Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 13

GÜNEY ASYA: Keşmir depremi ve bölge politikalarına etkileri PDF Yazdır E-posta
Yazar Mahmut Osmanoğlu   
Depremin yıkıcı ve soğuk yüzüne rağmen, deprem sonrasında iki ezeli düşman Pakistan ve Hindistan arasında yakınlaşma ve yumuşama temayülleri oluşmuştur.

Keşmir problemi, aslında, Hint alt kıtasına yaklaşık yüzyıl hakim olan İngilizlerin bölgeden çekilirken kurulan iki yeni ülke arasında, kasıtlı olarak bıraktıkları bir sorundur. 1947’de Hint Yarımadası; Hindistan ve Pakistan olarak ayrılmış, Müslüman çoğunluğa sahip eyaletler Pakistan’a, Hindu çoğunluğa sahip eyaletler ise Hindistan’a bırakılmıştır. Müslüman çoğunluğa sahip ama gayrımüslim yönetime sahip Keşmir’de ise halkoylaması yapılması gerekirken gayrımüslim yönetimin Keşmir’i Hindistan’a ilhak etmesiyle sorun patlamıştır. Keşmirli mücahitler ilhak üzerine silahlı mücadeleye başlamışlar ve bugün Azad Keşmir olarak bilinen bölgeyi denetimleri altına aldılar. Hindistan’ın girişimleriyle BM araya girdi ve ateşkes hattı oluşturuldu. Ancak, Hindistan, BM Güvenlik Konseyi’nin Keşmir’de halk oylaması yapılması yolundaki kararlarını gözardı etmiş ve bu plebisit bugüne kadar yapılamamıştır.        

Bugünlerde Hindistan ile Pakistan arasında ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde adımlar atılmaktadır. Ancak, Keşmir her iki ülkede de “milli dava” haline getirilmiş olduğu için tek tarafın kazançlı çıkabileceği bir anlaşma ufukta görünmemektedir. Belki de, 1947’de oluşturulan “ateşkes hattı” daimi bir sınır olarak kabul edilecek ve de facto statü, daimi statü haline dönüştürülecektir. Hint kontrolü altındaki Keşmir; Hindistan’a, Pakistan kontrolü altındaki Azad Keşmir ise Pakistan’a bırakılacaktır. Ancak, Keşmirlilerin, özellikle de Hint kontrolü altındaki Keşmirlilerin razı olmayacağı bir çözüm iki ülkeyi de ateşin ortasına atabilir veya sınırın her iki tarafındaki Keşmirlileri mağdur edebilir. Bu da, Keşmirlileri her iki ülkeden bağımsız bir devlet arayışına itebilir.

Depremin yıkıcı ve soğuk yüzüne rağmen, deprem sonrasında iki ezeli düşman Pakistan ve Hindistan arasında yakınlaşma ve yumuşama temayülleri oluşmuştur. Hindistan, depremden daha fazla etkilenen Pakistan’a 25 milyon dolar yardım vaadinde bulunmuş ve depremzedelere yardım ulaştırılması amacıyla iki taraf arasındaki ateşkes hattını 1947’den buyana ilk defa belli noktalarda trafiğe açmıştır. Bu noktalardan hem yardım malzemesi geçişine ve hem de sınırın iki yakasındaki Keşmirlilerin birbirine gidiş gelişlerine imkan sağlanmıştır.

 

 

Sayı 45


DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...