Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 5

AFRİKA: Sömürgeciliğin mirası: Burundide iç savaş PDF Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Efe   
Ülkede dengeli bir güç dağılımını garanti eden yeni anayasa %91,2 gibi yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesine rağmen, yeni bir saldırı ve çatışma ihtimalinden dolayı her gün yüzlerce Burundili Ruanda’ya kaçmaya devam ediyor.
Afrika’nın en yoğun nüfuslu ülkelerinden biri olan Burundi; Ruanda, Tanzanya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti arasında bir Orta Afrika ülkesi. Ruanda’da olduğu gibi nüfus Hutu ve Tutsilerden oluşuyor. Ülkede dengeli bir güç dağılımını garanti eden yeni anayasa %91,2 gibi yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesine rağmen, yeni bir saldırı ve çatışma ihtimalinden dolayı her gün yüzlerce Burundili Ruanda’ya kaçmaya devam ediyor. Sadece Mart bayının ikinci haftası 800 kişi Ruanda’ya geçti. Sekiz milyon nüfusa sahip ülke, sürdürülebilir bir barış için yerel seçimlere, parlamento ve başkanlık seçimlerine hazırlanıyor. Aslında Burundi’de seçim kargaşa demek. 1993’te yapılan ilk demokratik seçimlerde başkanlığı kazanan Hutu başkan Melchior Ndadaye, Tutsilere karşı soykırım uygulayabileceği düşüncesiyle seçimden üç ay sonra Tutsi askerler tarafından öldürülmüştü. O günden bugüne devam eden çatışmalarda çoğunluğu Tutsilerden olmak üzere 300 bin kişi hayatını kaybetti.

         Burundi’deki iç savaşın temelleri sömürgeciliğe dayanıyor. Bu dönemde, çoğunluğun eğitimli ve üst düzey görevlerde olmasını istemeyen Belçika sömürge yönetimi, %14’lük Tutsi azınlığa eğitim, ordu ve siyasi alanda ayrıcalık tanıdı. Buna karşılık Hutuları tarıma yönlendirdi. Dolayısıyla, 1962’de bağımsızlık kazanılınca Belçika tarafından desteklenen Tutsiler yönetime geldi. Fakat, Tutsiler de tam bağımsızlık isteyince bu defa Belçikalılar Hutuları “siz %75’lik çoğunluğa sahipsiniz, ülkeyi siz yönetmelisiniz, gerekirse bunun için savaşmalısınız” diyerek kışkırttılar.

         Sömürgeciler Burundi’de kiliseler vasıtasıyla halka silah dağıtarak onları birbirine düşürdü. Okullarda çocuklar yakıldı, komşular birbirlerini kestiler. Şu anda ülkede Ruanda’daki katliamlarını gerçekleştiren Ulusal Özgürlük Kuvvetleri (UÖK) adı altında bir grup mevcut. Bu grup tarafından uygulanan şiddet nedeniyle Burundililer kaçmaya devam ediyor. 2004 yılında yaklaşık dört bin Burundili Ruanda’ya kaçtı. Bugün Ruanda’da Burundili ve Kongolu mültecilerin sayısı 50 bini bulmuş durumda. Şu anda Burundi’de 5,369 BM görevlisi bulunuyor. BM görevlileri ile ÜÖK militanları arasında görüşmeler devam ediyor. Haziran 2004’te BM birliklerinin yerleştirilmesinden bu yana 50 arabulucu öldürüldü.

         Müslümanlar ülkede nüfusun %10’unu oluşturuyorlar. Müslümanlar, Swahili adı verilen Tanzanya ve Ruanda’dan gelenler, Araplar, Hindistan kökenliler ve Wasenegali adı verilen Doğu Afrika’dan gelenlerden oluşuyor. Bunlar sınırlı sayıda da olsa, bakanlık, elçilik gibi görevlerde siyasette aktif rol alıyorlar. Bununla birlikte, Müslümanlar, siyasi ve etnik tartışma ve çatışma ortamlarından olabildiğince uzak duruyorlar.
 
