Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 11

KAFKASYA: Azerbaycandaki Çeçen mülteciler PDF Yazdır E-posta
Yazar Yaşar KUTLUAY   
Dünya medyasında son zamanlarda ilgi görmeyen Çeçenistan Savaşı’nın acı sonuçları, Bakü’deki mültecilerin hayatlarında açıkça görülebiliyor.


Çeçenistan’da 10 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş nedeniyle binlerce Çeçen aile, ülkesini terk ederek Gürcistan, İnguşetya, Azerbaycan ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelere dağıldı. Bu ülkelerden Azerbaycan’da yaklaşık 4,000 Çeçen mülteci bulunuyor. Mülteci aile sayısı 900 civarında. Yetimlerin sayısı ise 600’ü buluyor. İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Azerbaycan’daki Çeçen mültecilerin, özellikle de yetimlerin durumlarını yerinde tespit etmek ve bu insanlara yardımda bulunmak üzere Azerbaycan’daydık.

Dünya medyasında son zamanlarda ilgi görmeyen Çeçenistan Savaşı’nın acı sonuçları, Bakü’deki mültecilerin hayatlarında açıkça görülebiliyor. Hemen her ailede en az bir kişinin hayatını kaybettiğini ve buna bağlı olarak her ailede bir ila yedi arası yetim çocuk olduğunu görmek üzüntü verici. Aileler çok zor koşullar altında, sağlıksız konutlarda yaşıyorlar. Genellikle üç-dört ailenin aynı evi paylaşması ise bir çok hastalığa davetiye çıkarıyor.   Ellerine geçen her kuruşu kira ve gıda giderlerine veren bu insanlar, hastane giderlerini karşılayamıyorlar. Bütün bunların yanında, Bakü’de kiraların son yıllarda aşırı derecede yükselmesi, tüm gelirleri yardım kuruluşlarının gönderdiklerinden ibaret olan aileleri bunalım noktasına getirmiş.  

Ziyaret ettiğimiz yerler arasında, Çeçen çocukların öğrenimlerini sürdürdükleri okullar var. Okullarda pek çok sorun olduğunu okul müdüründen öğreniyoruz. Bölgedeki üç Çeçen okulundan biri, birkaç hafta evvel Azeri hükümet yetkililerince kapatılmış. Bir diğeri de kapatılma girişimi üzerine, Çeçen mülteciler ile birlikte bir kısım duyarlı Azeri bir miting düzenlemiş. Bu sağduyulu girişim sonuç vermiş: Hükümet geri adım atmış ve okulları kapatmaktan vazgeçmiş. Bu yaşananlar, mültecilerin haklarına karşı duyarlı davranmanın sonuç verdiğini açıkça gösteriyor.

Bakü’deki Çeçen okulları ve diğer devlet okullarında öğrenimlerini sürdürmekte olan Çeçen öğrencilerin sayısı 450 civarında. Bu çocuklar için lazım olan tüm kırtasiye malzemelerini alarak, dağıtım için okullara gidiyoruz. Çocukların sevinçleri görülmeye değer. Sabırsızlıkla sıraya geçiyorlar. Hediyelerini aldıklarında teşekkür etmeyi unutmayacak kadar da nazikler. Dağıtımın ardından okul müdürü bizleri bırakmıyor ve şunları söylüyor: “Çok zor durumdaydık ve ne yapacağımızı bilemiyorduk. Sizlere teşekkür ederiz. Bu çocuklar bir gün özgür Çeçenistan’ı yönetecekler; bakan, milletvekili, sanatçı, din adamı, usta olacaklar ve İHH’yı, Türkiye’deki kardeşlerini asla unutmayacaklar.”

Öğrencilere yaptığımız dağıtımla yetimlerle yönelik çalışmamızı birlikte yürütüyoruz.   Elimizde Çeçen yetimlerin tamamının listesi var. Bu çocukları bulmak, durumlarını yerinde görüp yardımları ulaştırmak için yola koyuluyoruz. Gördüğümüz manzara anlatılandan daha kötü. Yetimlerin ve ailelerin kaldıkları evler, Sovyetler döneminden kalma yıkık dökük, çoğu tek odalı ve banyo tuvaleti bir arada olan sağlıksız yapılar. Mihmandar arkadaşımız yetimlerin yaşam şartlarının ne kadar zor olduğunu, bu çocukların hemen hiçbir ihtiyacının karşılanamadığını, yetersiz beslenmeden dolayı birçoğunun zayıf düşüp hastalandığını, sağlık kontrolünden geçmediğini ve aşılarının yapılmadığını söylüyor.

Çocukları ziyaret ediyoruz. İki-üç yaşlarından sekiz yaşına kadar onlarca çocuk var. Bizi görünce çok seviniyorlar. Her birinin isteği farklı: Kimi oyuncak bebek, kimi defter, kimi kalem istiyor; daha büyük olanlar güzel elbiseleri tercih ediyor. Savaştan ve onun getirdiği yıkımdan habersiz, fakat savaşın mahrumiyetini derinden yaşayan bu çocukların bir çoğu, babasını hiç tanımamış. Dedelerine, amcalarına “baba” diye hitap ediyorlar. Fakat hayatlarındaki eksikliğin farkındalar. İçlerinden bazıları hem öksüz, hem yetim. Yakın akrabaları bu çocukları sahiplenmiş, lakin kendi çocuklarına dahi bakacak durumda olmayan bu insanların, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaları mümkün değil.

Akşamüstü bir aileyi daha ziyaret ediyoruz. Üç genç kadın, yedi çocuklarıyla birlikte iki odalı bir evde yaşıyorlar. Eşleri, Çeçenistan’daki on binlercesi gibi artık hayatta değil. Çocuklardan biri henüz sekiz aylık. Kadınlar oldukça zor durumda ve sadece İHH’dan gelen yardımlarla geçimlerini sağladıklarını söylüyorlar. Bakü’de kiraların dışında gündelik hayat çok pahalı sayılmaz. Bir aile, 20 dolarla bir hafta geçinebilir. Buradan anlıyoruz ki, bu insanlara verilen küçük yardımların bile önemi büyük.

Eşini kaybetmiş olan bir kadın, çocuğunun bir ayağında problem olduğunu ve yardım edip edemeyeceğimizi soruyor. Çocuğu görmek istiyoruz. Anne, zor bir doğumun ardından çocuğun sağ ayağının zayıf kaldığını, doktorların en az 15 günlük yoğun fizik tedavi görmesi gerektiğini söylediklerini, ama tedavinin toplam 20 dolar olduğunu belirtiyor. Kendisinin hiç bir geliri olmadığından çocuğunu tedavi ettiremediğini anlatıyor. Duyduklarımıza inanamıyoruz. Dünyanın birçok yerinde insanlar israf içerisindeyken, Azerbaycan’da bir Çeçen çocuk, 20 dolar bulunamadığı için sakat kalabiliyor. Çocuğu kurtulan anne, kendilerine bu yardımları gönderenleri unutmayacağını söylüyor.

Savaşın son bulması ve Çeçen mültecilerin bir an önce yurtlarına dönmeleri temennisiyle Azerbaycan’dan ayrılıyoruz.

 

 

Sayı 45

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DÜNYA GÜNDEMİ; AFRİKA: Soykırım iddiaları
Sudan’da çıkarlarını bir türlü sağlayamayan küresel güçler, çözümü devlet başkanını soykırım gibi çok ciddi bir suçla yargıl...


İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...