Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 6

GÜNEY ASYA: Burmada ayrım gözetmeyen baskı PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahsen Utku   
Daha çok Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlar, parçalanmış haldeler. Yüz binlerce kişi, komşu ülkelerde mülteci olarak yaşamaya çalışırken Arakan’da kalanlar, ya açlık ve sefaletle boğuşuyor ya da Burma askerlerinin baskılarına maruz kalıyorlar
Askeri cuntanın hüküm sürdüğü ve ismi yine cunta tarafından Myanmar olarak değiştirilen Burma’da Hristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler arasında ayırım gözetilmeksizin baskılar devam ediyor. Özellikle Hristiyanların kendi içlerinde de var olmak üzere farklı etnik gruplara sahip olan Burma’da dini ayırımcılığın, daha çok siyasi temellere dayandığı söyleniyor. Zira gerçek sorun, diğer birçok baskıcı rejimdekiyle aynı: Yönetime karşı gelenin başı ezilir.

         Özellikle de kırsal kesimler başta olmak üzere Hristiyanlar, ibadetlerini yerine getirme ve inandıkları gibi yaşama konusunda büyük sıkıntı içindeler. Ancak dini liderlerin de mutabık olduğu üzere, gerçek sorun dini ayırımcılığın siyasi temellere dayanması; çünkü buradaki Hristiyanlar, cunta rejimine karşı gelen kabilelere bağlılar. Bu iddiayı destekleyen bir başka uygulama da, Budist bir ülke olmasına ve Budizmi yaymaya çalışmasına rağmen, yönetimin zaman zaman Budist rahiplere karşı oldukça sert bir şekilde muamele etmesi. Bunun sebebi de belli: Budist rahiplerin, dayatmacı cunta yönetimine muhalefet etmeleri. Burma’nın  içinden gelen bilgilerin kesin ve güvenilir olup olmadığı bilinmiyor, ancak şu anda yaklaşık 300 kadar rahibin hapiste olduğu tahmin ediliyor.

         Burma’da baskı altında yaşayan ve bu hususta en çok zorlanan grup belki de Müslümanlar. Daha çok Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlar, parçalanmış haldeler. Yüz binlerce kişi, komşu ülkelerde mülteci olarak yaşamaya çalışırken Arakan’da kalanlar, ya açlık ve sefaletle boğuşuyor ya da Burma askerlerinin baskılarına maruz kalıyorlar. Yerlerinden edilen Müslümanların mallarına el konuyor ve evlerine Budistler yerleştiriliyor. Amaç, hep aynı… Müslümanları azınlık durumuna düşürmek…

         Uzun süredir ilk defa bu yıl, Müslümanlara Kurban Bayramı’nı kutlamalarına izin verilmedi. Ayrıca kurban için kesilen hayvanlardan, askerlerin vergi aldığı ve Budist festivalleri için ödeme yapmak mecburiyetinde bırakıldıkları söyleniyor. Cunta rejiminden destek alan Budist rahipler tarafından da zaman zaman şiddete maruz kaldıkları biliniyor.

         Dini liderler ve cemaatler, hükümet casusları aracılığıyla yakın takibe alınmış durumdalar. Basılan her türlü dini yayın, yine yönetimin sıkı kontrolü altında. İnançlarıyla biraz öne çıkan insanlar, sürekli –ve gizli- bir gözlem altında tutuluyorlar. Camilere zarar veriliyor, yeni cami yapılmasına izin verilmiyor.
 

Sayı 44

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Prof. Dr. Kemal Kirişçi*
Osmanlı ve cumhuriyet Türkiye'sinde göç ve sığınma
Avrupa Birliği’nin son yıllarda mültecilere yönelik geliştirmiş olduğu mevzuatlar Türkiye’yi ve AB etrafındak...

Kısa - Kısa
150 kaçak mülteci taşıyan gemi Libya’da battı
Libya’dan İtalya’ya kaçak mülteci taşıyan bir gemi battı. Mısırlı bir diplomat tarafından yapılan açıklamada haz...

44. Sayı Sunuş
Değerli okurlar,
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın, faaliyetlerinin önemli bir kısmının hasredildiği mülteciler; yaşadığımız dünyanın karşı karşıya kaldığı en temel insani mese...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Dr. Lami Bertan Tokuzlu*
Türk sığınma mevzuatında devletin takdir yetkisi sorunu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “insan haklarına saygılı devlet” ilkesi gereği sığınma hakkını Anayasa...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Taner Kılıç*
Mültecilik mevzuatından kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri

Türkiye’de geçici sığınmacı pozisyonunda tutulan Avrupa dışından gelen iltica başvurusunda buluna...

MÜLTECİ HAYATLARDAN TANIKLIKLAR
Başımızın üzerine toprak döker, paramızı çıkarırız.
“1944 yılında daha sekiz yaşımda iken Rusya’nın gerçekleştirdiği büyük sürgünde ailemle beraber Özbekistan’...

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ: Av. Abdulhalim Yılmaz*
Türkiye’de mültecilerin hukuki sorunlarının çözülmesi ve STK’ların rolü

Günümüzde sığınma sebepleri daha çok siyasi nitelikteki “zulüm” kaynaklı olsa da; önümüz...