|
BALKANLAR: Balkanlarda Çocuklar İnsan Tacirlerinin Tehdidinde |
|
|
|
|
Yazar .
|
Güneydoğu Avrupa’da (GDA) yapılan insan kaçakçılığı hakkında geçmişte ve günümüzde pek fazla haber yayımlanmadığı için birçoğumuz bu acı durumdan haberdar değiliz. Oysa ki günümüzde çok ciddi boyutlara ulaşan “insan tacirliği” temel insan haklarına aykırı, yasa dışı bir olaydır.
Bu konuyla ilgili AGİT, UNICEF ve BMMYK gibi uluslararası organizasyonlar tarafından 2003 yılıyla 2004’ün ilk dört ayını kapsayan bir rapor yayınlandı. Rapora göre, GDA ülkelerindeki insan ticareti oranı sürekli artmakta; fakat bu durumu bilinçli olarak gündeme getirmeyerek daha çok yeraltına çekilmekte. “İnsan kaçakçılığı” genellikle kadınlar üzerinden yürütülmekte. Hedef kitle ise çoğunlukla yoksul ülkeler. Buralardaki kadınlar daha iyi bir yaşam taahhüdüyle kandırılarak diğer bölgelere fuhuş amaçlı satılmaktadırlar. İşsizlik, yoksulluk ve aile içi şiddetle mücadele eden kadınlara bu vaatler ilk etapta çok cazip gelmekte, kadınlar kolayca tuzağa düşebilmekteler. Bu kadınların %19’u 18 yaşın altında. Kadınların ardından şimdi sıra çocuklarda. Çocuklar üzerinden yapılan ticaretin son yıllarda önemli oranda arttığı gözlenmekte. 2004 yılı raporuna göre kurbanların %56’sı çocuk. Kaçakçılık en fazla Bulgaristan, Hırvatistan, Makedonya, Moldovya,Romanya, Sırbistan-Karadağ, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Kosova’da yapılmaktadır. Buralardan kandırılarak toplanan yüzlerce mağdur, Bulgaristan, Hırvatistan, Sırbistan-Karadağ gibi kilit ülkelerden geçirilerek diğer bölgelere satılmaktadır. Özellikle Sırbistan-Karadağ bu konuda kilit ülkedir. İnsan kaçakçılığının önlenmesi için Kadın Ticaretiyle Mücadele Komisyonu (CATW) ve Avrupa Kadınlar Lobisi, ortak bir mücadele raporu yayınladı. ABD ve İsveç hükümetleri bu projeye 330 biner dolar mali destekte bulunacaklarını vadettiler. Bu girişim çerçevesinde insan kaçakçılığı faaliyetlerinin yapıldığı ülkelerde çalışmalar başlatılacak. Sırbistan-Karadağ, Bulgaristan ve Karadağ da bu ülkeler arasında bulunuyor. Ne var ki, ülkelerin çıkardığı yasalar kaçakçılığı önlemede yetersiz kalmakta. Çünkü bu bölgelerde kaçakçılık çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ayrıca bazı ülkelerde kaçakçılık faaliyetlerinin üst düzey yetkililerce de desteklendiği iddia edilmekte. Bazı uluslararası örgütlerin insan kaçakçılığını önlemek amacıyla başlatmış oldukları mücadele sevindirici ancak yeterli değil. İnsan tacirliği bu bölgede uygulanan insan hakları ihlallerinin yalnızca bir parçası. Bunun dışında yaşanmış ve halen yaşanmakta olan, fakat genellikle uluslararası gündemin dışında kalmış pek çok ihlal bulunmakta. |
|
|