|
GÜNEY ASYA: Kana bulanan Jolo adasında 22 bin Müslüman artık mülteci |
|
|
|
|
Yazar Reyhane Uçmaklı
|
Olayların ardından uzlaşma çağrılarına cevap vermek yerine intikam yeminleri eden Filipinler hükümeti, sivillerin durumunu göz ardı edip çatışma bölgelerine havan topu ve keskin nişancılardan oluşan taburlar göndermeye devam ediyor.
Filipinler ordusunun bağımsızlık yanlısı Müslümanlara karşı başlattığı mücadele, birçok Müslümanın hayatına malolarak sürüyor. Müslüman azınlığın ikamet ettiği ve 1996 yılında imzalanan bir barış sözleşmesi ile sınırlı otonomi hakkı verilen güney bölgesi, Moro Ulusal Özgürlük Cephesi (MNLF) lideri Misuari’nin “bölücülük” gerekçesiyle hapse atılmasıyla yeniden karıştı. Filipinler ordusunun bölgedeki Müslüman savaşçıların izlerini sürdüğü takiplerde, MNLF’nin şu anki liderinin eşi ve iki çocuğunun da dahil olduğu birçok sivil, çapraz ateşte kalarak hayatını kaybetti. Çatışmalardan dolayı hayati tehlikeye maruz kalan 22 bin Müslüman evlerini terk ederek çevre bölgelerdeki kamplara iltica etmek zorunda kaldı. Mülteci durumundaki Müslümanların sayısı net olarak bilinmezken, yardım kuruluşları bölgeye yeterli yardımı ulaştıramıyor. Sivillerin yaşadığı mağduriyetten dolayı, Müslüman liderler yeterli yiyecek, ilaç ve barınma imkanının olmadığını ifade ederek, Filipinler ordusuna ateşkes teklif ettiler. Filipinler Devlet Başkanı, birkaç defa yinelenen bu çağrıyı reddedip hükümetin “asilerle” anlaşma masasına oturamayacağını belirtti. Ordunun, Müslüman savaşçıların mücadelesini kırıp, onları etkisiz hale getirene kadar çatışmalara devam edeceğine dair teminat verdi. 14 Şubat’ta Manila’da bir otobüs terminalinde ve iki farklı yerde daha meydana gelen, 13 kişinin öldüğü ve 100’den fazla kişinin yaralandığı patlamalardan sorumlu tutulan ve Ebu Seyyaf örgütüne mensup olduğu açıklanan iki şüphelinin yakalandığı açıklandı. Ebu Seyyaf örgütü bu saldırılardan birini olayın akabinde üstlenmişti. Olayların ardından uzlaşma çağrılarına cevap vermek yerine intikam yeminleri eden Filipinler hükümeti, sivillerin durumunu göz ardı edip çatışma bölgelerine havan topu ve keskin nişancılardan oluşan taburlar göndermeye devam ediyor. Jolo Adası’nda görülen birliklerden belki de en ilgi çekeni, olayların başlamasından iki gün sonra adaya gelen, varlık nedeni anlaşılamayan ABD birliği. Bu gelişme karşısında, ABD’nin Güney Asya’da yaşanan tsunamiden sonra gönderdiği “yardım birlikleri” ile Asya’da yaşanan herhangi bir huzursuzluğa anında müdahale etme gibi bir amaç gütmemiş olduğunu söylemek yanlış olur. |
|
|