|
ORTADOĞU: Irak'ta iç savaşa doğru |
|
|
|
|
Yazar Ahmet Emin Dağ
|
Irak Cumhurbaşkanı olmasına rağmen savaş ağası söyleminden hala kurtulamayan Celal Talabani’nin “Sünni direnişe karşı peşmerge milislerini kullanma” teklifi ülkede iç savaşın kıvılcımını çaktı.
Irak’ın savaş ağalarından Celal Talabani’nin cumhurbaşkanı olması ve hemen ardından İbrahim Caferi’nin başbakan olarak atanması ile Irak’ta yeni bir dönem başlamış oldu. Yoğun bir Sünni kökenli direnişle mücadele etmek zorunda kalan yeni yönetim, ABD’nin başaramadığını başarmak üzere kendinden menkul çözümleri yürürlüğe koymaya hazırlanıyor. Bu çözümlerin en tehlikelisi ise peşmerge ve Şii milislerden oluşan bir halk gücü oluşturarak bu gücü Sünni direnişçilere karşı kullanma. Ülkede işlerin bir an önce yoluna girmesini ve iktidara gelmeyi isteyen Şiiler ile Kürt gruplar arasında her aşamada yaşanan çekişme, önümüzdeki dönemde bu proje sebebiyle daha da derinleşeceğe benziyor. Saddam Hüseyin’in devrilişinin ikinci yılını tamamladığı 9 Nisan 2005 tarihinde Firdevs Meydanı’nı dolduran yaklaşık 300 bin Şii göstericinin Saddam yerine Bush ve işgal yönetimini hedef almasının ardından, Talabani’nin Amerikan işgal güçlerinin ülkede kalması gerektiğini beyan etme ihtiyacı hissetmesinden de açıkça bu anlaşılıyordu. Talabani, yıllarca Saddam rejimine karşı savaşmış olan peşmergeleri bu kez Sünni direnişçilere karşı kullanma niyetini de aynı günlerde dillendirdi. Sadece direnişe karşı değil, Kerkük’ün kontrolü konusunda da bu silahlı militanları yedekte tutan Talabani, kafasındaki “iç savaş” senaryosuna Şii milisleri de ortak etmek için çabalıyor. Şiilerin silahlı güçleri ise bu konuda ciddi bir sınav ile karşı karşıya. Şu an Mukteda Sadr’ın Mehdi Ordusu ile Abdülaziz el-Hekim’in (İslam Devrimi Yüksek Konseyi) Bedir Tugayları olmak üzere iki ciddi Şii güç var. Bunlardan Mehdi Ordusu daha güçlü, ama işgal yönetimine karşı. Dolayısıyla bu güçlerin mevcut Irak hükümetine destek için direnişe karşı savaşması zor. Bedir Tugayları’nın tavrı ise kritik bir noktada. Bedir Tugayları’nın başı olan Hadi el-Amiri’nin Irak İç İşleri Bakanı olarak atanması, iç savaşın kaçınılmaz hale gelmesinde önemli bir parametre olabilir. Zira, bu kez “Şii güç” adıyla değil ama “Irak İç İşleri Bakanlığı’na bağlı güç” olarak savaşın içine girebilirler. Amerikan yönetiminin hayalindeki savaş, aslında Talabani’nin zihnindeki “iç savaş”la birebir örtüşüyor. Ancak küçük bir farkla. Amerikan işgal güçlerinin eğittiği Iraklı milislerin %70’ten fazlası eski Baasçılardan oluşuyor. Yani Amerika, direnişi kırma konusunda yine Saddam’ın eski adamlarının acımasızlığına güveniyor. |
|
|