|
Ebola virüsünün sebep olduğu ölümler, öğretmenlerin grevi ve son
olarak da Ninja asilerinin yeniden harekete geçmesi hükümeti zor
durumda bıraktı.
200’ün üzerinde Afrikalı etnik grubu barındıran Kongo’da
sular durulmuyor. Ebola virüsünün sebep olduğu ölümler, öğretmenlerin
grevi ve son olarak da Ninja asilerinin yeniden harekete geçmesi
hükümeti zor durumda bıraktı.
Ebola virüsüne karşı hala bir aşı bulunamadı. Virüse
yakalananların %50 ila 90’ı hayatını kaybediyor. Hükümet sözcüsünün
öğretmen maaşlarına zam yapamayacaklarını bildirmesi üzerine grevler
başladı. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de Ninja asileri tekrar harekete
geçti. Ekim ayının ikinci haftasında başkentin Bacongo bölgesinde
gizlenen Ninja asileri ile hükümet kuvvetleri arasında ağır silahların
kullanıldığı çatışmalar tekrar başladı.
Hükümet, 13 Ekim’de Ninjaları Bacongo’dan uzaklaştırmada
başarısız olan polisi desteklemesi için orduya emir verdi. Çatışmaların
tekrar başlamasına neden olan gelişme ise Ekim ayı başında isyancıların
lideri Papaz Ntoumi olarak da bilinen Frederic Bitsangou’nun ulusal
birlik hükümeti kurulmasını talep eden deklarasyonuna Başbakan Isidore
Mvouba’nın hala cevap vermeyişi. Japon geleneksel savaşçılarına
nispetle kendilerini Ninja olarak adlandıran Ulusal Direniş Konsülü
sözcüsü Ane Philippe Bibi’nin bildirdiğine göre deklarasyonda Ntoumi,
eğer hükümet isteklerini kabul ederse isyanı durduracağını ve silahları
toplayacağını bildirdi. Sözcü hükümetin yavaşlığından yakınarak
hükümetin çatışmayı bitirecek çözüm bulmak yerine senato seçimlerini
yaptığını ifade etti.
Ninjalar şimdi çözüm için çevre ülkelerdeki gelişmeleri örnek
gösteriyorlar. Sudan’da siyasi anlaşmadan sonra isyancıların lideri
John Garang’a hükümette bir makam verildiğini, Fildişi Kıyısı’nda ve
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde anlaşma imzalandıktan sonra
isyancıların hükümette yer aldığını ifade eden Ninjalar, Kongo
Cumhuriyeti’nin de bu şekilde bir anlaşmayı kabul etmesini istiyorlar.
Kongo, dünyada en fazla dış borcu olan ülkelerden birisi. Afrika
kıtasının en fazla petrol üreten ülkelerinden biri olan ve uranyum,
bakır, altın, elmas, magnezyum ve doğal gaz gibi ciddi kaynaklara sahip
Kongo’nun 3 milyon nüfusu beslemek için dış borçlara bağımlı olması
kadar garip bir durum olmasa gerek.
Ne Fransız sömürgeciliği, ne de Marksist hükümetler Kongo’nun
derdine deva olamadı. Büyük Kongo Krallığı’nın çocukları şimdi de küçük
demokrasiler yüzünden acı çekmeye devam ediyor.
|