Taliban saldırıları, savaş ağalarının yürüttüğü uyuşturucu
ticareti ve Batı’nın nüfuz mücadelesi arasında sıkışıp kalan Afgan
halkı, seçimlerden pek de umutlu değil.
İstikrarsızlık, kaos ve fakirliğin gölgesinde yaşayan Afgan halkı,
1969’dan beri ilk kez, Eylül ayında parlamento ve belediye seçimleri
için sandık başına gitti. ABD’nin 11 Eylül olaylarının ardından
El-Kaide bahanesiyle ülkeyi işgalinin ardından, Ekim 2004’te yapılan
seçimlerle Hamid Karzai, Afganistan Devlet Başkanı seçilmişti. Bu kez,
2,800 aday meclise, 3,000 aday ise belediye meclislerine girmek için
yarıştı. Adayların %10’unu ise mecliste 68 koltuk elde edecek olan
kadınlar oluşturuyor.
Sovyet işgali sırasında Sovyetlere karşı ABD tarafından desteklenen
Taliban rejimi, 11 Eylül olayları sonrasında Afgan halkının, bilhassa
kadınların özgürlüğünün önündeki en büyük engel olarak kamuoyuna lanse
edildi. Çarşaflı, yüzleri örtülü Afgan kadınlarının portreleri
zihinlerimize kazındı. Taliban’ı ve El-Kaide’yi yok ederek ülkeyi
‘özgürleştirmeyi’ vadeden ABD, bu temsili, işgalini meşrulaştırmak için
kullandı. Kadınların da aday olduğu son seçimler, Afganistan’ın
demokratikleşmesi yönünde önemli bir adım olarak gösteriliyor.
Ancak gerek ABD’nin ülkenin iç siyasetine yönelik tavrı, gerekse
ülkedeki kaos ortamı; Afgan halkının seçimlere olan güvenini sarmış
gibi görünüyor. Zira seçimlere katılım beklenenden düşüktü: %50.
Ülkenin güneyinde kontrolü elinde bulunduran Taliban güçlerinin
saldırıları beklenenin altında olsa da, seçimlerden önceki 24 saat
içerisinde 15 kişi öldürüldü. Yedi milletvekili adayı, yine Taliban’ın
saldırıları sonucunda hayatını kaybetti. Taliban kontrolündeki güney
kentlerinde seçimler güçlükle yapılabildi. Afgan halkının güveninin
sarsılmasının başlıca nedeni ise, uyuşturucu ticaretiyle zenginleşen
nüfuz sahibi savaş ağalarının seçimlerde aday olmaları. Kabil dışındaki
merkezlerde kontrolü ele geçirmekte zorlanan ABD, kendilerinin desteği
olmaksızın bölgede varlığını sürdüremeyeceğini bildiği savaş ağalarını
dolaylı yollardan destekliyor. ABD destekli Karzai yönetimi de
uyuşturucu ticaretini kontrol eden savaş ağalarının birçoğunu önemli
devlet görevlerine atadı. Halk, yapılan uluslararası yardımların da
Karzai yönetimindeki yolsuzluklar nedeniyle kendisine ulaşmadığının
farkında. Öte yandan ülkenin kuzeyinde yaşayan ve yönetimde yeterince
etkili olmadıklarını düşünen Tacikler, seçimler sonucunda parlamentoda
elde edecekleri güçle Karzai yönetimini devirmeyi hedefliyorlar. 10 Ekim’de açıklanacak seçim sonuçları nasıl olursa olsun, dünyanın
en fakir ülkelerinden birinde zor koşullar altında yaşayan ve Taliban
saldırıları, savaş ağalarının yürüttüğü uyuşturucu ticareti ve Batı’nın
nüfuz mücadelesi arasında sıkışıp kalan Afgan halkı, seçimlerden pek de
umutlu değil.
|