|
İHH İnsani Yardım Vakfı dünyanın unuttuğu ve açlıktan insanların
evlerini terk ettiği, ağaç yapraklarını yediği Batı Afrika’ya stratejik
bir yardım çalışmasında bulundu. 16-30 Ağustos tarihleri arasında
gerçekleşen yardım çalışmasında pirinç, fasulye, millet (mısır) ve sıvı
yağdan müteşekkil 30 tonluk gıda yardımı üç ülkede 6,500 aileye
(aileler ortalama 7-8 kişi) 15 ayrı noktada dağıtılarak insanların bu
en zor günlerinde biraz olsun rahatlamaları sağlandı.
Batı Afrika’nın Sahra ülkelerinin bu sene yaşadıkları kuraklık yeni
bir durum değil. Bölgede yağmur yağmaması, bazen çok aşırı yağması gibi
nedenlerle insanlar tohumlarını ya hiç dikemiyor ya da dikilen
tohumların aşırı yağışlar nedeniyle çürümesinin önüne geçilemiyor.
Bununla birlikte çekirge ve bitki zararlılarının ürünlere zarar
vermesi, bölgede Nijer nehri ve Çad gölü dışında su kaynaklarının
oldukça sınırlı olması, ülkelerin neredeyse %90’lara varan oranda çölle
kaplı olması ve çölün her geçen kurak dönem sonrası daha da
genişlemesi, ekonominin tarım ve hayvancılığa bağlı olması ve Sahra
çölünün altındaki dünyanın en geniş su kaynaklarından faydalanılamaması
kuraklığın ve açlığın temel sebeplerini oluşturuyor. Bölgede yer alan
bazı ülkelerde 30 senedir yağış düşmeyen yerler bulunuyor. İnsanlar
Temmuz-Ekim dönemindeki yağışlar ardından elde ettikleri hasatla tüm
sene yetinmek durumundalar. Fakat ortalama 6-7 çocuk sahibi ailelerin
stoklarının Mayıs-Haziran gibi tamamen tükenmesi, bu dönemden Ekim
sonuna kadar yoğun bir açlık tehlikesine sebep oluyor. Bu krize
yetersiz beslenme ve sağlıksız ortamdan kaynaklanan bulaşıcı
hastalıklar da eklenince milyonlarca insan yaşamla ölüm arasında gidip
geliyor.
Bölgede üç yaşından 13-14 yaşlarına kadar tüm çocuklar ellerinde
kaplarla dolaşıyorlar ve akşama kadar bulabildikleri yiyecekleri
evlerine götürüyorlar. Fakat çocuklar çoğu zaman evlerine boş kaplarla
dönüyorlar. Eğitim, sağlık ve hemen hiçbir ortalama yaşam koşullarına
sahip olmayan bu çocuklar dünyanın en mutsuz çocukları belki de.
İHH’nın yardım çalışmalarının merkezi olan Nijer, kuraklık ve
ardından gerçekleşen evleri, köprüleri ve hatta ağaçları bile tamamen
sular altında bırakan seller nedeniyle çaresiz bir durumda. Bölgedeki
durum karşısında uluslararası toplumun hala yoğunluklu bir biçimde
harekete geçmemesi, zengin ülkelerin komik düzeydeki yardımları
bölgedeki krizi arttırıcı nedenler. Ülkenin Agadez, Difa ve Tilaberi
bölgeleri Maradi, Zinder ve Tahova illerine göre kuraklıktan daha az
etkilenen bölgeler.
İHH çalışmalarını çok az yardım ulaştırılan bir milyon nüfuslu
Maradi ilinin Tessaoua bölgesinde yoğunlaştırdı. 74 köye ve 170 bin
nüfusa sahip Tessaoua’da 17 tonluk gıda malzemesi dağıtıldı. Dağıtım
sırasında dünyanın en fakir ülkelerinden Nijer’in gözleri yaşartan
manzaralarına şahit olduk. Sekiz ayrı noktadan gerçekleşen çalışmada
görmeyen, işitmeyen, çeşitli uzuvlarını kaybederek sakat kalmış
insanların yanında yürüyemeyen kimi insanların sürünmek suretiyle
yardım alanlarına geldikleri görüldü. Bunun yanında açlıktan etkilenen
binlerce insan çok uzak mesafelerden yürüyerek ya da eşek sırtında
yardım almaya geldiler. Selden zarar görenlerle 334 yetime de beş ayrı
noktadan yardım dağıtımı yapıldı. Bugüne kadarki yardım çalışmaları
içerisinde hiç bu kadar hasta, sakat, evsiz, aç ve çaresiz insanı bir
arada görmemiştik. İnsanlar yardım dağıtımları tamamlandıktan sonra
bile günlerce yardım alma umuduyla bu alanlarda bekleyişlerini
sürdürdüler.
Batı Afrika’daki ikinci durağımız Nijer gibi 13 milyon nüfusa sahip
ve ondan sonra dünyanın en fakir üçüncü ülkesi olan Burkina Faso oldu.
Kuraklıktan ve aşırı yağışlardan etkilenen insanların durumları
Nijer’den farklı değil. Başkent Ouagadougou’da Djibo’da Tamkui ve
Kusega kasabalarında gerçekleşen çalışmada 10 tonluk gıda malzemesi
ihtiyaç sahipleriyle buluştu. Misyoner çalışmalarına inat daha bir ay
önce 250 ferdi Müslüman olan 3,000 kişinin yaşadığı Tamkui kasabasının
kabile şefi Osman amca (önceki ismi Lali) bizimle tanışmaktan mutluluk
duyduklarını, kendilerine gelen yardımın çok değerli olduğunu ve
Türkiye Müslümanlarına selamlarını iletmemizi söyledi.
İlk defa kendilerine yardım ulaştırılan Kusegu kasabası dağıtımı ise
ihtiyaç sahiplerinin oluşturduğu yüzlerce metrelik sıra ile ilginç bir
organizasyona dönüştü. İnsanlar evlerine götürdükleri beşer kiloluk
pirinç paketleriyle ziyadesiyle mutlu oldular. Zira hasat mevsimi olan
Ekim ayına daha bir hayli zaman var.
Müslüman-Hıristiyan çatışmalarına sıkça şahit olan ve dünyanın en
kalabalık nüfuslarından birine sahip olan Nijerya’da ise 700 aileye üç
tonluk yardım dağıtımında bulunuldu. Ülkenin Kaduna eyaletine bağlı
Zaria bölgesinde üç ayrı noktadan gerçekleşen yardım çalışmasında bizim
ve bölge sakinlerinin yaptıkları konuşmalar, insanların içten
teşekkürleri duygulu anlar oluşturdu.
15 günlük çalışma ardından ortalama 50 bin insana yardım
ulaştırmanın sevinci ve Batı Afrika’da acıların bitmesi temennileri ile
bölgeden ayrıldık.
|