilere katıldığı gerekçesiyle hapse atılmış, daha sonra Lübnan’daki İsrail işgaline karşı verilen mücadele için 1982 yılında kurulan Lübnan Milli Direniş Cephesi’nin önde gelen isimleri arasında yer almıştı.

Tüm bu suikastlardan Suriye sorumlu tutulurken, Lübnan’daki karışıklıklardan en fazla çıkarı olan İsrail ise olabildiğince perde arkasında bırakılıyor. Lübnanlı bazı siyasetçiler ülkedeki iç karışıklıkların İsrail çıkarlarına yüzde yüz paralel geliştiğini belirterek bu olayların sorumlusunun İsrail gizli servisi MOSSAD olduğunu iddia ediyor.

Bunun yanında son olaydan sonra, BM Güvenlik Konseyi bölgedeki incelemelerini altı ay daha uzatma kararı aldı ve son suikast de dâhil tüm cinayetlerin araştırılacağını belirtti. BM yetkilileri ise bu uzatmanın Suriye’ye bir mesaj niteliğinde olduğunu ve Suriye’nin olaylar açığa çıkmadan aklanamayacağını ifade ediyorlar. BM’nin bu tehditvari açıklamaları ise, kesin delillerden çok sezgileri doğrultusunda hareket ettiğinin güçlü bir göstergesi.

 

 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...


ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....