|
ORTA ASYA: Afganistanda insan hayatı hala ucuz |
|
|
|
|
Yazar Ahmet Emin Dağ
|
Kolera salgını ve sel baskınları ardından oluşan insani trajediye çözüm çabaları çerçevesinde İHH adına geçen Temmuz ayı içinde Afganistan’a bir ziyaret gerçekleştirdik.
Daha önceki ziyaretimiz üzerinden bir yıl bile geçmemiş olmasına rağmen Afganistan’daki hızlı değişim dikkat çekiciydi. Ancak ülkedeki değişimin olumsuz yönü konusunda kaygılarımızın derinleştiğini de belirtmeliyiz. 20. yüzyıldaki fiili sömürge dönemlerinde görülen işgal biçiminin tam tersine yeni dönemde görülen işgaller yerel halklara hiçbir alt yapı imkanı kazandırmıyor. Aksine maddi ve manevi zenginlikleri mümkünse (karşılığında hiçbir şey bırakmadan) çalmayı, değilse yok etmeyi hedefliyor. Afganistan, geçen yüzyılın sömürgeci güçlerinden Rusya’nın inşa ettiği alt yapı imkanlarıyla şu ana kadar idare ediyordu. Ama 30 yıldır üzerine tek bir çivi dahi çakılmayan bu yapı da işlemez hale gelmiş. İç savaşın sona ermesinden bu yana ülkenin büyük bölümünde insanlar kurşunlarla ölmüyor ama bu kez de ihmal ve imkansızlıklar can alıyor. Kolera gibi önlenebilir hastalıklar sebebiyle her gün onlarca kişi yaşamını yitiriyor. Takhar vilayetine bağlı Abdülnazarbeg köyündeki kolera vakıasında biz gidene kadar son üç haftada sekiz kişi ölmüştü. Hemen her köyde buna benzer vakalar yaşanıyor. Yüzlerce ölünün Afganistan’da hiçbir haber değeri yok. Metroda ölen İngilizlere ya da Irak’ta öldürülen bir Amerikan askerine ayrılan haber satırlarının onda biri bile bu insanlara çok görülüyor. Amerikalılar ve Karzai şu an Afganistan’da alt yapı ve sağlık tesisleri kurmaktan daha önemli(!) işlerle meşgul. Bunun başında sözüm ona ülkeyi istikrara kavuşturmak geliyor. Oysa Amerikalılar bu amaçla güneyde Taliban’a karşı savaşırken, işgalin kendilerine her gün yeni faturalar çıkardığından rahatsız olan kuzey bölgesi insanları arasında huzursuzluk giderek artıyor. Belki de güneyde işler yoluna girdiğinde kuzey bölgelerinde her şey için çok geç olacak. Ziyaretimiz Kabil’den başlayarak Baglan, Kunduz ve Takhar vilayetlerini kapsıyordu. Buralarda insanların yaşam düzeyinde bir değişiklik yok ama, televizyon kanalları sebebiyle tüketim alışkanlıklarında bir farklılaşmaya doğru gidildiği görülebiliyor. Afgan gençler televizyonların sahte dünyasında gördükleri ihtişam ile içinde bulundukları olanaksızlıklar arasında büyük bir sosyal psikoz içinde. Bir haftalık ziyaret ardından aklımızda kalan şu ki; Afganistan’da sorun ne güvenlik ne de istikrar, asıl sorun insana verilen değerle alakalı. |
|
Sayı 45
45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ... İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Raİslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a... DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceğiG-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...
|