Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 14

ORTADOĞU: Irakta seçimler ayrılıkları derinleştirdi PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
Irak’ta 15 Aralık’ta yapılan parlamento seçimleri, beklendiği gibi, tüm etnik gruplara ait partilerin kendi bölgelerinde ipi göğüslemeleri ile sonuçlandı.
Irak’ta 15 Aralık’ta yapılan parlamento seçimleri, beklendiği gibi, tüm etnik gruplara ait partilerin kendi bölgelerinde ipi göğüslemeleri ile sonuçlandı.

Yıllardır despotik idareler altında ezilen Irak halkı, son bir yılda hiç alışık olmadığı bir seçim maratonuna ayak uydurmaya çalışıyor. Son bir yıl içinde üç defa sandık başına giden (iki seçim, bir referandum) Iraklılar, 15 Aralık’taki seçimlerle 275 üyeli yeni Irak parlamentosunu belirlediler.

Irak’ta 15 Aralık’ta yapılan parlamento seçimleri, beklendiği gibi, tüm etnik gruplara ait partilerin kendi bölgelerinde ipi göğüslemeleri ile sonuçlandı. Ortaya çıkan sonuçlar her etnik grubun, önceliği kendi çıkarlarına verdiğini bir kez daha gösterdi. Başkent Bağdat ve güney vilayetlerde 20’ye yakın İslamcı Şii partinin oluşturduğu Birleşik Irak İttifakı %60’lık oy oranı ile birinci oldu. Orta Irak’taki vilayetlerde %60’ın üzerinde oy alan Sünni Arap ittifakının ülke genelindeki oyları yaklaşık %20 oranında. Kuzey’deki Kürt bölgelerinde ise başını KDP ve KYB’nin çektiği Kürt İttifakı %90’a yakın oy oranı ile birinci gelirken, Kürtlerin ülke genelindeki oyları %15’in biraz üzerinde. Amerikan istihbaratının gözdeleri olan İyad Allavi ve Ahmet Çelebi gibi laik Şii liderler ise ciddi bir varlık gösteremediler.

Açıklanan rakamlar her ne kadar genel beklentilere uygun olsa da, seçimin hemen ardından başlayan yolsuzluk iddiaları yabana atılacak gibi değil. Örneğin, Sünni kenti Ramadi’de laik Şii İyad Allavi’nin ikinci olması ve Bağdat gibi en azından yarısını Sünnilerin oluşturduğu bir kentte Şii ittifakın %60’ın üzerinde oy alması, Sünni partilerin tepkisine neden oldu.

Eski istatistiklerle yaklaşık bir milyon nüfusu olan Kerkük gibi bir Türkmen kentinden sadece 50 bin Türkmen oyu çıktı. Geçen yılki seçimlerde bile 90 bin oy çıkmıştı ki, Türkmen partileri bu rakamı bile az bulduklarından kabul etmiyorlardı. Şimdiki rakam ise geçen yılkinin yarısı kadar. Türkiye’den kullanılan oyların iptal edilmiş olması da tepki topladı. Geçen yıl Türkiye’deki Iraklıların kullandığı oylar yaklaşık 4,000 civarındaydı. Bu yıl ise Türkmen partilere 21 bin oy çıkınca İstanbul’dan kullanılan oylar iptal edildi.

Beklenildiği gibi seçim sonuçlarına ilk ve en güçlü itiraz Sünni partilerden geldi. Sünni ittifak seçim sonuçlarını reddetti ve “Bizi başka yollara zorluyorlar!” tehdidinde bulundu. Eski Baasçı Salih El-Mutlak’ın başını çektiği Sünni blok da, seçim sonuçlarını reddederek gerekirse şiddet kullanabileceklerini açıkladı.

Demokrasi konusunda sanık sandalyesine oturtulmak istenen ülkelerde görülen gözlemci (!) yoğunluğunun Irak’ta hiç görülmemesi dikkat çekiciydi. Kuşkusuz adil bir seçim için en temel unsur, güncellenmiş seçmen listesidir. İşgalden sonra şayet nüfus sayımı yapılabilseydi, elde edilen veriler seçmen kaydı için kullanılacaktı, ama bu yapılamadı. Benzer bir sorun Afganistan’da da yaşanmıştı. Afganistan’da nüfus sayımı gerçekleştirilemeyince, 10,5 milyon Afgan seçmen olarak kaydedildi. Ardından, eldeki imkânlarla seçime gidildi.

Irak’ta vaziyetin Afganistan’dakine üstünlüğü, Irak’ta Saddam döneminde “Petrol karşılığı Gıda” kapsamında halka gıda karnesi dağıtılmış olmasıydı. Seçimlerde söz konusu gıda karneleri, seçmen kartı ve kimlik olarak kullanılıyor. Ama bu noktada da temel sorun, bunların sahtesini yapmanın çok kolay olması. Nitekim Kerkük’te nüfusta kayıtlı görünmediği halde 200 binden fazla Kürt oyu çıkması bunun önemli bir göstergesi.

Seçimin sonuçlarının istikrar yerine daha köklü bir güvensizlik ve çatışma potansiyeli ortaya çıkardığı söylenebilir. Halkın bu seçimlere geçici gözüyle baktığı unutulmamalı. Geçtiğimiz iki yıldır Irak’ta yapılan seçimlerin her biri geçici yönetimleri belirlemişti. Ancak son seçimle dört yıllık parlamento belirlendi ve bu parlamento Irak’ı önümüzdeki dönemde yönetecek başbakan, bakanlar ve bürokratları belirleyecek.

Seçimler bir yönüyle ABD’nin çekilmesini hızlandırabilir. Zira Amerikan askerlerinin varlığı, 1991 yılından sonra Suudi Arabistan’da nasıl Usame bin Ladin’in söylemini güçlendirecek gerekçeler oluşturduysa, Irak’taki gereksiz varlığı da direniş gruplarının gerekçelerini haklı kılacaktır. Bu sebeple yeni parlamento, ABD ile yoğun pazarlık sürecini başlatmak zorunda kalacaktır. Bu ise parlamento içindeki güçlü dindar yapıyı etkileyecektir. Diğer taraftan Ortadoğu’nun temel sorunu olan Filistin’de Hamas’ın yerel seçimlerde aldığı başarı ile Mısır seçimlerinde Müslüman Kardeşler’in 88 milletvekilliği ile ülkenin en güçlü muhalefeti haline gelmesi ile birlikte düşünüldüğünde Irak’ta siyasetin İslamlaşması işgalcilerin işini daha da zorlaştıracaktır.

 

 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

Adanmış Hayatlar Mülteci bir çizer; Naci el-Ali
Filistin direnişinin 60 yıllık öyküsünü, işgaller ve sürgünlerin özgürlüklerine gölge düşürdüğü binlerce Filistinlinin yurtlarından edilerek ülkelerine hasret bir hayata mahkum edilişini, çizgileriyle...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*
Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna...

İslam Coğrafyası; Bir Muhacir Ülkesi: ÜRDÜN
Altı milyonluk nüfusun yarısından fazlasını Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, bir muhacir ülkesi olarak anılır.

Coğrafya
Ürdün,  kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Ira...

Film Tanıtımı: In This World
Orijinal adı: In This World (Bu dünyada)
Yönetmen: Michael Winterbottom
Senaryo: Tony Grisoni
Yapım: 2002, İngi...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Bülent Yıldırım*
Av. Bülent Yıldırım
Mültecilik konusunun, mültecilerin yaşadıkları sorunların ve bu sorunlar için üretilecek çözüm önerilerinin tartışılacağı sempozyumumuza hoş geldiniz. Tarih...