Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 7

ORTADOĞU: Irakta şimdilik sağduyu galip PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Emin Dağ   
Şimdilik büyük bir mezhep savaşı ihtimali ortadan kalkmış görünse de, direniş yanlılarının Sünni, statüko yanlılarının Şii kimlikleri ile ön planda olduğu Irak’ta bu suni dengenin daha ne kadar süreceğini tahmin etmek zor.

Irak’ın önde gelen Sünni alimlerinden Hasan Nuaymi 18 Mayıs’ta Bağdat’da ölü olarak bulunduğunda korkunç bir haldeydi. Vücudundaki kırıkların yanı sıra, kafasında büyük bir delik açılmıştı. Anlaşılıyordu ki, ölmeden önce korkunç bir işkence görmüştü. Nuaymi’den bir gün sonra iki Şii alim Bağdat’ta kurşunlanarak öldürüldü.

Bu iki olay, daha önce 15-20 alimin öldürülmesinde olduğu gibi özel planlama ardından düzenlenmiş nokta atışları gibiydi. Çünkü Irak siyaseti ya da günlük yaşamında ön plana çıkmış lider konumundaki alimleri hedef almış olmaları, bu cinayetleri Irak’ta her gün onlarcası gerçekleşen diğerlerinden farklı kılıyordu.

Son saldırılar ardından ülkedeki Sünnilere ait tüm camiler üç gün süreyle kapalı tutuldu. Sünni Ulema Heyeti Başkanı Haris el-Dari,  Ulema Heyeti adına yaptığı açıklamada Sünnilerin bu cinayetler karşısında sessiz kalmayacaklarını belirterek, Irak’taki Şii hükümetini ve Bedir Tugayları’nı alimlerin öldürülmesinin tek sorumlusu olarak gösterdi. Bedir Tugayları, Sünni alimlere yönelik saldırılarla ilgilerinin olmadığını açıklasa da, mevcut gerginlik ortamında bu fazla yankı bulmadı. Dari’nin işaret ettiği Bedir Tugayları, geçen yılkı Felluce katliamını savunarak direnişçileri “terörist” olarak niteleyen Abdülaziz el-Hekim’e bağlı bir grup olduğundan, onlar hakkındaki suçlamalar kolayca destek bulmuştu.

Ama geliyorum diyen büyük tehlikenin farkına varan Mukteda Sadr, Ulema Heyeti’ne ve Bedr Tugayları’na haber göndererek iyi niyet elçiliği ve arabuluculuk görevi önerdi. Sağduyulu yaklaşım tarafları bir masa etrafında buluşmakta gecikmedi ve ardından yapılan ilk tur görüşmelerde ayrıntıları açıklanmayan bir centilmenlik anlaşmasına varıldı. Görüşmelerin bundan sonra da devam edeceği söylendi ve katılımcılar yüzlerinde memnuniyet ifadesi ile toplantıdan ayrıldılar.

Şimdilik mezhep savaşı ihtimali ortadan kalkmış görünüyor. Ama uzmanların işaret ettiği gibi, direniş yanlılarının Sünni, statüko yanlılarının Şii kimlikleri ile ön planda olduğu Irak’ta bu dengenin daha ne kadar süreceğini tahmin etmek zor.

Bu arada Irak halkı muhtemel bir mezhep çatışmasını engellemeye çalışırken Irak’ın imarı için harcanması gereken paranın %95’inin ülke dışında harcandığının ortaya çıkması, kaos ortamının işgalciler için ne kadar mümbit olduğunu gösteriyor.
 

Sayı 45

DÜNYA GÜNDEMİ; Patani: Müslümanca yaşamanın mücadelesi
Patani’deki en büyük direniş grubu olan PULO lideri Kebir Abdurrahman Tenvira, Suriye’de 4 Temmuz 2008’de vefat etti....

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

İKTİBAS; Afrika'da tarım nasıl yok edilir?

Afrika’da tarımın bugün içinde bulunduğu durum, büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, doktrinlere sıkı sıkıya bağlı ekonomi modellerinin koca bir kıtanın ...

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

45. Sayı Sunuş
Değerli Okuyucularımız,
Geçtiğimiz temmuz ayında, 1995 yılında Srebrenitsa’da katledilen Müslümanları anma merasimi için bölgedeydik. BM Barış ...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...