Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 8

ORTA ASYA: Kırgızistandaki kampta sancılı bekleyiş PDF Yazdır E-posta
Yazar Recep Tuncer   
Kampta görüştüğümüz Özbekler korku içerisinde. Zira hepsi akıbetlerinin ne olacağı konusunda tedirginler.
Özbekistan’da Mayıs ayında meydana gelen ve yaklaşık 1,000 kişinin hayatını kaybettiği olaylar neticesinde Kırgızistan’a sığınmak zorunda kalan Özbeklerin şu anda 472’si (80’i kadın) BM tarafından oluşturulan ve Özbekistan sınırının 40 km. kadar içerisinde bulunan Pazarkorgan ilçesinde bir kampta yaşamak zorundalar. İhtiyaçları BM tarafından karşılanan bu insanların güvenliği Kırgız askerlerce sağlanıyor.

İHH olarak Bişkek’ten yola çıkıp kampa ulaştığımızda kamp yetkilileri önce bize izin vermek istemediler. Uzun gayretler neticesinde kısa bir süre için izin alabildik. Kamp iki tepenin arasında bir vadide kurulmuş ve etrafı dikenli ve elektrikli tellerle çevrili. Yakın bir yerde yerleşim birimi bulunmuyor. Hatta buranın düzgün bir yolu da yok. Kampta hiçbir asker gezmiyor. Ancak içeride görüştüğümüz Özbekler korku içerisinde. Zira hepsi akıbetlerinin ne olacağı konusunda tedirginler. Daha birkaç gün önce dört mülteci Özbekistan’a teslim edilmiş. Yeni edinilen bir bilgiye göre ise 29 mülteci daha Özbekistan’a teslim edilecek. Bu insanların can tehlikeleri olduğundan Cenevre Sözleşmesi gereği Özbekistan’a teslim edilmeleri uluslararası hukuka aykırı. Bu anlamda Kırgızistan’daki  kamp uluslararası camia açısından bir sınav niteliği de taşımakta. Kampta halen iade edilme endişesi taşıyanların sayısı çok fazla. BM yetkililerine göre iade edilenler hapishaneden kaçanlar ve suçlular. BM görevlileri Özbekleri çok sıkı bir sorgulamadan geçiriyorlar. Mülteci çadırlarının yanında oluşturulan bir sorgu çadırı uzun mesailer yapıyor; her mülteci tek tek sorgulanıyor.

Özbekistan’daki baskıcı Kerimov yönetimi ve Mayıs başında yaşananlar hatırlandığında gönderilenleri hiç de iyi bir akıbet beklemiyor. Kampta konuştuğumuz mülteciler en çok ailelerini merak ediyor. Çünkü kaçanların aileleri hala tehdit altında. Özbek hükümeti onlara sürekli baskı yapıyor, birçoğu hapiste. Görüştüğümüz kişilerden birinin altı çocuğundan birisi ölmüş, yaralı kalan dört oğlunun akıbeti ise belirsiz. Özbek hükümeti bazılarının akrabalarını kampa kadar göndererek; “Gidin akrabanızı kamptan getirin” demiş. Kampta her haliyle endişeli bir bekleyiş söz konusu. İnsanların günlük ihtiyaçları karşılansa da mültecilerin yarınları meçhul.

         Kamp haricinde Celalabad, Özgen, Oş gibi şehirlerde ve civardaki köylerde çok sayıda Özbek mülteci var. Ancak bunlar gizlenmek zorundalar. Bölgede güçlü olan Özbek istihbaratı, yerlerini tespit ettiği Özbek mültecileri derhal yakalamakta ve gizlice Özbekistan’a götürmekte. Hem kamptakiler hem de dışarıdaki Özbek mültecilerin ortak isteği bir an önce ülkelerine dönmek. Ancak bunun için Özbekistan’daki dikta rejiminin değişmesi gerekiyor.
 

Sayı 45

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

Kısa kısa
Avrupa, göç politikalarını sertleştiriyor
Her yıl ortalama iki milyondan fazla göçmenin giriş yaptığı Avrupa ülkeleri, göçmen sorunu ile ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....