|
ORTA ASYA: Özbekistanda bıçak kemiğe dayandı |
|
|
|
|
Yazar Aslıhan Akman
|
Özbekistan’ın Andican kentinde Kerimov yönetimin radikal İslamcılıkla suçladığı 23 kişinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen eylemler kanlı bir isyana dönüştü. Yaklaşık bir aydır devam etmekte olan yargı süreci boyunca protestolarını sessiz, fakat kararlı bir biçimde sürdüren protestocular, zanlıların mahkumiyet kararı sonrası harekete geçtiler. Yönetimin kara listesinde yer alan “Ekremiye” grubuna üyelikle suçlanan 23 tutuklu iş adamını serbest bırakmak için 13 Mayıs’ta Andican’daki cezaevini basan eylemciler, 4,000 kadar mahkumu serbest bıraktılar, 10 polisi de rehin aldılar. Kerimov yönetiminin dayanılmaz baskılarından ve ekonomik sıkıntılardan bunalan binlerce kişi için artık bıçak kemiğe dayanmıştı. Eylemcilerin başarısından cesaret alan halk Andican sokaklarına döküldü. Öyle ki, 50 bin civarında kişi gün boyunca şehir meydanını kontrolünde tuttu.
15 senedir iktidarda bulunan ve muhaliflere göz açtırmayan Kerimov, isyanı kontrol altına almak üzere Taşkent’ten Andican’a geldi. Kerimov’un emri üzerine güvenlik güçleri kalabalığa rastgele ateş açtı. Yaklaşık bir saat süren çatışmalar neticesinde aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu kalabalıkta yaklaşık bin kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin cesetleri, güvenlik güçleri tarafından kamyonlarla olay yerinden uzaklaştırıldı. Geçtiğimiz günlerde Andican’da bir toplu mezarda 49 cesedin bulunması, ölülerin ailelerine teslim edilmek yerine rastgele gömüldüğü şeklindeki haberleri doğruladı.
Olayların ardından şehrin dış dünyayla bağlantısı Özbek yetkililer tarafından tamamen kesildi. Güvenlik güçleri evleri aradılar ve yaklaşık 1,000 kişiyi tutukladılar. Yüzlerce kişi de hala kayıp durumda. Bu olaylarla Kerimov’un baskılarının boyutları da açıklık kazanmaya başladı. Yalnızca Jaslik hapishanesinin kapasitesinin 150 bin kişi olduğu söylenmekte. Resmi rakamlara göre yaklaşık 7,000 olduğu düşünülen hapishanelerdeki toplam tutuklu sayısının ise 400 bin civarında olduğu belirtiliyor. Bu kişilerin tek suçu, Kerimov rejimine muhalif olmaları...
Güvenlik güçlerinin saldırılarından kaçabilen 3,000’in üzerinde Özbek ise, komşu ülke Kırgızistan’a sığındı. Kırgızistan yönetimi, Özbekistan’ın sığınmacıların teslim edilmesi yönündeki baskılarının da etkisiyle bu kişilerin statüsüne karar verebilmiş değil. BMMYK’nın ve bazı sivil toplum örgütlerinin durum tespiti için bölgeye gözlemciler göndermesi, ABD’nin para yardımında bulunması, Kırgızistan yönetimini Özbekistan’ın baskıları karşısında destekliyor.
Dünya kamuoyunun Kerimov yönetimine eleştirileri de sürüyor. BM, ülkedeki kanlı olayların soruşturmaya tabi tutulması talebinde bulundu; ancak Kerimov bu talebi geri çevirerek BM yetkililerinin, diplomatların ve gazetecilerin Andican’ı ziyaret etmelerinin yeterli olduğunu ifade etti. AB ülkeleri dışişleri bakanları da 23 Mayıs’ta yayımladıkları bir bildiri ile olayları ve Kerimov’un uluslararası soruşturmaya müsaade etmemesini kınadılar. Fakat bu kınama sonrasında Özbekistan ile siyasi ilişkilerin askıya alınması ya da bu ülkeye yönelik yardımların kesilmesi söz konusu değil. Gerek ABD’nin, gerekse Rusya’nın İslamcıların eylemlerini desteklemeleri, İslam’la özdeşleştirdikleri ve ‘terörist’ olarak nitelendirilen oluşumlar için alan açılması anlamına geliyor. Bu sebeple Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un tepkisi, bu sorunun Özbekistan’ın iç meselesi olduğunu belirtmek şeklinde oldu. 2001 yılından beri Afganistan’daki operasyonları bahane ederek Özbekistan’ın güneyinde bir hava üssü bulunduran ABD ise olaylarda uyguladığı ölçüsüz şiddet sebebiyle Kerimov’u kınarken, isyancılara da destek vermedi. ABD’nin Orta Asya ülkelerindeki muhalif devrimleri desteklemesi karşısında son zamanlarda Rusya ile yakınlaşmaya çalışan Kerimov, ABD ile de bağlarını koparmıyor. Ancak birliğini sağlamış, güçlü ve istikrar vadeden bir muhalif hareketle karşı karşıya kalması durumunda hem ABD’nin, hem Rusya’nın desteğini yitirebilir.
İktidarına yönelik ilk kez böylesine cesur bir eylemle karşılaşan Kerimov, yönetimini sürdürebilmek için her türlü tedbiri alıyor. Halka göstericilerin terörist olduğu anlatılıyor, başkent sokaklarına “Uyanık olun, yurdunuzu koruyun” yazılı pankartlar asılıyor. Ancak Orta Asya ülkelerinde muhalif hareketlerin git gide güçlendiği ve somut başarılar elde ettiği günümüz konjonktüründe Kerimov’un bu politikasını daha fazla sürdürmesi zor. Baskılarını sürdürmesi, siyaseten de olsa insan hakları ihlallerine karşı şimdiden sesini yükseltmeye başlayan uluslararası kamuoyunun daha fazla tepkisini çekebilir. Baskılarını azaltması ise gerek İslamcı, gerekse laik muhalefetin hareket alanını genişletecektir. Kerimov yönetiminin bu gerilime çok uzun süre direnmesi zor görünüyor. Kaldı ki, muhalefet de geçtiğimiz haftalarda birleşme sinyallerini vermeye başlamıştı. Yurt dışında bulunan muhalefet liderleri de yeni isyanların yakın olduğuna dair açıklamalarda bulunuyorlar. Bugün Özbek halkı ve Kerimov yönetimi gergin bir bekleyişte. Kerimov’un artan baskıları, büyük olasılıkla kendi iktidarı için sonun başlangıcını hazırlıyor. |
|
Sayı 44
SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü
Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz... SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri
Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna... SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Dr. Lami Bertan Tokuzlu*Türk sığınma mevzuatında devletin takdir yetkisi sorunu
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “insan haklarına saygılı devlet” ilkesi gereği sığınma hakkını Anayasa... SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Michel Gaude*Değerli Konuklar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın
düzenlediği, mültecilerin kötü yaşam koşulları üzerine görüşlerimi
sunacağım konferansa katılmak benim için büyük bir onur... SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Ahmet Emin Dağ*İHH üç kıtada mültecilerin yanında
Mülteci kampları, çoğu ülkede başlangıçta mağdurların sığınağı olurken, bir süre sonra onların hayatını sınırlayan birer hapishaneye dönüşüyo... SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak... SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Fuat ÖzdoğruDünyada mülteci hareketleri, Türkiye'nin konumu ve mültecilerin karşılaştıkları sorunlar
Dünyadaki mülteci hareketleri, mültecilerin karşılaştıkları sorunlar ve Tür...
|