|
AFRİKA: Afrika yeniden köleleştiriliyor mu? |
|
|
|
|
Yazar Fatma Tunç Yaşar
|
Temmuz ayının başında İskoçya’da toplanan G8 liderlerinin zirve öncesindeki açıklamaları, Afrika’da yoksullukla mücadele konusunda son dönemde atılan en ciddi adım olarak görülüyordu. Ancak Belçika’nın önderliğinde 30 kadar ülkenin, G8’in vaat ettiğinden daha az yardım yapılması için IMF nezdinde harekete geçtiği öğrenildi.
Toplantıdan günler öncesinde dünya gündemine oturan borç silme girişimi, birileri tarafından “yüzyılın iyilik hareketi” olarak nitelendirilse de, toplantıda alınan kararlar, bu girişimin, aslında hem mahiyet, hem de niyet olarak Afrikalıları tatmin edecek durumda olmadığını gösteriyor. Gelinen nokta, “Hiç kimse senin ülkeni senin için kalkındırmaz.” diyen Gambiya devlet başkanının öngörülerini haklı çıkaracak mahiyette. Toplantıda alınan en somut karar, 2010 yılı itibariyle, Afrika ülkelerine yapılan yardımın 25 milyar dolardan 50 milyar dolara çıkarılması. Bugün itibariyle bu ciddi bir rakam gibi gözükse de, beş yıl sonrasında bu meblağın gerçek değerinin hiç de abartılacak bir miktar olmadığı anlaşılıyor. Ayrıca gelişmiş ülkelerin bütçelerinden ayırdıkları yardım miktarının 1960 yılına göre yarı yarıya azalmış durumda olduğunu da unutmamak gerek. Bunun yanında, 1996 yılı rakamlarına göre Afrika, aldığı bir dolarlık yardım karşılığında 1,3 dolar borç ödüyor. Son yıllara ait bir veri bulunmamakla birlikte, geri ödenen miktarın her geçen yıl arttığı şüphesiz. Öte yandan “Neden beş yıl sonra?” sorusu akla geliyor. Oysa, açlık, iç savaşlar, AIDS ve çeşitli bulaşıcı hastalıklar nedeniyle insani krizin eşiğine gelmiş birçok Afrika ülkesi için beş yıl beklemek demek, her şeyi feda etmek anlamına gelebilir. Afrika boynuzunda açlık sınırında yaşayan 18 milyon insan acil yardım bekliyor. Afrika’da her on saniyede bir çocuk yetersiz beslenme ve önlenebilir hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Acil bir önlem alınmadığı takdirde, bu da önümüzdeki beş yıl içerisinde 15 milyonun üzerinde çocuğun ihmal nedeniyle hayatını kaybetmesi demek. En son Nijer’den gelen haber ile gözler yeniden Afrika’nın açlık sorununa çevrildi. Ancak, bölgede faaliyet gösteren Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, kampa getirilenlerden bazıları için artık yapılacak bir şeyin kalmadığını, çoğunun kendi kendini besleyemeyecek durumda olduğunu ve kampta haftada birkaç çocuğun hayatını kaybettiğini söylüyor. Aslında bu durum tüm Afrika için geçerli. Afrika için ertelenmiş ve koşullu bir yardım aslında artık yapacak bir şeyin kalmadığı anlamına gelebilir. Gelişmemiş ve gelişmiş ülkeler arasındaki gelir farkı her geçen gün büyüyor. İsviçre’de kişi başına düşen gelir Etiyopya’dakinin tam 400 katı. Afrika’nın gelir kaybının başlıca nedenlerinden biri de Afrika pazarındaki haksız rekabet. Afrika pazarlarını kontrol eden endüstrileşmiş ülkeler, hem Afrikalıların Avrupa pazarlarına giden ürünlerine gerçek değerinin altında bir fiyat belirliyor, hem de Afrika’ya çok ucuz fiyatlarda ürün ihraç ederek, yerel Afrika ürünlerine alternatif oluşturuyor. Bu da kendi ekonomik dinamiklerini oluşturamayan Afrika’nın tamamen endüstrileşmiş ülkelere bağlı olması anlamına geliyor. Oysa Afrikalı liderler, G8 Zirvesi’nden öncelikli olarak, haksız ticari rekabete son verilmesi ve ekonominin liberalleştirilmesi konusunda somut bir adım atılmasını bekliyorlardı. Fakat Zirve’de, alternatif ürün ihracatına son verilmesi 2010 yılına ertelendi, ekonominin liberalleştirilmesi konusunda ise bir karar çıkmadı. Temmuz ayı başında Uluslararası Af Örgütü tarafından açıklanan rapor da G8’in liderliğini yapan İngiltere’nin borç silme ve yardım konusundaki samimiyetine gölge düşürdü. Örgüt, raporunda, İngiltere ve Doğu Avrupa’daki bazı şirketlerin Orta Afrika’ya silah sattığını, bu silahların Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda, şiddet eylemlerinde bulunan silahlı milis gruplarına dağıtıldığını açıkladı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yedi yıl boyunca süren çatışmalarda milyonlarca insan hayatını kaybetti. Öte yandan, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda henüz bir uzlaşmanın olmadığı borç silme girişimi, ülkelerin demokratik reformları gerçekleştirmelerine ve işbirliği konusundaki performansına endekslenmiş durumda. Bu da doğrudan Afrika ülkelerinin iç işlerine müdahale anlamına geliyor. Libya lideri Muammer Kaddafi de yaptığı bir açıklamada Afrika’nın her türlü koşullu yardımı ve eski sömürgecilerden gelen yardımı reddetmesi gerektiğini söyledi. Orta ve Güney Afrika ülkelerini temsil eden bazı liderler de, borç iptalinin IMF reçetelerini uygulama koşuluna bağlanmasına karşı çıkacaklarını açıkladılar. Kenya Borç Yardımı Yönetimi başkanı Julius Okara “Bu hiçbir şekilde borç yardımı değildir, bu sadece Afrikalıları daha fazla köleleştirmektir” diyerek karara tepkisini gösterdi. |
|
Sayı 45
İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa CezayirCezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ... Kısa kısa Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyorHer yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ... ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınlarıİHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb... İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ... DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmakEski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ... DÜNYA GÜNDEMİ; Kosova anayasası ilan edildi: Peki ülkeyi kim yönetecek?BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un teklifi, mevcut Avrupa Birliği Kosova misyonun (EULEX) BM bünyesinde ve kontrolünde çalışmalarına devam etmesi yönünde. Bu durumsa, K... 45. Sayı SunuşDeğerli Okuyucularımız,Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...
|