Hak, insana belli bir yaşa ulaştığında verilmez. Her insan, yaşına, cinsiyetine, ırkına, rengine bakılmaksızın temel insan haklarına sahiptir. Oysa bugün dünya üzerinde milyonlarca çocuk ne çocuk olduğunun ne de herhangi bir hakkı olduğunun bilincinde. Temel insan haklar...
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan raporda, 2008 yılında, Afganistan’da, ABD ve NATO’nun hava saldırıları sonucu gerçekleşen sivil kayıpların geçtiğimiz...
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispaniola adını verdikleri, bugün Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’nin ortaklaşa paylaştığı ada, yerlilerle ilk karşıla...
1967 yılında işgal ettiği Kudüs’ün demografik ve fiziki yapısında aradan geçen 40 yıl içinde büyük değişiklik yapan ve kenti ebedi başkenti ilan eden İsrail, bu yöndeki çabalarında yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, yasal kurumları kapatmaya ...
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzun yıllardır yaşandığı coğrafyalardır. Bölgenin Müslüman halkı için kullanılan Moro ismi, Katolik İs...
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer almaya başladı. Bu yıllardan sonra da dönem dönem -bazen yoğun bir şekilde- kıtadaki kuraklık, açlık, bula...
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. Hep, gelen işçilerin bir gün geri döneceklerini varsaydı. Geri dönüşün olmayacağını &ccedi...
Tarihi ya deliler yazıyor ya da dahiler. Ama maalesef Kafkasya’nın nasibine hep deliler düşüyor. Güney Osetya’ya saldırı ile patlak veren son savaş, uluslararası düzene yeni bir şekil verme potansiyeline sahip olsa da ardındakinin dahi olduğunu düşünmek deli...
18 Ağustos 2008 günü Pervez Müşerref, televizyondan yayınlanan konuşmasında istifasını ilan etti. 1999’da kansız bir darbe ile dönemin başbakanı Nevaz Şerif’i devirmiş ve tüm dizginleri eline almıştı. ...
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının kanunlarla korunmasıdır. ...
Çocuk istismarı konusunda çok fazla tanım yapılabilse de en kapsamlı tanım, 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından konunun uzmanları tarafından yapılan tanımdır: ...
Çocuk istismarı; çocuğun sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalmasıdır. ...
1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya II. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi M...
Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında Senegal, güneydoğu ve doğusunda Mali, kuzeydoğusunda Cezayir, kuzeyinde ise Batı Sahra yer alır. Yüzölç&...

Sayı 47

İSLAM COĞRAFYASI: İhtilaller ülkesi Moritanya

Ülkemizde çok az bilinen Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Batısında Atlas Okyanusu, güneybatısında ...

DOSYA: Çocuk korunmasının tarihsel gelişimi
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma haklarının ve fiziksel, duygusal ya da cinsel sömürüye karşı ko...

DÜNYA GÜNDEMİ: AVRUPA ; Almanya'da Vatandaşlığa Kabul Testi
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra çok sayıda işçi göçü almasına rağmen, vatandaşlık yasasında uzun süre bir değişiklik yapmadı. H...

Kısa kısa
Afganistan’da sivil ölümleri artıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) tarafından eylül ayında yayımlanan ...

DÜNYA GÜNDEMİ: Afrika'da kronik açlığın temel sebepleri
Afrika, 1980’li yıllarda kıtada yaşanan büyük kuraklık ve buna bağlı sebeplerden kaynaklanan toplu ölümlerle dünya kamuoyunun gündeminde yer al...

DÜNYA GÜNDEMİ: GÜNEYDOĞU ASYA; Moro'da bitmeyen savaş
Güneydoğu Asya’da Çin Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan Mindanao, Sulu, Palavan, Basilan ve Tavi Tavi adaları, İslam’ın bölgede uzu...

DÜNYA GÜNDEMİ: ORTA AMERİKA: Karayip Köle Ayaklanmalarından Haiti devrimine -Başarının Başağrısı-
Cenevizli gemici Kristof Kolomb, 3 Ağustos 1492’de Santa Maria, Pinta ve Nina gemilerine aldığı 39 tayfasıyla Atlantik’in karanlık sularına doğru açıldı. Hispan...