Index arrow Düşünce Gündem arrow Sayı 5

ORTADOĞU: İranın nükleer silahları Batının gündeminde PDF Yazdır E-posta
Yazar Ayşen Baylak   
Batı’nın İran’ın nükleer silahlarına son zamanlarda yaptığı bu vurgunun en tedirgin edici yanı, Irak’a saldırının ‘gerekçe’si olarak sunulan kimyasal silah bulundurma iddialarını anımsatması.


İran, ABD’nin 11 Eylül sonrasındaki hegemonya arayışında “şer ekseni” ilan ettiği Ortadoğu ülkelerinden biri olarak dünya gündeminde yer bulmaya devam ediyor. Kitle imha silahları bulundurduğu iddiasıyla Irak’a saldıran ve hala işgal altında bulunduran ABD, bir taraftan da İran’a gözünü dikmekte ve nükleer faaliyetlerini durdurması için uluslararası kamuoyunu da seferber etmeye çalışmakta. 

Uzmanlar, İran’ın nükleer silah üretmek için yeterli teknoloji ve bilgi birikimine sahip olduğunu belirtiyorlar. Lakin İran’ın nükleer silah ürettiği şimdiye kadar ispatlanabilmiş değil. İranlı yetkililer her seferinde nükleer silah üretme programlarının bulunmadığını, bunun İslam dini açısından doğru olmadığını ve böyle bir hedeflerinin bulunmadığını pek çok kere belirttiler. İran nükleer çalışmaları için elektrik üretimini gösterirken, asıl tepkiyle karşılanan faaliyet zenginleştirilmiş uranyum elde etme çalışmaları. İran, tepkilere yanıt vermek ve uzlaşmacı bir tutum sergilediğini göstermek amacıyla geçtiğimiz Kasım ayında bu çalışmaları durdurdu. Lakin Avrupa ülkelerinin ekonomik ve siyasi yardım karşılığında İran’ın çalışmalarına tamamen son vermesini talep etmeleri gerilim yarattı. İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, İran’ın hiçbir ekonomik ve siyasi teşvik karşılığında nükleer programından vazgeçmeyeceğini ifade etti. ABD’nin İran’ın dosyasını BMGK’ya gönderme çabalarına karşılık, İran Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Hasan Ruhani bunun ateşle oynamak olacağını ve ABD ve Avrupa için intihar anlamına geleceğini belirtti. Batılı istihbarat kaynakları, geçtiğimiz günlerde İran’ın nükleer teknoloji alanında bilim adamı yetiştirmek amacıyla gizli bir araştırma merkezi kurmaya karar verdiğini iddia ettiler. 

İran, Avrupa ülkeleriyle yapılan görüşmeleri değerlendirerek bir karar alma arifesinde. Nükleer silah bulundurma hakkının kimlere ait olduğunu belirleme konusunda kendini söz sahibi addeden Avrupa ‘iyi niyet’ gösterirse, İran’ın nükleer silah üretmeyeceğine dair vereceği bazı taahhütlerle uzlaşma sağlanabilir. İran, uranyum zenginleştirme çalışmalarına izin verecek bir formül arayışı içerisinde, ancak bunun Avrupa ülkeleri tarafından kabul edilmesi biraz zor görünüyor. Bölgede İran’ın nükleer silah sahibi olmasından menfaatleri en çok zarara giren ülke hiç şüphesiz İsrail. Konuyla ilgili en önemli aktörlerden birisi de Rusya. İran’la şimdiye dek işbirliği yapan ülke Rusya idi. Bu durumda Rusya, ABD ve İsrail’in bölgeyle ilgili çıkarları ve karşılıklı hesapları da İran’ın stratejisini belirlemesinde etkili olacak. Batı’nın İran’ın nükleer silahlarına son zamanlarda yaptığı bu vurgunun en tedirgin edici yanı ise, Irak’a saldırının ‘gerekçe’si olarak sunulan kimyasal silah bulundurma iddialarını anımsatması. Bu durumda, İran’ın ve Batı ülkelerinin nasıl bir tavır belirleyeceği bölge ülkelerinin geleceği açısından önem taşıyor.
 

Sayı 45

ROPÖRTAJ; Irak'ın cesur kadınları

İHH İnsani Yardım Vakfı olarak Irak Türkmen Kadınları Derneği Başkanı Yüsra Ömer’i, bir grup Iraklı hanımla beraber temmuz ayında Türkiye’de ağırladık. İstanb...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Irak'a farklı bakmak

Eski düzen-yeni düzen tartışmaları arasında siyasi polemiklere, stratejik analizlere ve uluslararası güçlerin global pazarlıklarına pek konu olmayan Irak’taki insani ...

DÜNYA GÜNDEMİ; Çok katilli ve çok ölümlü beynelmilel bir oyun: Srebrenitsa
Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı önemli kılan hususlar; zamanlama, teorik planlamanın kusursuz işleyişi, uygulamadaki sürat ve yapılanlara BM’nin bizzat eşlik etmesidir....

ADANMIŞ HAYATLAR: İlim ve mücadele ile taçlanmış bir yaşam, işgalle sonlanan bir ses: Dr. Isam el-Ra
İslam dünyasının 20. yüzyılda yetiştirdiği entelektüellerden, Iraklı Alimler Birliği Başkanı Dr. Isam el-Ravi, 2006 yılında Bağdat Üniversitesi’ne gitmek üzere evinden a...

DOSYA; Irak'ın Sessiz Çığlığı: Sonuç ve öneriler
2003 yılından bu yana Irak’ın içinde bulunduğu koşullar, olumsuz ambargo mirası üzerine bindiğinden çok büyük bir yıkıma neden olmuştur. İşgal sonrası uygulanan yanl...

DÜNYA GÜNDEMİ; G-8 ülkeleri ve zirvenin geleceği
G-8 zirvesi, dünya sorunlarına çözüm bulma zirvesi mi, yoksa yalnızca bir fotoğraf zirvesi mi? ...

İSLAM COĞRAFYASI: Sömürgeden bağımsızlığa Cezayir

Cezayir halkı, tam 130 sene Fransa’ya her ne pahasına olursa olsun boyun eğmemekte direndi ve sonunda 1962 yılında bağımsızlığını elde etti. ...