|
Sorunu çözülmez kılan şey, bu ülkelerin sağlığa ayırdıkları
bütçe ve sağlık tesisleriyle ilaçlara ulaşımdaki geri kalmışlık.
Hindistan’da salgından en çok etkilenen bölgelerde 15 yaşın altındaki
yedi milyondan fazla çocuğun aşılanması için yaklaşık 58 milyon dolar
gerek.
Hindistan ve Nepal’de çoğunluğunu çocukların oluşturduğu
insanlar, ensefalit (beyin dokusu iltihabı) hastalığıyla mücadele
ediyor. Sivrisinekler aracılığıyla taşınan ve bir virüsle bulaşan
ensefalit hastalığı sebebiyle, yine Hindistan’da 1978 yılında 1078,
1987’den bu yana 3,500 insan hayatını kaybetti ve bu yıl da muson
yağmurlarının yoğun bir şekilde kendini göstermesi, hastalığı salgına
çevirecek olumsuz şartları yeniden vücuda getirmiş durumda.
Hindistan’ın kuzeyinde yaz ortasında ortaya çıkan ve Nepal’e de yayılan
ensefalit salgını nedeniyle şimdiye kadar hemen hepsi çocuk olmak üzere
yaklaşık 1,050 kişi öldü. Özellikle durgun su civarlarında ve hayvan
barınaklarına yakın yerlerde yaşayan yoksul halk arasında yayılan
hastalık için iki ülke de, ilaç ve aşı yetiştirmek için seferber olmuş
durumda.
İlk olarak Japonya’da belirlenen ve özellikle yabani kuşlarla
domuzlarda bulunan ensefalit hastalığının virüsü, sivrisinekler yoluyla
insanlara bulaştığı için, bu salgından en çok bağışıklık sistemi zayıf
olan çocuklar etkileniyor. Öte yandan, köylerde domuzlarla iç içe
yaşayan ve bu sebepten hastalıkla burun buruna kalan halk ise, uzak
mesafelerdeki şehir hastanelerine hasta çocuklarını kollarında taşıyana
kadar iş işten geçebiliyor.
Salgından en çok etkilenen bölgelerden birisiyse Hindistan’ın en
büyük eyaleti Uttar Pradeş. Uttar Pradeş’te en son verilen rakamlara
göre bugüne kadar 780’in üzerinde kişi yaşamını yitirdi. Nepal’de ise
bu sayı 270’i geçmiş durumda; yaklaşık 1,510 kişi de tedavi görüyor.
Buna mukabil, yaralı sayısı da 3,050’ye vardığı ve ölü sayısı sürekli
arttığı ülkede, yetkililer, Muson yağmurlarının da azalmasıyla yeni
vakaların giderek azalmaya başladığını belirtiyor.
Ensefalit hastalığı, çok fazla duyulmamış olsa da maalesef bir
Asya gerçeği. Sadece Asya’da bulunan bu virüs, özellikle
sivrisineklerin üreyebileceği pirinç yetiştirilen sulak bölgelerde
yayılabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün elindeki verilere göre ise,
sadece ihbar edilen hastaların sayısı yıllık 50 bin vaka. Bir yılda
ölenlerin sayısı ise 15 bin. Yüksek ateş ve komalarla gelen hastalık,
vücutta kalıcı sakatlık da bırakabiliyor. Ancak sorunu daha çözülmez
kılan şey, bu ülkelerin sağlığa ayırdıkları bütçe ve sağlık
tesisleriyle ilaçlara ulaşımdaki geri kalmışlık. Hindistan’da salgından
en çok etkilenen bölgelerde 15 yaşın altındaki yedi milyondan fazla
çocuğun aşılanması için yaklaşık 58 milyon dolara ihtiyaç var. Oysa
ülkenin toplam sağlık bütçesi 25 milyon dolar.
Hindistan ve Nepal, şu anda yurt dışından gelecek ilaç
yardımlarını bekliyor. Köylerde yaşayan ve hastaneye gitme imkanı
bulamayan insanlarsa, bir yandan salgınla mücadele ederken, bir yandan
da bir dahaki Muson yağmurlarını endişeyle bekliyor olacaklar.
|